Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu ve Cezası

Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu ve Cezası

Karşılıksız çek düzenleme suçu ve cezası, 5941 sayılı yürürlükteki Çek Kanunu’nda düzenlenmiştir. AHD Hukuk & Danışmanlık olarak, “Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu ve Cezası” başlıklı içeriğimizde, söz konusu suçun tanımı, suçla korunan hukuksal değer, suçun maddi ve manevi unsurları, faili, yaptırımı, suça etki eden nedenler ve yargılama usulüne ilişkin özel hükümler açıklanmış olup, ziyaretçilerimize sunulmuştur.

Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu Nedir?

Karşılıksız çek düzenleme suçu ve cezasına ilişkin açıklamada bulunmadan önce, konu bütünlüğünün sağlanması adına 3167 sayılı Kanun’un 16’ıncı maddesinin 1’inci fıkrasına değinmemiz gerek. Zira, söz konusu maddede, içeriğimizin konusu olan “karşılıksız çek düzenleme” suçu ile ilgili olarak, “karşılıksız çek keşide etmek” ve “lehine karşılıksız çek keşide edilmek” suçları düzenlenmiştir.

3167 sayılı Kanun 16/1. maddesinde; çekin üzerinde yazan keşide tarihinden önce veya süresinde ibraz edilmesine karşın, yeterli karşılığı mevcut olmamasından dolayı kısmi de olsa ödenmemiş çeki keşide eden hesap sahiplerinin veya yetkili temsilcilerinin, çek bedeli tutarında adli para cezası ile cezalandırılacağı düzenleme altına alınmıştı.

Söz konusu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, 3167 sayılı Kanun’da “lehine karşılıksız çek keşide edilmek” ve “karşılıksız çek keşide etmek” suç olarak düzenlenmişti. Karşılıksız çek düzenleme suçuna ilişkin bu arka planı ifade ettikten sonra, bahse konu suç hakkında 5941 sayılı yürürlükteki Çek Kanunu’ndaki düzenlemeleri izah edelim. Çek Kanunu’nun 5’inci maddesinin 1’inci fıkrasında ise şu düzenlemeye yer verilmiştir:

Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”

İlgili düzenleme gereği, çekin üzerinde yazan düzenleme tarihine göre yasal ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde, çekin karşılığının ilgili banka hesabında eksiksiz olarak bulundurulmaması suçtur. Karşılıksız çek düzenleme suçu ve cezası dikkate alındığında, suç hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturma sürecinde deneyimli bir ceza avukatından yardım almak, en doğru yaklaşım olacaktır.

3167 sayılı Kanun’dan farklı olarak, 5941 sayılı yürürlükteki Çek Kanunu’nun 5/1. maddesinde düzenlenen suç, artık “karşılıksız çek keşide etme suçu” şeklinde ifade edilmemektedir. Çünkü, 5941 sayılı Kanun’un ilgili maddesinde “karşılıksızdır” işlemine tabi tutulan çekin düzenlenmesi değil, düzenlenen çekin yasal ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde, karşılığının ilgili bankada eksiksiz bulundurulmaması suç olarak düzenlenmiştir.

Karşılıksız Çek Düzenleme Suçunun Cezası Nedir?

Karşılıksız çek düzenleme suçuna ilişkin olarak, 3167 sayılı Kanun’un 16/1. maddesinde para cezası ve özgürlüğü bağlayıcı ceza olmak üzere iki farklı ceza yaptırımı öngörülmüştü. İşbu madde uyarınca, karşılıksız çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri hakkında, çek bedeli tutarı kadar adli para cezasına ve çek hesabı açma yasağına hükmedilmekteydi.

3167 sayılı Kanun’dan farklı olarak, 5941 sayılı yürürlükteki Kanun’da karşılıksız çek düzenleme suçu için  yalnızca adli para cezası ve güvenlik ya da koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı öngörülmüştür. Şimdi, karşılıksız çek düzenleme suçunun cezası olan; adli para cezası ile çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağını inceleyelim

Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu Sebebiyle Adli Para Cezası

Çek Kanunu md.5/1 gereği, karşılıksız çek düzenleme suçunun faili hakkında, her bir çek için 1500 güne kadar adli para cezasına hükmedilir. Kanun koyucu, her bir çek için 1500 gün olmak üzere, adli para cezasını gün birikimi bakımından sınırlandırmıştır. Adli para cezasının düzenlendiği TCK md.52/1 gereği alt sınır ise 5 gündür. Adli para cezasının TL cinsinden gün karşılığı ise en az 20 TL, en fazla 100 TL’dir. Şu halde;

  • Gün karşılığı olarak 20 TL üzerinden adli para cezası olarak en az 100 TL, en fazla 30.000,00 TL,
  • Gün karşılığı olarak 100 TL üzerinden adli para cezası olarak en az 500 TL, en fazla 150.000,00 TL,

Adli para cezasına hükmedilebilir.

Önemli! Kanun’da, sanık hakkında hükmedilecek cezanın, çek bedelinin karşılıksız kalan tutarından az olamayacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, sanığa, çek bedelinin karşılıksız kalan tutarından az bir ceza verilmiş olsa dahi sanığın cezası çek bedelinin karşılıksız kalan tutarına yükseltilecektir.

Özetle, 3167 sayılı Kanun’da, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda benimsenen gün karşılığı adli para cezası benimsenmemiştir. 3167 sayılı Kanun’a göre, sanığa hükmolunacak adli para cezasının miktarı, çek bedeli tutar kadarken, 5941 sayılı Kanun’a göre adli para cezasının miktarı, suça konu çekin karşılıksız kalan tutarından az olamayacaktır.

3167 sayılı Kanun’da mahsup hükmüne yer verilmemiştir. Bu nedenle, çek bedelinin kısmi olarak keşideci tarafından ödendiği durumlarda dahi hamilin kısmi olarak ödenmemiş çekten ötürü şikayetçi olması halinde, mahkeme tarafından çek üzerinde yazan bedel kadar para cezasına hükmolunacaktır. Fakat, 5941 sayılı yürürlükteki Çek Kanunu farklı bir prosedür benimsemiştir.

Buna göre; 5941 sayılı Kanun, kısmi olarak karşılıksız çıkan çeklerde, fail hakkında hükmedilecek adli para belirlenirken, kısmi karşılığın çek bedelinden düşülmesi ve kalan tutar üzerinden para cezası belirlenmesi gerektiğini öngörmektedir. Özetle, kısmi ödeme yapılmış karşılıksız çeklerde, 5941 sayılı Kanun doğrultusunda daha az adli para cezasına hükmedilecektir.

Karşılıksız çıkan çeklerde, eğer sanık tarafından kısmen ödeme yapılmamışsa, 3167 sayılı Kanun ve 5941 sayılı Kanun bakımından fail hakkında hükmedilebilecek adli para cezası eşit olacaktır. Fakat, 3167 sayılı Kanun gereği sanığa hükmolunabilecek tedbirin yalnızca çek hesabı açtırma yasağı olması, 5941 sayılı Kanun gereği sanığa hükmolunabilecek tedbirinse çek hesabı açtırma ve çek düzenleme yasağı olması sebebiyle sanık hakkında 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulaması, sanığın menfaatine olacaktır.

Çek Kanunu md.5/1 gereği, karşılıksızdır işlemine tabi her bir çekle ilgili olarak ayrı ayrı adli para cezasına hükmolunur. Şayet “karşılıksızdır” işlemine konu birden fazla sayıda çek, tek bir alacak – borç ilişkisi sebebiyle teki bir kişiye verilmiş ve bu kişi tarafından tahsil amacıyla bankaya ibraz edilmiş olsa bile sanık hakkında “karşılıksızdır” işlemine konu her bir çeke ilişkin ayrı ayrı adli para cezasına hükmedilir.

Karşılıksız çek düzenleme suçu sebebiyle sanık hakkında 3167 sayılı Kanun hükümlerine göre hükmedilen cezaların infazında, sanığın, çek bedeli olan para cezasını ifa etmediği takdirde Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun md.106/3 gereği sanık hakkında hükmedilen para cezası günlüğü 100 TL üzerinden hapis cezasına çevrilir.

Karşılıksız çek düzenleme suçu nedeniyle sanık hakkında 5941 sayılı Kanun hükümlerine göre hükmedilen adli para cezasının ifa edilmemesi durumunda, sanık hakkında 5275 sayılı Kanun’un 106’ıncı maddesi gereği tazyik hapis uygulanır.

5941 sayılı Çek Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun benimsediği adli para cezası sistemine elverişli bir biçimde düzenlenmiştir. Bu bakımdan, sanığa hükmedilen adli para cezasının hapse çevrilmesinde, mahkemece takdir edilen gün karşılığı adli para cezasının miktarı esas alınır. Bu şekilde, karşılıksız çek düzenleme suçu cezası bakımından, adli para cezasını açıklamış bulunuyoruz. Şimdi, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağını izah edelim

Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu Sebebiyle Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı

5941 sayılı Kanun’da karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazan tarihe göre yasal ibraz süresi zarfında ibrazında, çekin karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan kişi hakkında, karşılıksız her bir çek için, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verileceği hükme bağlanmıştır.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, soruşturma safhasında Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, sulh ceza hakimince; kovuşturma safhasında ise re ‘sen mahkeme tarafından verilir. Özetle, 5941 sayılı yeni Çek Kanunu’nda, 3167 sayılı Kanun’dan farklı olarak, yalnızca çek hesabı açma yasağı öngörülmemiş; bununla birlikte, çek düzenleme yasağı düzenlenmiştir.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı tedbir kararı, hesap sahibi tüzel kişi hakkında da verilebilir. Şu halde, işbu tedbir kararı, hesap sahibi tüzel kişinin yanı sıra, söz konusu tüzel kişinin yetkilisi sıfatıyla çeki düzenleyen ya da yasal ibraz süresi içinde ibraz edilmesinde çekin karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olmasına karşın bulundurmayan gerçek kişi hakkında da verilebilir.

Eğer sanık veya çek hesabı sahibi tüzel kişi hakkında daha öncesinde çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmişse, ilgililer hakkında hüküm tesis edilirken, güvenlik tedbiri olarak bu yasağın devamına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı tedbirinin düzenlendiği madde metninde, tedbirin ne kadar süreceğine ilişkin herhangi bir düzenleme mevcut değildir.

Ne var ki, Kanun’da yer alan “yasak kararının kaldırılması” başlıklı md.6/3 düzenlemesinde, sanığın, hakkında hükmedilen adli para cezası infaz edildikten yahut adli para cezasını ifa etmediği için hakkında hapis uygulanıp serbest bırakıldıktan itibaren üç sene ve her halde yasağın verildiği tarihi takiben on sene geçmesiyle birlikte, hükmü kuran mahkemeden bu yasağın kaldırılması talebinde bulunabileceği hükme bağlanmıştır.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmesi durumunda, söz konusu karar, ilgiliye tebliğ edilir. İlgili, kendisine tebliğ edilen karar üzerine, mevcut çek yapraklarının tamamını ait olduğu bankalara iade etmek durumundadır. Ne var ki, çek yapraklarının tamamının, ait olduğu bankalara iade edilmesiyle ilgili herhangi bir süre düzenlemesine yer verilmemiştir.

Kişi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmesi halinde, ilgili, işbu kararın kendisine tebliğ edilmesini takiben 10 gün süre ile, düzenlediği ve halihazırda karşılığı tahsil edilmemiş durumdaki çekleri, miktarlarını, düzenleme tarihlerini ve mevcutsa lehtarlarını da göstererek, ilgili bankaya liste şeklinde teslim etmek durumundadır.

Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı bulunan kişi, işbu yasağa aykırı davranır ve çek düzenlerse, eylem daha ağır ceza verilmesini gerektiren bir başka suç oluşturmadığı takdirde, 1 yıldan 3 yıla kadar süreli hapis cezasına hükmedilir.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma bakımından yasaklı bir kişi, düzenlediği ve mevcutta karşılığı tahsil edilmemiş çekleri, miktarlarını, düzenleme tarihlerini ve varsa lehtarlarını da göstererek, ilgili bankaya liste şeklinde vermek durumundadır. Bu yükümlülüğe aykırı davranılması halinde, ilgili için herhangi bir yaptırım öngörülmemiştir.

Fakat, çek düzenleme ve çek hesabı açma bakımından yasaklı kılınan kişi, bildirim yükümlülüğüne aykırı davranırsa, düzenlediği ileri tarihli çekler de karşılıksız çıkarsa, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına hükmedildikten sonra bu çekleri düzenlediğine ilişkin bir şüphe söz konusu olacaktır. Bu olasılıkta, ilgili kişi hakkında 5941 sayılı Kanun’un 7/6. maddesi uyarınca soruşturma başlatılır.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasaklı kişi adına bir yeni çek hesabı açılması mümkün değildir. Şayet söz konusu kişi hakkında çek hesabı açılırsa, hesabı açan banka görevlisi hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Hakkında bahse konu yasak kararı verilen kişi adına bir yeni çek hesabı açılmaması hususundaki yükümlülüğün icra edilebilmesi için, söz konusu karara dair bilgiler, günceli e – imza ile imza altına alınmasından sonra, UYAP kapısı üzerinden T.C. Merkez Bankasına bildirilir.

Ayrıca “karşılıksızdır” işlemine tabi olan çeke ilişkin soruşturma sürecinde kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturma sürecinde ise ceza verilmesine yer olmadığı, beraat, davanın düşmesi ya da davanın reddi kararı verilmesi halinde, aynı kararda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına da karar verilir. İşbu karar da kesinleştikten sonra T.C. Merkez Bankasına bildirilmek suretiyle ilan olunur.

Karşılıksız Çek Düzenleme Suçunda Etkin Pişmanlık

Karşılıksız çek düzenleme suçunun faili, gerekli şartları karşılamak suretiyle, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. Söz konusu suçta etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için, karşılıksız kalan çek bedelinin, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’a göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı esas alınarak belirlenecek olan faizi ile beraber ödenmelidir.

Söz konusu faiz, ilgili çekte yazan düzenleme tarihine göre yasal ibraz tarihini takiben işleyecek biçimde hesaplanır. Karşılıksız çek düzenleme suçunda etkin pişmanlıktan yararlanılabilmesi için yerine getirilmesi gereken şartı ifade etmiş bulunuyoruz.

Buna göre, ilgili şartı yerine getiren kişi hakkında, soruşturma sürecinde Cumhuriyet savcısı tarafında kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturma sürecinde mahkemece kamu davasının düşmesi, mahkumiyet kararının kesinleşmesinden sonra ise mahkeme tarafından hükmün tüm neticeleri ile ortadan kaldırılması kararı verilir.

Karşılıksız Çek Düzenleme Suçunda Şikayet Hakkı ve Şikayetten Vazgeçme

5941 sayılı yeni Çek Kanunu, 3167 sayılı Kanun’da düzenlenen şikayet hakkına ilişkin sınırlama yoluna gitmiş ve şikayet hakkına sahip olan kişileri daraltmıştır. Buna göre, çeki elinde bulunduran hamil, bahse konu suç hakkında şikayet hakkına sahiptir. Bu bakımdan, hamil, yani emrine çek keşide edilen veya usulüne uygun olarak ciro silsilesiyle çeki elinde bulunduran harici kişiler, karşılıksız çek hakkında şikayette bulunamaz.

Karşılıksız çek düzenleme suçunun takibi şikayete bağlıdır. Dolayısıyla, şikayet sahibinin, şikayetinden vazgeçmesi durumunda; soruşturma safhasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı, kovuşturma safhasında ise kamu davasının düşmesi kararı, mahkumiyet kararının kesinleşmesinin ardından ise mahkumiyet hükmünün tüm neticeleri ile birlikte ortadan kaldırılması kararı verilir.

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi suçlarda, kanunda aksi yönde bir düzenleme mevcut olmadıkça, hükmün kesinleşmesine kadar şikayetten vazgeçmek mümkündür. Fakat, karşılıksız çek düzenleme suçu bu bakımdan istisnadır. Zira, bahse konu suç sebebiyle verilen hükmün kesinleşmesinin ardından da şikayetten vazgeçmek mümkündür.

Takibi şikayete bağlı bir suç olan karşılıksız çek düzenleme suçu, Çek Kanunu md.5/1’de hükme bağlanmıştır. Ne var ki, suçun hükme bağlandığı madde metninde, şikayet süresi ve sürenin ne zaman başlayacağına dair herhangi bir düzenleme mevcut değildir.

Dolayısıyla, suça ilişkin şikayet sürenin ne olduğu ve sürenin başlangıç tarihi açısından TCK md.73 esas alınır. Buna göre, suç hakkında 6 aylık şikayet süresi söz konusudur. Sürenin başlangıç tarihi ise çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işleminin yapıldığı tarihtir.

Karşılıksız Çek Düzenleme Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Karşılıksız çek düzenleme suçuna ilişkin yargılama yapmakla görevli mahkeme, icra ceza mahkemesidir. Söz konusu suç bakımından yetkili mahkeme ise çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği yer, hesap sahibinin veya şikayetçinin yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca, çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesi de yetkili mahkemedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Karşılıksız çek düzenleyen fail hakkında iki farklı ceza söz konusudur. Bunlar; adli para cezası, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararıdır.
Çeki elinde bulunduran hamil, söz konusu suç hakkında şikayette bulunabilir.
Şikayete bağlı bir suç olan çek düzenleme suçunda şikayetten vazgeçilebilir.
7226 Sayılı Kanun m.49 ve 5941 sayılı Kanun Geçici m.5 ile karşılıksız çek keşide etme suçu sebebiyle hakkında hapis cezası kararı verilen mahkumların hapis cezasının infazı durduruldu. Fakat bu hükmün 24.03.2020 tarih öncesinde karşılıksız çek keşide edenleri kapsadığını belirtmek gerekir. Dolayısıyla işbu suç sebebiyle ceza infaz kurumunda olanlar infazın durulması sebebiyle tahliye edildi. Fakat bu suçtan dolayı hüküm giyenlerin alacaklıya borcu devam ettiği için yeni kanunda düzenlenen taksitlerin alacaklıya ödenmemesi halinde, alacaklının şikayeti üzerinde hükmün infazının devamına karar verilebilir. Bu itibarla 7226 sayılı Kanun uyarınca karşılıksız çek keşide etme suçunun infazı durmakta ve borcun alacaklıya periyodik aralıklarla yani belirlenen taksitlerle ödenmesi durumunda cezanın tüm neticeleri ile ortadan kalkması söz konusu olmaktadır. Fakat bahse konu Kanunun yürürlüğe girmesiyle karşılıksız çek keşide etme suçunun cezasının affa uğraması ya da ortadan kalkması gibi bir durum olmadığını ifade etmek gerekir. Ayrıca, ceza hükmünün infazının durdurulduğu süre zarfında ceza zamanaşımının işlemeyeceğinin de belirtilmesi icap eder.