Uyuşturucu Suçlarında Denetimli Serbestlik

Uyuşturucu Suçlarında Denetimli Serbestlik

Türk Ceza Kanunu 188. Madde kapsamında; uyuşturucu maddelerin imali, ithal edilmesi, ihracı, temin edilmesi, bulundurulması, kullanımının kolaylaştırılması depolanması ya da nakledilmesi suçtur ve cezalandırılır. Ceza davası kapsamında yer alan bu suçlarda toplumun doğrudan ya da dolaylı yollarla zarara uğraması da gündeme geldiğinden davaların bir diğer özelliği de kamu davası niteliğini haiz olmalarıdır.

Uyuşturucu Madde İmal Etme Suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca ve TCK 188/1 kapsamında uyuşturucu madde imali suçtur. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı uyuşturucu imali cezalandırılır. 20-30 yıl aralığında bir hapis cezası öngörülebilen bu suçlarda 2.000-20.000 gün aralığında adli para cezası da uygulanabilmektedir. Uyuşturucu maddenin satışa hazır hale getirilmek üzere yetiştirilmesi, arındırılması, elde edilmesi imal etme olarak tanımlanır. TCK m. 188:

(1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(64)(65)

(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.

(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(64)67 (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.(65)

(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.)

a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması,

b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.

(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Uyuşturucu Madde İthal Etme Suçu

TCK 188/1 uyarınca uyuşturucu maddenin ithal edilmesi söz konusu olduğunda da çeşitli yaptırımlar uygulanır. Kişi kanuna aykırı olmak sureti ile uyuşturucu maddeyi ithal ettiği takdirde 20-30 yıl aralığında hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. 2.000-20.000 gün aralığında adli para cezası da uygulanabilir. İthal etmekten kasıt ise uyuşturucu maddenin yurt dışından Türkiye’ye sokulmasıdır.

İthal edilen uyuşturucu madde bu kapsamda miktar ve cins olarak değerlendirilir. Kişinin kendi kullanımı için bir miktar uyuşturucuyu yurt dışından ülkeye getirmesi durumunda suçun mahiyeti değişir. Bu durumda kullanma ve bulundurma suçundan bahsedilmesi gerekir.

TCK 188/4 uyarınca ithal edilen uyuşturucu kokain, eroin ve benzeri türler arasında ise verilen ceza yarı oranda artar. Uyuşturucu maddenin cinsi ve hukuka aykırı fiilin durumu ile bağlantılı olarak suç nitelikli hale gelir.

Uyuşturucu Madde İhraç Etme Suçu

Uyuşturucu madde ihraç etme suçu için de Türk Ceza Kanunu uyarınca ağır hapis cezalarının görüldüğü anlaşılmaktadır. Uyuşturucu madde ihraç eden kişi 20-30 yıl aralığında ağır hapis cezasına çarptırılır. Aynı şekilde bu suç için de 2.000-20.000 gün aralığında adli para cezası uygulanır. Uyuşturucu madde yasa dışı yollar kullanılmak sureti ile Türkiye’den yurt dışına çıkarıldığı takdirde ihraç etme suçu oluşmuş olur.

Madde yolda yakalandığında suçun mahiyeti değişirken örneğin gümrükte yakalanırsa suça teşebbüs gerçekleşmiş olarak değerlendirilir. İhraç suçu için miktarın da önemi bulunur. Kişi kendi kullanacağı miktarda uyuşturucuyu yurt dışına çıkardığında bulundurma ve kullanma suçu ile karşı karşıya kalınmış demektir.

Uyuşturucu Madde Satma Suçu

TCK 188/3 kapsamında uyuşturucu madde satan kişi alt sınır 10 yıl olmak kaydı ile hapis cezasına çarptırılır. Uyuşturucu madde bir bedel karşılığında başkasına verildiğinde satma eylemi gerçekleşir. Hemen ifade etmek gerekir ki, uyuşturucu suçlarına ilişkin ceza yargılamasında ceza avukatı tercihinde özenli davranmak, uzman ve tecrübeli avukatlarla çalışmak faydalı sonuçlar verecektir.

Kişi satışa teşebbüs halinde yakalanırsa satışa arz kapsamında suç değerlendirilir. Suç birden fazla kişi tarafından işlenirse her fail ayrı cezalandırılır. Suç işlenirken satışa sunulan uyuşturucu miktarının önemi yoktur. 1 gram ya da farklı miktarlarda olması uyuşturucu satma suçunun oluşması için yeterlidir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin söze konu suç hakkında vermiş olduğu 06.02.2018 tarihli kararı şöyledir:

Dosya incelendi

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

A) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

B) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Sanığın hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilen diğer sanık … ile diğer sanık …’e vermek üzere uyuşturucu madde satın almak için anlaştığı, sanık …’in uyuşturucu maddeyi teslim etmek üzere Kocaeli’ne geldiği, ancak uyuşturucu maddenin teslim edilemeden yakalandığı; böylece sanığın eylemine uyan “başkalarına temin amacı ile uyuşturucu madde satın alma” suçunun “teşebbüs aşamasında” kaldığı dikkate alınarak, sanık hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA

C) Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:

Sanığın hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilen diğer sanık …’ten, diğer sanık … vasıtası ile kullanmak amacıyla esrar alacağını ikrar ettği, ancak teslim edilemeden uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi karşısında sanığın eyleminin bütün olarak kullanmak için uyuşturucu madde satın almaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

06.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Uyuşturucu Madde Temin Etme Suçu

TCK 188/3 uyuşturucu madde temin etme suçunda geçerli olan kanun maddesidir. Uyuşturucu maddeyi bir bedel karşılığı olmadan başkasının kullanımı için temin eden kişi de hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun oluşmasında malın cins ve miktarının önemi yoktur.

Devredilen mal 3. Kişinin eline geçtiğinde suç oluşmuştur. Devretme sırasında icra hareketler söz konusu olmasına rağmen elde olmayan sebeplerle teslim gerçekleşmediğinde teşebbüsten söz edilmesi gerekir.

Uyuşturucu Madde Nakletme, Depolama Suçu

Uyuşturucu madde başkaları tarafından kullanıma sunulmak için bir yerden başka bir yere devredilirse nakletme suçu oluşur. Kişinin kendi kullanımına yetecek oranda uyuşturucuyu nakletmesi nakletme suçu değil bulundurma suçu kapsamında ele alınır. Başkasına verilmek üzere bir yerden bir yere götürülen uyuşturucu, uyuşturucu madde nakletme suçunun konusudur.

Nakil işlemini yapan kişinin bu fiili ne amaçla yaptığına bakılmaz. Uyuşturucunun miktarı dikkate alınırken bir yıllık ihtiyaç sınırı dışındaki miktarlar nakletme suçunda kabul edilen ölçüdür. Kişisel ihtiyacı aşan miktarda uyuşturucu maddenin depolanması, saklanması uyuşturucu madde depolama suçunu meydana getirmektedir.

Uyuşturucu Madde Satın Alma, Bulundurma, Kabul Etme Suçu

Kişisel ihtiyaca uygun miktarda uyuşturucu madde satın almak kullanma suçunu meydana getirir.  Yurt içinde kişi ihtiyacı kadar uyuşturucu madde satın aldığında kullanma suçundan sorumlu olur. Uyuşturucu madde kişisel ihtiyaç miktarı dışında bulundurulduğunda devretme veya satma gibi niyetler oluşması durumunda suçun niteliği değişir. Uyuşturucunun miktar ve cins olarak bu süreçte değerlendirilmesi gerekir.

Bu suçta uyuşturucu maddeyi bulunduran, satın alan, devreden ya da nakleden kişinin kendi ihtiyacı bakımından belli bir miktardan söz edilebilir. Bu miktarın üzerine çıkıldığı takdirde suç uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrılır. Bu tür bir suç için ceza verilirken tespitin doğru yapılması gerekir. Zira verilen ceza miktarı suça göre değişiklik göstermektedir.

Uyuşturucu Madde Kullanımını Kolaylaştırma Suçu

Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma suçunda TCK 190 uyarınca madde kullanımını kolaylaştıran kişilere 5-10 yıl aralığında hapis cezası uygulanmaktadır. 1.000 günle 10.000 gün arasında adli para cezası da bu suç için öngörülenler arasındadır. Uyuşturucu maddenin kullanımını kolaylaştırmak için özel bir yer temin edilirse malzeme ve donanım sağlandığı takdirde kolaylaştırma suçu oluşur.

Kullananların yakalanmasını zorlaştırmak, suçun delillerini yok etmek, kullanmaya yönelik kişileri bilgilendirmek uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma suçudur. Suçta nitelikli haller söz konusu ise ceza oranı yarı nispette artar. Bir mesleğin sağladığı kolaylıktan istifade edilmesi suçu nitelikli hale getirebilen unsurlardan biridir.

Uyuşturucu Madde Suçu Nitelikli Haller

TCK 184/4-a uyarınca morfin, kokain, eroin gibi uyuşturucularla işlenen suçlarda verilen cezada nitelikli haller sebebi ile artış olur. Bu tür hallerde ceza yarı oranda artar. Suç örgütlü bir faaliyet kapsamında işlendiği takdirde ise yine nitelikli bir hale dönüşen uyuşturucu madde suçlarından birinden söz edilebilir. Suç işlemeyi kolaylaştıran ve bir mesleğin sağladığı bu kolaylığı kullanan kişiler de suçu nitelikli olarak işlemiş sayılır.

Uyuşturucu Madde Suçu Etkin Pişmanlık

Etkin pişmanlıkta fail, resmi makamlara olayı haber almadan önce bilgi verdiğinde ve bu bilgi kapsamında maddenin nereden, kimden alındığı öğrenilirse, suçlular bu bilgiye dayalı olarak yakalanırsa ceza almaz. 

Uyuşturucu madde kullanan kişinin resmi mercilere başvurması durumunda hakkında uyuşturucu madde bulundurmak, satın almak ve kullanmak gibi sebeplerle soruşturma açılmadığı gibi tedavi edilmesi yönünde hareket edilir.

Uyuşturucu Madde Suçu Görevli ve Yetkili Mahkeme

Uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yer mahkemesi yetkili olurken suçun işlendiği yerin belli olmadığı hallerde şüpheli ya da sanığın yakalandığı yer mahkemesi yetkilidir. Türkiye’de yerleşim yeri olmayan şüpheli veya sanık için Türkiye’de en son bulunduğu adres dikkate alınır.

Bu usul yeterli olmadığında ise ilk usul işleminin yapılmış olduğu yer mahkemesine gidilir. İhraç suçu işlenmiş ise suç hangi sınır kapsamında işlendi ise karşı ülke mahkemesi yetkilidir. Örgütlü suçlarda Ağır Ceza Mahkemeleri görevlidir.

Uyuşturucu Madde Suçu Denetimli Serbestlik

Uyuşturucu madde suçu denetimli serbestlik kapsamında şüpheli ya da sanığın denetim altındayken topluma kazandırılmasını amaçlayan bir uygulamadır. Şüpheli ya da sanık bu yolla toplum içinde bulunurken denetim altında olur ve kendisine çeşitli yükümlülükler ve yasaklar uygulanır.

Uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma suçu için geçerli olan denetimli serbestlik TCK 191 uyarınca düzenlenir. TCK 188 uyuşturucu madde ticaretini ilgilendiren kanun maddesidir ve bu kapsamda işlenen suçlarda denetimli serbestlik uygulanmamaktadır.

TCK 190 uyuşturucu kullanımının kolaylaştırılması durumunda verilen cezaları ilgilendiren kanun maddesidir ve bu yasa uyarınca da denetimli serbestlik uyuşturucu kullanımının kolaylaştırılması suçu için uygulanmamaktadır. Denetimli serbestlik uygulanacağı zaman soruşturma aşamasında iken savcılığın kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi şekilde uygulanır.

Kovuşturma aşamasında ise mahkeme HAGB kararı vermek sureti ile denetimli serbestliğin uygulanması yönünde hareket eder. Denetimli serbestliğin uygulanması sırasında şüpheli veya sanık çeşitli yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır ve uyması gereken yasaklara da riayet eder. Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin konu hakkında vermiş olduğu 30.04.2015 tarihli içtihat metni şu şekildedir:

Yüksek Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında Sulh Ceza Mahkemesi’nce 31.03.2014 tarihinde 2013/870 esas ve 2014/430 karar sayı ile verilen sadece tedavi ve denetimli serbestlik uygulanmasına ilişkin kararının kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtaya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.07.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Sulh Ceza Mahkemesi’nce 31.03.2014 tarihinde 2013/870 esas ve 2014/430 karar sayı ile sanığın TCK’nın 191/2. maddesi gereğince sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «19/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına İlişkin Kanun’un 7. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi değiştirilmiş ve karar tarihinde yürürlükte bulunan bu madde uyarınca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yapılacak yargılama sonucunda mahkemelere iki seçenek sunulmuş olup, anılan maddenin 2. fıkrası gereğince hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, aynı maddenin 5. fıkrasına göre de, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği, aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm verilmesi gerekeceği, diğer bir durumda ise, mahkemece 6. fıkra uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı cezaya hükmedildikten sonra da iki ilâ dördüncü fıkralar hükümlerine göre tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulabileceği ve bu durumda hükmolunan cezanın infazının erteleneceği, 7. fıkra gereğince kişinin mahkûm olduğu cezanın, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde infaz edilmiş sayılacağı, aksi takdirde derhal infaz edilmesi gerekeceği cihetle, kullanmamakla birlikte kullanmak için uyuşturucu madde bulunduran sanık hakkında sadece denetimli serbestlik tedbiri yerine, yasal gerekçe gösterilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Sulh Ceza Mahkemesi’nin 31.03.2014 tarihli kararının bozulması istenmiştir.

Mahkemece karar verilirken, yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekmektedir.

Mahkemece gerekçe gösterilmiş ise gösterilen gerekçenin yerinde olup olmadığı olağan yasa yolu incelemesinde denetlenebilir ise de, olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma isteği üzerine denetlenemez. Ancak mahkemece hiç gerekçe gösterilmemiş ise bu durum kanun yararına bozma konusu yapılabilir. Diğer yandan, açıkça yasaya aykırı olan veya kendi içinde çelişen bir gerekçe, gerekçe sayılmaz.

Somut olayda, uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyen sanığın bu beyanı gereğince, uyuşturucu madde kullandığının kabul edilip edilmediği mahkemece kararda belirtilmediğinden; öncelikle sanığın uyuşturucu madde kullandığının kabul edilip edilmediğinin gerekçesiyle birlikte gösterilmesi, sanığın uyuşturucu madde kullandığı kabul edildiği takdirde, mahkemece ceza ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik seçeneği tercih edilmediğinden, sadece “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine” hükmedilmesi, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu, ancak uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmadığı kabul edildiği takdirde ise sadece “denetimli serbestlik tedbirine” hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı olup, sanık … hakkındaki kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde olduğundan; Sulh Ceza Mahkemesi’nin 31.03.2014 tarihli 2013/870 esas ve 2014/430 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 30.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Soruşturma Aşamasında Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi ve Denetimli Serbestlik

Soruşturma aşaması savcılığın suç şüphesi olup olmadığına dair delilleri topladığı süreçtir. Bu aşamada savcılık yeterli suç şüphesinin varlığına kanaat getirdiğinde bir iddianame hazırlar ve kamu davası açar. Savcılık kamu davasında iddia makamı sıfatı ile kamuyu temsilen yer alır.

Savcılık, uyuşturucu madde kullanma suçu sebebi ile soruşturma aşamasındayken 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verdiğinde sanık ya da şüpheliye denetim süresi içinde ne yapması gerektiği bildirilir. Erteleme kararı verildikten sonra şüphelinin asgari 1 yıl boyunca denetimli serbestlik tedbirine uyması gerekir. Bu sürenin uzatılması da 6 aylık sürelerle ve en fazla iki yıl olmak kaydı ile mümkündür.

Denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi ve savcılığın re ’sen karar vermesi ile uzatılabilen denetimli serbestlik süresi içinde gerekli görüldüğünde kişi tedavi edilir. Erteleme süresi içinde olan sanık ya da şüphelinin uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının anlaşılabilmesi için de yılda iki kez ilgili kurumda testleri yapılır.

Şüpheli hakkındaki kamu davası ertelendiğinde ve denetimli serbestlik uygulaması yapılacağı zaman karara itiraz edebilir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi söz konusu olduğunda şüpheliye yapılan tebligatın ardından 15 günlük süre içinde kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çerçevesindeki görev yapmış olduğu Ağır Ceza Mahkemesi’nin olduğu yer Sulh Ceza Hakimliği itiraz merciidir.

Şüpheli, denetimli serbestlik uygulanırken yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde hakkında kamu davası açılır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılması için şartların oluşması gerekir.

Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararının Kaldırılması

Şüpheli savcılık tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ardından bazı yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Bunları yerine getirmediğinde hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılır.

  • Şüpheli kendisine uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmalıdır.
  • Kendisine yüklenen sorumlulukları yerine getirmek zorundadır.
  • Tedavinin gerekleri ve yükümlülükler en az iki kez ihlal edildiğinde erteleme kararı kaldırılır.
  • Uyuşturucu madde kullanmak için satın alma, bulundurma veya kabul etme davranışını sergileyen şüpheli veya sanık hakkındaki erteleme kararı kalkar.
  • Uyuşturucu madde kullanan şüpheli ya da sanık hakkında erteleme kararı kaldırılır.

Soruşturma Aşamasında Denetimli Serbestlik İhlali ve Kamu Davası Açılması

Denetimli serbestlik nedeni ile şüpheli uygulanan kuralları ihlal ettiği takdirde hakkında kamu davası açılır. Soruşturma aşamasında iken savcılık öncelikle şüpheli hakkında verilen 5 yıllık kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını şüpheliye tebliğ eder.

Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü’ne gönderilen şüphelinin dosyası ile ilgili olarak bu merci tebligat hazırlar ve şüpheliye bildirim yapılır. Şüpheliden bu bildirime binaen 10 gün içinde şube müdürlüğüne başvurması ve denetim programına dahil olması istenir.

Şüpheli kendisine tebliğ edilen 10 günlük süre içinde ilgili mercie başvurmak zorundadır. Bu süreye uymayan şüpheli hakkında tutanak tutulur ve dosyası yeniden savcılığa gönderilir. Bu işlemin ardından da savcılık şüpheli hakkında iddianame düzenlemek sureti ile kamu davasını açar.

10 günlük süreye riayet edip başvuran şüpheli denetimli serbestlik süresi içinde iki defa ihlal gerçekleştirdiği takdirde de dosyası ihlal sebebi ile kapatılarak savcılığa geri gönderilir. Erteleme süresi içindeyken kurallara riayet eden ve kendisinden istenenleri yerine getiren şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar alınır.

Denetimli serbestliğin ihlali söz konusu olduğunda ise kamu davası açılarak devam edilir. Sanık kendisine tebliğ edilmesine rağmen davaya katılmamış olsa dahi ya da yazılı olarak söyleyeceklerini mahkemeye iletmezse mahkemece tanığın yokluğunda hüküm verilebilir.

Kovuşturma Aşamasında Uyuşturucu Madde Kullanma Suçu HAGB

Kovuşturma aşamasına geçildiğinde yargılama süreci başlamış demektir. Bu aşamada savcılık ceza davasını açar.  Soruşturma aşamasında erteleme tedbiri uygulanır. Dava yargılaması sırasında bazı durumlarda suçun vasfı değiştiğinde ve uyuşturucu madde kullanma/ bulundurma suçunun şartları oluşursa mahkeme HAGB kararı verebilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra denetim süresi devam ederken uyuşturucu madde kullanma / bulundurma suçu yeniden işlendiğinde karar açıklanır.

Uyuşturucu Madde Kullanma / Bulundurma Suçu İdrar Testi

Denetimli serbestlik uygulaması sırasında şüphelinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığının anlaşılabilmesi için sağlık kuruluşuna sevk edilmesi gerekli olur. Şüpheli denetimli serbestlik altında iken denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuru yapması için kendisine bildirim yapılır. Şüpheli başvuru yaptığında sağlık kuruluşuna 5 gün içinde gitmelidir.

Şüpheli kendisi için belirlenmiş olan tedavi programına uymadığında kurum denetimli serbestlik müdürlüğüne bu durumu bildirir. Şüpheli 5 gün içinde test vermeye gitmelidir. Test vermeyen şüphelinin dosyası kapatılarak savcılığa bildirilir. Şüpheli idrar testi verdiğinde ve test pozitif çıktığında tedavi tedbiri uygulanabilmektedir.

Tedavi süresi içinde şüpheliden yeniden idrar testi istendiğinde bunun yerine getirilmesi gerekir. Şüphelinin ikinci defa yükümlülük ihlali söz konusu olduğunda dosyası kapatılarak denetimli serbestlik kararı kaldırılmaktadır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin konu hakkında vermiş olduğu 26.02.2020 tarihli içtihat metni şu şekildedir:

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Sanığın eroin sattığı ileri sürülen ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen … ve … kovuşturma aşamasında döndükleri soruşturma aşamasındaki beyanlarında yakalanmadan önce sanıktan eroin aldıklarını ve içtiklerini söylemiş iseler de; üstlerinde yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilmediği için aldıklarını söyledikleri maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde özelliğinde olup olmadığının tespit edilemediği, idrarlarında yapılan analizde ise …’nın idrarında opiat yanında farklı türden uyuşturucu maddelerin de tespit edildiği, …’un idrarında ise herhangi bir uyuşturucu madde tespit edilmediği, …’nın uzun süredir eroin kullandığı, haftada 7-8 fiş eroin tükettiği ve başka kişiden de eroin aldığı şeklindeki beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara aldığında …’nın idrarında ele geçen uyuşturucu maddelerin sanık tarafından temin edildiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığından sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre mahkemenin 09/07/2013 tarihli oturumunda sanık hakkında “yurtdışına çıkış yasağı” ve ”en yakın kolluğa gidip haftanın Pazartesi, Çarşamba ve Cumartesi günleri saat 13:00 ile 17:30 saatleri arasında imza atmak” ile “…ilinin mülki sınırlarını terk etmemek” şeklinde verilen adli kontrol tedbirlerinin KALDIRILMASINA, bu konuda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Başkan Vekili …’ün karşı oyu ve oyçokluğuyla 26/02/2020 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

19/10/2012 tarihli Fiziki Takip ve Yakalama Tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilen …’nın olay günü sanık ile aralarında birşeyler alıp verdiğinin görülmesi üzerine olay yerinden kaçan sanığın takip edilmesi nedeniyle yaklaşık bir saat sonra yakalandığında üzerinde yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilmediği ancak sanıktan aldığı eroini içtiğini beyan ettiği ve yapılan idrar tahlilinde idrarında opiat tespit edildiği, …’nın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda kendisine gösterilen fotoğraflardan sanığı kendisine eroin satan şahıs olarak teşhis ettiği ve soruşturma aşamasındaki savcılık beyanında yaklaşık bir yıldır sürekli olarak sanıktan eroin aldığını, sanık haricinde …isimli şahıstan da eroin aldığını ancak Ferah Ocakçı’dan 3 hafta önce eroin aldığını, olaydan bir gün önce ise sanıktan eroin aldığını ve olay günü de yine sanıktan eroin alıp içtikten sonra yakalandığını beyan ettiği, 19/10/2012 tarihli Fiziki Takip ve Yakalama Tutanağı içeriği, …’nın beyanları ve beyanlarıyla uyumlu şekilde idrarında opiat tespit edilmesi hususları tümüyle nazara alındığında verilen mahkûmiyet kararının yerinde olduğu ancak tekerrür yönünden sanığın tekerrüre esas alınan …1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/1460 esas ve 2010/214 karar sayılı ilamı ile TCK’nın 206/1 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 2 ay 15 gün hapis cezasının TCK’nın 50/1-f maddesi gereğince kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek tedbirine çevrilmesi nedeniyle TCK’nın 58/6. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağından hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerektiği kanısında olduğumdan çoğunluğun sanığın beraat etmesi gerektiği şeklindeki bozma kararına katılmıyorum.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu Madde Kullanma / Bulundurma  Suçunda Denetim Sırasında İdrar Testi Pozitif Çıkarsa Ne Olur?

Uyuşturucu madde kullanma / bulundurma suçunda denetimli serbestlik kararı uygulanırken şüpheliden idrar testi istenir. Testin pozitif çıkması durumunda tedavi tedbiri uygulanabilmektedir. Bu süreçte şüpheliden yeniden idrar testi istenir.

Uyuşturucu Madde Kullanma /Bulundurma Suçunda Denetimli Serbestlik İhlali Olursa Ne Yapılır?

Uyuşturucu madde kullanma / bulundurma suçunda denetimli serbestlik sebebi ile şüpheli bazı yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. İki defa yükümlülüğünü yerine getirmeyen şüphelinin dosyası kapatılarak savcılığa geri gönderilir ve denetimli serbestlik kararı kalkar.

Uyuşturucu Madde Kullanma /Bulundurma Suçunda Denetimli Serbestlik Nedir?

Uyuşturucu madde kullanma / bulundurma suçunda savcılık tarafından koşulların sağlandığı tespit edildiğinde kamu davasının açılması ertelenir. Bu durumda şüpheli kendisinden istenen yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Denetimli serbestlik ile şüpheli ya da sanık topluma kazandırılmaya çalışılır. Denetimli serbestlik kararları yalnızca uyuşturucu madde kullanma / bulundurma suçunda uygulanabilir.