Hapis Cezasının Ertelenmesi (TCK 51)

Hapis Cezasının Ertelenmesi (TCK 51)

Hapis cezasının ertelenmesi, 5237 sayılı yürürlükteki Türk Ceza Kanunu’nun 51’inci maddesinde düzenlenmiştir. Hapis cezasının ertelenmesi, failin işlediği suç sebebiyle mahkum edildiği hapis cezasının belirli şartlar altında infaz kurumu dışında infaz edilmesini sağlayan müessesedir. İçeriğimizde, hapis cezasının ertelenmesine ilişkin merak konusu hususlar izah edilmiş olup, dikkatle okunması tavsiye edilir.

Hapis cezasının ertelenmesi kurumunun iki temel amacı vardır: ilki, hükümlünün yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek iken; ikincisi, kısa süreleri hapis cezalarının infaz kurumunda, yani cezaevinde infazı ile meydana gelebilecek çeşitli olumsuzlukların önlenmesidir. Bu bakımdan, hapis cezasına mahkum edilen hükümlünün menfaatine bir müessesedir.

TCK md.51 Kapsamında Hapis Cezasının Ertelenmesi

Erteleme, 5237 sayılı TCK md.51’de düzenlenmekle beraber, aslında ceza hukuku kurumu değil, bir ceza infaz kurumudur. Zira, hapis cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine, failin yargı sürecinde gösterdiği pişmanlık dikkate alınarak mahkemece karar verileceği için, erteleme kurumu ceza kanunlarında düzenleme altına alınmıştır.

Hapis cezasının ertelenmesi ile birlikte, hapis cezasına, yani özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum edilen faile, cezasını infaz kurumu dışında çekmesi adına bir imkan tanınmaktadır. Erteleme kurumundan, yalnızca hapis cezasına mahkum edilen failler yararlanabilir. Bu bakımdan, adli para cezalarının ertelenmesi, kanunda sadece hapis cezalarının ertelenebileceğini öngören hüküm dolayısıyla mümkün değildir.

Hapis Cezasının Ertelenmesi Şartları

Hükümlü henüz ceza infaz kurumuna girmemişse, kesinleşmiş hapis cezasının süresi ne olursa olsun deneyimli serbestlik kurumundan faydalanamaz. Yine ceza miktarına bakılmaksızın her hükümlü “iyi halli” olup olmadığının belirlenmesi gayesiyle açık veya kapalı ceza infaz kurumuna girmek durumundadır. Hükümlünün iyi halli olduğu tespit edilir ve şartları karşılarsa denetimli serbestlik kapsamında tahliye edilir.

5275 sayılı Kanun’un 105/A düzenlemesi uyarınca, açık ceza infaz kurumunda yahut çocuk eğitimevinde bulunan ve şartlı tahliyesine 1 sene kalan hükümlüler denetimli serbestlik kurumundan faydalanarak tahliye olabilir. Dolayısıyla, cezası ertelenen hükümlü hakkında uygulanacak denetim süresi kural gereği 1 yıldır. Fakat kimi hallerde bu süre 1 yıldan daha fazla uygulanır.

Ceza erteleme kurumundan yararlanılabilmesi için, aşağıda sıralanan ve açıklanan beş şartın karşılanması gerekir.

1 – ) Hükmedilen Cezanın Hapis Cezası Olması

Erteleme bakımından işlenen suç yerine, mahkum edilen cezanın türü ve miktarı önemlidir. Nitekim, yürürlükteki TCK yalnızca hapis cezalarının ertelenebileceğini düzenlemiştir. Dolayısıyla, adli para cezası ve güvenlik tedbirleri, kanuni engelden ötürü ertelenemez. Failin işlediği suç hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası öngörülmüşse, yalnızca hapis cezası hakkında erteleme kararı verilebilir.

Güvenlik tedbirlerinin ertelenmesi de 5237 sayılı Kanun’un ilgili hükmü gereği mümkün değildir. Failin hapis cezasına mahkum edilmesi durumunda, mahkum olunan hapis cezası erteleme kapsamında olmakla beraber, kısa süreli olduğu için TCK md.50 uyarınca seçenek yaptırım olarak adli para cezasına ya da bir başka tedbire çevrilmişse, çevrilen para cezası veya tedbir hakkında da erteleme kararı verilemez.

2 – ) Hükmedilen Hapis Cezasının İki Yıl veya Daha Az Süreli Olması

Hapis cezasının ertelenebilmesi için, fail hakkında hükmolunan hapis cezasının iki yıl veya daha az süreli olması şarttır. Fakat, bu kurala önemli bir istisna getirilmiştir. Şöyle ki, suç teşkil eden fiili işlediği esnada 18 yaşını tamamlamamış veya 65 yaşını doldurmuş olan failler hakkında 3 yıla kadar hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesi mümkündür.

Birden çok suç sebebiyle mahkum edilen failin, hapis cezasının ertelenmesi kurumundan yararlanıp yararlanamayacağı önemlidir. Bu tür bir olasılıkta, failin aldığı cezaların toplam süresi mi yoksa her bir suç için alınan cezaların süresi mi dikkate alınacak? merak konusudur. Birden fazla suçtan dolayı mahkumiyet durumunu örnekler üzerinden açıklayalım:

Örneğin iki farklı suçun faili olan kişiye, ilk suçu sebebiyle 1 yıl 2 ay, ikinci suçu sebebiyle ise 1 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş olsun. Söz konusu durumda, alınan cezalar ayrı ayrı değerlendirildiğinde erteleme kapsamında girerken, cezaların toplamı dikkate alındığında – iki yıllık süre şartı karşılanmayacağı için – erteleme kapsamına girmemektedir. Peki, bu durumda ne olur?

Birden fazla suç nedeniyle mahkumiyet halinde erteleme süresi tespit edilirken, failin, işlediği her bir suç için aldığı ceza süreleri 2 yıllık süreyi aşıp aşmaması bakımından ayrı ayrı değerlendirilir. Sonuç olarak, yukarıdaki örnekte diğer koşulların da karşılanması halinde hapis cezasının ertelenmesi kurumundan yararlanmak mümkündür.

Ertelenebilecek cezanın süresine dair ifade etmemiz gereken bir başka husus, infazı gereken süre değil, hükmedilen sürenin esas alınacağıdır. Bundan dolayı, failin tutukluluk veya gözaltında geçirdiği süreler dikkate alınmaz. Neticede, mahkum edilen ceza miktarı bakımından erteleme kapsamı dışında kalan failin, tutuklulukta geçirilen süre mahsup edildikten sonra ceza erteleme kapsamında girse de erteleme mümkün olmayacaktır.

3 – ) Failin Daha Önceden Kasıtlı Bir Suçtan Dolayı Üç Aydan Fazla Hapse Mahkum Edilmemiş Olması

Cezanın ertelenmesi için aranan üçüncü şart, failin daha önceden kasıtlı bir suç sebebiyle 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olmasıdır. O halde, alınan hapis cezasının ertelenebilmesi için, failin geçmişte suç işlememiş olması veya suç işlemiş olmasına karşın, işlediği suçun kasıtlı bir suç olmaması gerekir. Şayet kasıtlı bir suç işlemişse, bu suç sebebiyle üç aydan daha fazla hapis cezasına mahkum edilmemesi gerekir.

Hapis cezasının ertelenmesinin üçüncü şartına ilişkin bazı olasılıkları inceleyelim. Örneğin fail hakkında daha önceden adli para cezası veya güvenlik tedbirlerine hükmedilmiş olması, ceza ertelemeye mani teşkil etmez. Bu tür bir durumda, diğer koşulların da karşılanması kaydıyla erteleme kurumundan yararlanılabilir. Bir diğer olasılık ise taksirli suçlara ilişkin daha öncesinde alınmış mahkumiyet olmasıdır.

Geçmişte taksirli bir suç sebebiyle hapis cezasına mahkum edilen failin, taksirli suçtan dolayı aldığı hapis cezası miktarı ne olursa olsun, daha sonraki hapis cezasının ertelenmesi bakımından önemli değildir. Taksirli suçların yanı sıra, kasten işlenmiş suçlarda ise belirttiğimiz üzere 3 aydan fazla hapse mahkum olunmaması kaydıyla ertelemeden faydalanılabilir.

4 – ) Failin Tekrar Suç İşlemeyeceği Konusunda Mahkemede Kanaat Oluşması

Hapis cezasının ertelenmesinin dördüncü koşulu, yani failin yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması, önceki şartlardan farklı olarak, ertelemenin sübjektif koşuludur. Failin, erteleme kurumundan yararlanabilmesi, ceza yargılamasında gösterdiği pişmanlık sebebiyle yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin mahkemede bir kanaat oluşmasına bağlıdır. Failin yeniden suç işleyip işlemeyeceği;

  • Yargılama sürecinde gösterdiği tavır, tutum ve davranışlar,
  • Kişiliği,
  • Suç işlemeye iten sebepler,
  • Mahkumiyet öncesi yaşamı,
  • Suç teşkil eden fiilden sonra gösterdiği tavır, tutum ve davranışlar
  • Hayat tarzı,
  • İçinde bulunduğu yaşam şartları,
  • Cezanın ertelenmesinin fail üzerinde göstereceği etkiler,

Failin pişmanlığını gösteren tavır, tutum ve davranışlara örnek vermek gerekirse: işlediği suçu açıkça söylemesi, olayı tüm yönleriyle ikrar etmesi vb.

5 – ) Ertelemenin, Mağdurun veya Kamunun Uğradığı Zararın Giderilmesi Şartına Bağlanabilmesi

Hapis cezasının ertelenmesi, mahkeme tarafından, mağdurun veya kamunun maruz kaldığı zararın aynen iade, suç öncesi haline getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartına bağlanabilir. Mahkumun rızası olmasa dahi cezanın ertelenmesi, hakim tarafından tazminat şartına bağlanabilir. Failin mali gücü ve ödeme kabiliyeti gözetilerek, zararın tazminine karar verilmesi hususunda hakimin takdir yetkisi vardır.

Hapis Cezasının Ertelenmesi Kararı

Hapis cezasının ertelenmesi kararı, fail hakkında mahkumiyete karar veren mahkemece verilir. İşbu kararın, mahkumiyet kararı ile beraber verilmesi gerekir. Fail hakkında erteleme kararı verilmesinde taleple bağlılık söz konusu değildir. Bir başka deyişle, failin bu yönde talebi olması olmasa da erteleme şartları mevcutsa mahkeme, erteleme kararı verebilir.

Mahkeme, erteleme kararında gerekçe göstermek durumundadır. Bu konu, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça belirtilmiştir. Hakkında erteleme kararı verilen kişinin tutuklu olması halinde, erteleme kararıyla birlikte derhal serbest bırakılması gerekir.

Denetim Süresi

Denetim süresi, 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu ile önceki Kanun’dan farklı düzenlenmiştir. Önceki Kanun’da suçlar için 5 yıl ve kabahatler için 1 yıl süreli denetim süresi söz konusuyken, yürürlükteki Kanun’da hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak kaydıyla, bu aralıkta bir denetim süresi öngörülmüştür.

Cezası ertelenen hükümlü hakkında belirlenecek denetim süresinin, mahkum olunan ceza süresinden az olması mümkün değildir. Bir diğer ifadeyle, denetim süresi, mahkum olunan ceza süresinden daha fazla olacaktır. Denetim süresinin işlemeye başlayacağı tarih ise hükmün kesinleştiği tarihtir.

Hükümlünün Denetim Süresi İçinde Kasıtlı Bir Suç İşlemesi

Denetim süresi altında bulunan kişinin, bu süre zarfında kasıtlı bir suç işlemesi, hapis cezasının ertelenmesinin geri alınmasına sebep olur. Fakat, işlenen suçun taksirli bir suç olması, ertelemenin geri alınması sonucunu doğurmaz. Ayrıca, denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı hapis cezası mahkumiyetine karar verilmesi, ertelemenin geri alınması bakımından şart değildir.

Denetim Süresi İçinde Yükümlülüklere Uymamakta Israr Etmesi

İlgilinin, denetim süresi zarfında yükümlülüklerine riayet etmemede ısrar etmesi de hapis cezasının ertelenmesi kararının geri alınmasına sebebiyet verir. Zira, denetim süresi zarfında ilgili tamamen serbest bırakılmamakta; yürürlükteki Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri gereği birtakım yükümlülüklere uyulması şart koşulmaktadır. Söz konusu yükümlülükler bir alt başlıkta izah edilmiştir.

Denetimli Serbestlik Tedbirleri

Denetimli serbestlik tedbirleri, TCK md.51/4’te düzenlenen birtakım yükümlülüklerdir. Denetim süresinde bulunan kişi, bu süre zarfında söz konusu yükümlülüklere riayet etmek durumundadır. Zikrettiğimiz üzere, denetim süresi zarfında uyulması gereken yükümlülüklere uyulmaması ve ikazlara rağmen yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesi, ertelemenin geri alınmasına neden olur. İşbu yükümlülükler şunlardır:

  • Meslek veya sanat sahibi değilse, deneyim süresi kapsamında bir eğitim programına devam etmesi,
  • Meslek veya sanat sahibi ise, bir kamu kurumunda veya bir başkasının gözetimi altında ücret mukabilinde çalıştırılması,
  • Meslek ve sanat edinmeleri amacıyla eğitim kurumuna devam etmesine (18 yaşından küçük hükümlüler için) karar verilebilir.

Fakat, hükümlünün, denetim süresi içerisinde uyması gereken herhangi bir yükümlülük belirlenmeden de geçirilmesine karar verilebilir. Son olarak, başta hapis cezasının ertelenmesi kurumu olmak üzere, ceza hukukuna ilişkin bilumum iş, işlem, uyuşmazlık ve davada, deneyim ve uzmanlık sahibi bir ceza avukatından yardım almak, en doğru ve sağlıklı yaklaşımdır.

Hapis Cezasının Ertelenmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Fail hakkında hükmolunan hapis cezasının 2 yıl veya daha az süreli olması ve diğer şartların karşılanması halinde hapis cezası ertelenebilir. Suç oluşturan eylemi işlediği tarihte 18 yaşından küçük veya 65 yaşından büyük olanlar içinse 3 yıla kadar hapis cezalarının ertelenmesi mümkündür.
Evet, cezanın ertelenmesi adli sicil kaydına işlenir.
Hapis cezasının, ceza infaz kurumunda infaz edilmesinden koşullu olarak vazgeçilmesine “hapis cezasının ertelenmesi” denir.
Hapis cezasının ertelenmesine ilişkin karar merci, infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığıdır. Bir başka ifadeyle, infazın ertelenmesi hakkında karar, infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilir.