Hayasızca Hareketler(Teşhircilik) Suçu ve Cezası – TCK 225

Hayasızca Hareketler(Teşhircilik) Suçu ve Cezası

Hayasızca hareketler (teşhircilik) suçu ve cezası, 4721 sayılı Türk Ceza Kanunu m.225’te ve “Genel Ahlaka Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. İşbu suç düzenlemesi ile birlikte toplumsal ahlak ve haya duygusu korunmak istenmiştir. Hayasızca hareketler suçu, uygulamada teşhircilik suçu ya da alenen cinsel ilişkide bulunma suçu olarak da kullanılmaktadır. Hayasızca hareketler (teşhircilik) suçu ve cezası, 4721 sayılı Kanunda şu şekilde hüküm altına alınmıştır:

  • Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hayasızca Hareketler (Teşhircilik) Suçunun Unsurları

Teşhircilik suçu, seçimlik hareketli suçlardandır. TCK m.225’te düzenlenen seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesi ile birlikte hayasızca hareketler suçu tamamlanmış olur. Teşhircilik suçuna teşebbüs mümkünse de uygulamada teşhircilik suçunun teşebbüste kalmış halinde rastlanamamaktadır. Zira hayasızca hareketler suçu, sırf hareket suçudur. Aşağıda sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birinin işlenmesi halinde, hayasızca hareketler (teşhircilik) suçu işlenmiş olur:

  • Teşhircilik yapmak,
  • Alenen cinsel ilişkide bulunmak.

Alenen Cinsel İlişkide Bulunma Suçunun Cezası Nedir?

Karşılıklı rıza dahilinde olsa da iki kişinin “alenen” cinsel ilişkide bulunması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ilgili hükümleri gereği suçtur. Bu suça, alenen cinsel ilişkide bulunma suçu denir. Alenen cinsel ilişkide bulunma suçu, kadın – erkek arasında olabileceği gibi erkek – erkek veya kadın – kadın gibi aynı cinsiyette iki kişi arasında da olabilir. Alenen cinsel ilişki suçunun net olarak anlaşılması ve konu bütünlüğünün sağlanması adına “aleniyet” kavramının ceza hukukunda ne anlama geldiğini izah etmek yerinde olacaktır.

  • Ceza hukukunda aleniyet; icra edilen fiilin belirsiz sayıdaki kişilerce algılanabilecek, işitilebilecek ve görülebilecek bir ortamda ya da çok sayıda kişinin öğrenmesine imkan tanıyacak bir araçla işlenmesidir.

Ceza hukukunda aleniyet kavramının ne anlama geldiğini ifade etmiş bulunuyoruz. Bu anlamdan yola çıkarak “alenen cinsel ilişki” için bir tanım yapmak gerekirse; ahlak ve nezaket kurallarına aykırı davranarak cinsel arzuların tatmin edilmesi amacıyla hareket edilmesidir. Alenen cinsel ilişkiden söz edilebilmesi için cinsel ilişkinin mutlaka fiilen görülmüş olması veya seslerin duyulması şart değildir. Suçun oluşabilmesi için, çok sayıda kişinin cinsel ilişkide bulunulduğunu öğrenmesinin olanaklı olması yeterlidir.

Alenen cinsel ilişkinin yalnızca kamuya açık alanlarda söz konusu olacağı yönünde yaygın ve fakat yanlış bir kanı vardır. Bu suç, sadece kamuya açık alanlarda değil, kamuya açık olmayan alanlarda da işlenebilir. Bu noktada hemen belirtmek gerekir ki; hayvanlarla alenen cinsel ilişkide bulunulması da alenen cinsel ilişkinin oluşmasına sebep olur. Bu suçun oluşmasına neden olan ve Yargıtay uygulamaları ile suç teşkil ettiği kabul edilen hareketlerden bazıları şunlardır:

  • Fiil, gerekli tedbir alınmadığı için üçüncü kişiler tarafından görülebiliyorsa, kişilere ait özel mekanlarda işlense dahi alenen cinsel ilişkide bulunma suçu söz konusu olacaktır. Söz misali, kişiler kendi evinde cinsel ilişkiye giriyor; ancak, üçüncü kişilerin görebileceği şekilde perdeleri açık bırakıyorsa TCK m.225 suçu işlenmiş olacaktır.
  • Kamuya açık bir alanda cinsel ilişkide bulunmak.
  • Arabada cinsel ilişkide bulunmak.

Alenen cinsel ilişkide bulunmak; alt sınırı 6 ay, üst sınırı ise 1 yıl olmak üzere hapis cezasını gerektirir.

Teşhircilik Suçunun Cezası Nedir?

5237 sayılı Kanunun ilgili maddesinin gerekçesine göre ahlak temizliğine aykırı bir davranış olduğu için cezalandırılan teşhircilik suçu; bir kişinin cinsel organını ya da vücudunun sair cinsel bölgelerini belirli bir kişiye yönelik olmaksızın teşhir etmesi, göstermesi ile oluşur. Fail, cinsel organını ya da vücudunun sair cinsel bölgelerini belirli bir kişiye karşı göstermesi halinde teşhircilik suçundan değil, cinsel taciz suçundan söz edilecektir.

Şu halde, eylemin belirsiz sayıdaki kişiye karşı işlenmesi halinde söz konusu olan teşhircilik suçuna örnek vermek gerekirse; kişinin cinsel organını camdan göstermesi veya sokakta çıplak gezmesi.

Hemen belirtmek gerekir ki; teşhircilik yapmak suretiyle hayasızca hareketler suçu ile cinsel taciz suçunun beraber işlenmesi de mümkündür. Her iki suçun birlikte işlenmesi halinde 4721 sayılı Kanunun 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralları uyarınca faile hükmedilecek ceza, cezası en ağır suçun cezası olacaktır. Bu duruma bir örnek vermek gerekirse; sokakta cinsel organını belirli bir kişiye gösteren kişi, gerek teşhircilik suretiyle hayasızca hareketler suçunu gerekse cinsel taciz suçunu işlemiş olur.

Cinsel taciz suçuna hükmedilecek cezanın üst sınırının teşhircilik suretiyle hayasızca hareketler suçunun cezasının üst sınırından fazla olması nedeniyle faile hükmedilecek ceza, taciz suçu için öngörülen ceza olacaktır. Bu noktada özellikle belirtmek gerekir ki; hayasızca hareketler suçunun ceza alt sınırı 6 ay, taciz suçunun ceza alt sınırı ise 3 aydır. Şu halde, her iki suçu da işleyen fail hakkında taciz suçu sebebiyle cezaya hükmedilirken hayasızca hareketler suçunun ceza alt sınırı olan 6 aydan daha az bir cezaya hükmedilemez.

  • Teşhircilik suçunun failine hükmedilecek ceza; alt sınırı 6 ay, üst sınırı 1 yıl olmak üzere hapis cezasıdır. Teşhircilik suçu kapsamında önemle belirtmek gerekir ki, arabada öpüşmek ya da sokakta sarılmak gibi fiiller teşhircilik suçuna sebebiyet vermez.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve HAGB

Hayasızca hareketler (teşhircilik) suçunun failine hükmolunan hapis cezası – şartları varsa – adli para cezasına çevrilebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), sanığa hükmedilen cezanın belirli bir denetim süresi kapsamında sonuç doğurmaması, sanığa tanınan denetim süresi kapsamında belirli şartların yerine getirilmesi halinde ceza kararının netice doğurmayacak biçimde ortadan kaldırılarak ceza davasının düşmesine sebep olan ceza muhakemesi kurumudur.

Hayasızca hareketler (teşhircilik) suçu dolayısıyla hakkında hapis cezasına hükmedilen sanık, şartları oluşmuşsa HAGB hükümlerinden yararlanabilir. Ceza ertelemesi kurumu ise, mahkemece hükmolunan hapis cezasının cezaevinde infaz edilmesinden koşullu vazgeçilmesidir. Hayasızca hareketler (teşhircilik) suçu sebebiyle hükmedilen ceza kararı hakkında, şartları oluşmuşsa erteleme hükümleri uygulanabilir.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı

Hayasızca hareketler (teşhircilik) suçunun soruşturulabilmesi ve kovuşturulabilmesi için şikayet aranmaz, savcılık tarafından re’ sen soruşturulur. Bu itibarla, suça ilişkin herhangi bir şikayet süresi de mevcut değildir. Aynı zamanda, şikayetten vazgeçilmesi halinde hayasızca hareketler (teşhircilik) suçu sebebiyle yürütülen ceza davası düşmeyecektir. Suç, düzenlenen dava zamanaşımı süresine dahilinde her zaman soruşturmaya konu edilebilir.

Hayasızca hareketler (teşhircilik) suçunu konu alan yargılamalarda 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresi vardır. Suç, 8 yıllık süre dahilinde her zaman soruşturulabilir. Dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra teşhircilik suçunun soruşturmaya konu edilebilmesi mümkün değildir.

Görevli Mahkeme ve Uzlaşma

Hayasızca hareketler (teşhircilik) suçu sebebiyle yapılacak yargılamalar, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yerine getirilir. Ceza hukukunda uzlaşma, suç isnat edilen kişi ile mağdurun bir uzlaştırmacı marifetiyle iletişim kurarak uzlaşmasını ifade eder. Hayasızca hareketler (teşhircilik) suçu, uzlaşma prosedürüne başvurulabilecek suçlardan değildir.

Sıkça Sorulan Sorular

Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Hayasızca hareketler (teşhircilik) suçu sebebiyle hakkında hapis cezasına hükmedilen sanık, koşulları mevcutsa HAGB hükümlerinden faydalanabilir.
Hayasızca hareketler (teşhircilik) suçu, Asliye Ceza Mahkemesinin görev alanına girer.