Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Destekten yoksun kalma tazminatı

Destekten yoksun kalma tazminatı günlük hayatta en çok açılan tazminat davalarının başında gelmektedir. Özellikle ölümlü trafik kazaları sonucunda destekten yoksun kalma tazminatı istenmektedir. Bir kişinin ölümüne sebep olmak haksız bir fiil teşkil etmektedir. Bu kişinin ölmesi neticesinde yalnızda ölen kişi değil ölen kişinin yakınları da zarara uğrar. Destekten yoksun kalma tazminatı ise tam olarak bu nedenden ötürü ölen kişilerin uğradığı zararı tazmin etmeye yönelik olarak düzenlenmiştir. Ölen kişinin desteğinden yoksun kalan ve ileride yoksun kalacak kişiler bu davayı açabilir. Tazminat Hukuku’nda büyük bir uygulama alanına sahip olan destekten yoksun kalma tazminat davasını İstanbul AHD Hukuk Bürosu’nun kıdemli avukatları ile açmanızı tavsiye ederiz. İstanbul Tazminat Avukatı hukuki sürecinizi başarı ile yönlendirecek ve hak kaybına uğramanızın önüne geçecektir.

Destekten Yoksun Kalmak Ne Demektir?

Destekten yoksun kalma tazminatı öle kişinin desteğinden yoksun kalma halinde verilen bir tazminattır. Bu bağlamda destekten yoksun kalma olgusu tazminatın kazanılması için hukuken şarttır. Destek kavramı ihtiyaçların karşılanmasına yöneliktir. Ancak yoksun kalınan bu destek kural olarak düzenli ve devamlı ya da ileride devam edebilecek nitelikte bir destek olmalıdır. Örneğin, ölen kişinin bir akrabasına bir kereliğine yaptığı ya da çok düzensiz şekilde ara ara yaptığı maddi yardımlar destekten yoksun kalma tazminatı alabilmek için yeterli değildir.

Bunun yanı sıra hukukumuzda farazi destek kavramı da kabul edilmektedir. Söz konusu destek ilişkisinin varlığı “Bu kişi ölmeseydi ileride tazminat isteyen kişiye kuvvetle ihtimal yardımda bulunacağı” söylenebiliyorsa kabul edilir ve tazminat kazanılabilir. Nişanlılık ilişkisi bunun en temel örneğidir. Nişanlılardan birinin trafik kazasında hayatını kaybetmesi durumunda sağ kalan diğer nişanlı destekten yoksun kalma tazminat davası açabilir. Çünkü bu trafik kazası sebebiyle ölüm neticesi olmasaydı ileride birbirlerine destekte bulunacakları kuvvetle muhtemeldir ve hayatın olağan akışına uygundur. İstanbul Trafik Avukatına danışarak hangi koşullarda destekten yoksun kalma tazminatı alabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek o kişinin yaşam hakkının ihlal edilmesi neticesini doğurur. Bu kişinin ölümü sadece kendisi için değil destekçileri açısından da zarar meydana getirir. Destekten yoksun kalma tazminatı ise ölen kişinin desteğinden yoksun kalan kişilerin uğradıkları maddi ekonomik zararı tazmin etmeyi amaçlar. Bir diğer deyişle, kanunlarımız ölen kişinin destekçilerinin bu ölüm olayı yüzünden muhtaç duruma düşmesini önlemeye çalışmaktadır. Örneğin, trafik kazasında hayatını kaybeden bir babanın, eşi ve çocukları bu kişinin desteğinden yoksun kalacaklardır. Aynı şekilde bu babanın düzenli olarak destek olduğu kişiler de destekten yoksun kalacakları için tazminat davası açabilirler. AHD Hukuk Bürosu’nu ziyaret ederek alanında uzman tazminat hukukçuları ile hukuki sürecinizi başlatabilirsiniz.

Destekten Yoksun Kalma Tazminat Davası Şartları

Herkes destekten yoksun kalma tazminatı kazanamaz. Bu tazminat kendine özgü bazı hukuki şartlara tabidir. Bu şartlar ;

          1. ÖLÜM OLAYI GERÇEKLEŞMELİDİR.

Destekten yoksun kalma tazminatı sadece bir kişinin ölümü neticesinde talep edilebilir. Yaralanan kişinin destekçileri bu tazminat davasını açamaz ancak başka hukuki yollara başvurabilir. Bununla ilgili ayrıntılı bilgi için İstanbul Tazminat Avukatı’na danışabilirsiniz. Bununla birlikte ölüm olgusu ancak bir kişinin beyin ölümü gerçekleştiğinde sağlanmış olur.

          2. ÖLENİN DESTEKÇİSİ KONUMUNDA OLMAK GEREKİR.

Herkes destekten yoksun kalma tazminatı isteyemez. Kanun koyucu sadece ölenin desteğinden yoksun kalan kişilere bu tazminat hakkını tanımıştır. Tazminat isteyen kişi, ölen kişinin destekçisi olduğunu ispatlamakla mükelleftir. pratik hayatta bu tazminat davasını genellikle ölen kişinin eş ve çocukları açtığı görülmektedir. Ancak mutlaka akraba olmaya gerek yoktur. Ölen kişiyle hiçbir kan bağı olmayan kişiler de bu tazminatı açabilir. Önemli olan destek ilişkisidir. Örneğin, ölen kişinin düzenli olarak bir öğrenciye burs vermesi halinde burstan mahrum kalan o öğrenci de bu davayı açabilir.

          3. BAKIMA İHTİYACI OLMAK ve DESTEKTEN YOKSUN KALMAK GEREKİR.

Bakıma ihtiyaç duymak yoksul olmak anlamında değildir. Tazminat isteyen kişi, desteğinden mahrum kaldığı kişinin desteğine muhtaç olmalıdır. Örneğin, burs alan öğrencinin bursunun ölüm sebebiyle kesilmesi halinde ekonomik yaşamında olumsuz etkiler olması tazminat için yeterlidir. Böylece bu kişi ölenin desteğinden mahrum kalmış olacaktır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İsteyebilecek Kişiler

Kural olarak ölenin desteğinden yoksun kalan herkes bu tazminatı isteyebilir. Bu kişiler somut olayın varlığına göre değişir. Ancak uygulamada yerleşik içtihatlar doğrultusunda destekten yoksun kalacakları kabul edilen kişilere sizler için yer vereceğiz. AHD Hukuk Bürosu’nun destekten yoksun kalma tazminatının inceliklerini bilen tazminat avukatlarından hukuki destek alarak somut olayda kimlerin dava açabileceğini tespit edebilirsiniz.

Bu kişiler kısaca;

  • Ölenin eşi
  • Ölenin nişanlısı
  • Ölenin çocukları
  • Ölenin anne veya babası
  • Ölenin düzenli olarak destek olduğu kardeşleri
  • Ölenin düzenli olarak destek olduğu akrabaları
  • Ölenin düzenli olarak burs verdiği kişiler
  • Ölenin düzenli olarak maddi yardımda bulunduğu kişiler

Belirttiğimiz üzere, destekten yoksun kalma tazminatı alabilecek kişiler her olayda değişiklik gösterir. Örneğin, bir olayda ölenin hiç görüşmediği kardeşleri bu tazminatı alamazken başka bir olayda kardeşler bu tazminat hakkına sahiptir. Dava sürecinde hak kaybına uğramamak için Çekmeköy Trafik Avukatına danışabilirsiniz.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Ne Kadardır ?

Destekten yoksun kalma tazminat davası açarken dava dilekçesine talep ettiğiniz tazminat miktarını yazmanız gerekir. Hakim talep edilenden fazla bir miktara hükmedemez. Bu bağlamda İstanbul Tazminat Avukatı ile dava dilekçenizi hazırlamanız ve tazminat miktarı hesaplamanız daha lehinize olacaktır. Tazminat hesaplanırken ölen kişinin kusuru, bakmakla yükümlü olduğu kişiler, bu kişilerin medeni halleri, eğitim durumları, yaşları gibi onlarca husus gözetilir. Genellikle bu hesaplama uzman bilirkişiler tarafından yapılmaktadır. Bu miktar kimi zaman yüzbinlerce lirayı aşmaktadır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Zamanaşımı

Tazminat davası açarken riayet etmeniz gereken süreler vardır. Bu süreleri kaçırdığınız zaman tazminat davası açma hakkınız son bulur ve hak kaybına uğrarsınız. Bu nedenden ötürü davanızı Çekmeköy Tazminat Avukatı ile takip etmeniz sizleri koruyacaktır. Destekten yoksun kalma tazminatı 2 yıl içinde ve her halükârda haksız fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır. 2 yıllık süre ölüm olayını ve buna sebebiyet vereni öğrenmekle başlar. Üzerinden 10 yıl geçmekle de son bulur.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Yargıtay Kararları

“Şu durumda davacı İlgen mirası reddettiğine göre, ölen eşinden dolayı destekten yoksun kalma tazminatı istemi MK’nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmamaktadır. Aksinin kabulü halinde kendisi karşı tarafa tazminat ödemekten kurtulacak ancak karşı taraftan ölen eşi nedeniyle tazminat alabilecektir ki, bu da hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olup hakkaniyete aykırıdır, yasa ise hakkın kötüye kullanılmasına olanak vermemelidir. O halde davacı İlgen’in destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebinin reddi gerekir.”

Hukuk Genel Kurulu 2007/4-222 E., 2007/222 K.

Destekten yoksun kalınacak sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak, desteğin çocuk olması halinde 18 yaşın desteğin başlayacağı yaş olarak kabulü gerekmektedir. Somut olayda; davacı … 1997 doğumlu olup dava tarihinde 16 yaşında olduğu davacı vekili tarafından öğrenci olduğu iddia edilmekte, bu hususun … Milli Eğitim Müdürlüğünden sorulması talep edilmektedir. Bu durumda, mahkemece, ilgili Milli Eğitim Müdürlüğünden davacının kaza ve dava tarihi itibari ile öğrenim görüp görmediği araştırılarak, öğrenci olduğunun tespiti halinde öğreniminin sona erdiğinden söz etmek mümkün olamayacağından öğrenim süresinin 25 yaşına kadar devam edeceği ve 25 yaşına kadar annesinden destek göreceğinin kabulü gerekir.”

17. Hukuk Dairesi         2015/7860 E.  ,  2018/1473 K.

“Davacıların farazi desteği … 17 yaşında hayatını kaybetmiştir. Farazi desteğin anne ve babasına destek olmaya başlayacağı yaş belirlenirken ailenin sosyal ve ekonomik durumu, desteğin öğrenim durumu ve yöresel koşullar dikkate alınır. Destek …’ün yüksek öğrenime devam edebileceğine yönelik hiç bir somut delil yoktur. O halde yerleşik uygulamalara göre kız çocuğunun 20 yaşında çalışarak ailesine destek olmaya başlayacağı kabul edilerek tazminat belirlenmelidir. Mahkemece hatalı değerlendirme ile 17 yaşında destek olacağının kabulü doğru görülmemiştir.”

17. Hukuk Dairesi         2012/8482 E.  ,  2012/10204 K.

“Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir.”

17. Hukuk Dairesi         2012/8313 E.  ,  2013/5164 K.

“Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine, bir kısmını da eş, çocukları ile ana ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Ancak destek almaktan vefat, evlilik ya da destek alma ihtiyacının sona ermesi gibi nedenlerle çıkan kişinin payı diğer destek alanlara aktarılarak hesaplama yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda müteveffanın anne ve babasının destek payı ayrılmadan hesaplama yapıldığı, davalı vekilinin de bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile rapordaki tüm aleyhe hususlara itiraz ettiği görülmektedir. Müteveffaya ait nüfus kayıtları incelendiğinde, desteğin anne ve babasının da sağ olduğu anlaşılmakla, bu durumda, mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak desteğin anne ve babasının da hayatta olduğu gözetilmek suretiyle yukarıdaki açıklamalar ışığında davacıların destek payının yeniden değerlendirilmesi ve sonucuna göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek) bir karar verilmesi gerekirken…”

4. Hukuk Dairesi         2021/14799 E.  ,  2021/4027 K.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Trafik kazasında sakatlık meydana gelmişse bu dava açılabilir mi?

Hayır, destekten yoksun kalma tazminatı ölüm halinde gündeme gelebilir.

Ölüm kazadan 5 yıl sonra gerçekleşmiş ise tazminat davası açabilir miyiz?

Evet, ölüm olayından itibaren 2 yıl içinde dava açabilirsiniz.

Ölenin kusurlu olması tazminatı engeller mi?

Hayır, bu husus sadece tazminat miktarını düşürebilir.

Ölenin eski eşi bu davayı açabilir mi?

Ölenin eski eşi de herkes gibi ölenin desteğinden mahrum kalma şartını taşıyorsa dava açabilir. Bu soru somut olay üzerinden değerlendirilmelidir. Uygulamada ölenin eski eşine boşanmadan sonra da maddi yardımda bulunduğu olaylarda dava kabul görmektedir.

Destekten yoksun kalma tazminat davası nerede açılır ?

Destekten yoksun kalma tazminatı için görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise davalının yani ölüme sebebiyet veren kişinin yaşadığı yer mahkemesidir. Davanızı yetkili ve görevli mahkemede açmanız dava sürecinizin sağlıklı işlemesi açısından oldukça önemlidir. Pratik hayatta bazı davalar davanın yanlış yerde açılması gerekçesiyle reddedilmektedir. AHD Hukuk Bürosu’nu ziyaret ederek dava sürecinizi etkili şekilde başlatabilirsiniz.