Zilyetliğin Korunması Davası

Zilyetliğin Korunması Davası

Kişi bir şeyin üzerinde fiili hakimiyet sahibi ise onun zilyedidir. Zilyetliğin Korunması Davası basit yargılama usulünün uygulandığı dava türleri arasında yer almaktadır. Zilyet, zilyetliğin ayni veya şahsi bir hakka dayanması halinde hak zilyetliğin korunması davası niteliğinde değerlendirilir. Bu tür davalarda hak davanın tartışma konusu değildir. Davayı kazanma ya da kaybetme neticesi sahip olunan hak üzerinde etkili olan bir unsur değildir.

Bu tür davalarda açılan dava ile üçüncü kişilere ait olan taşınmazlarda taraflardan hangisi üstün zilyetliğe sahipse onun zilyetliği korunmaktadır. Zilyetlik davalarında malın farklı şekillerde zarara uğramış olmasına bağlı ya da zilyedin elinden alınmaya çalışma söz konusu ise hukuk yoluna başvurulur. Mal sahibi zilyedin isteği dışında elde edildiğini düşündüğünde 5 yıllık süre içinde dava açmalıdır. 

Zilyetliğin Korunması Davaları

Zilyetliğin korunması davaları söz konusu ise saldırıda bulunanın saldırı gerçekleştirdiği şey üzerinde bir hak iddia etmesi zilyetliği saldırıya uğrayanın ona dava açmasına engel teşkil etmez. Açılan davalar ise saldırının sona erdirilmesi, saldırı sebebinin önlenmesi ve saldırı sonucu oluşan zararın giderilmesi amacını taşır.

Bir kişiye ait eşya üzerindeki hakimiyetin sonlandırılmasına çalışmak gasp niteliği taşır. Kişinin eşya üzerindeki hakimiyeti zorlaştırılırsa ya da güçleştirilirse bu durum saldırı olarak nitelendirilmektedir. Saldırı söz konusu ise davalının üstün hak iddiası dikkate alınmamaktadır.

Zilyetliğin İdari Yoldan Korunması

Zilyetliğin idari yoldan korunması için yasa koyucunun taşınmazlara yönelik özel bir kanun aracılığı ile hareket ettiği görülür. Bu sayede idari yoldan koruma sağlanmaktadır. Yalnızca taşınmaz zilyetliğini ilgilendiren idari yoldan koruma taşınmazların ekonomik açıdan değerli mallar olması ile ilgilidir. 

Uyuşmazlığın adli yargıya intikal ettiği durumlarda ya da ihtiyati tedbir kararı alınmış ise idari yargı yolu ile zilyetliğin korunması söz konusu olmamaktadır. Zilyetliğin idari yoldan korunması özel mülkiyete ait taşınmazların yanı sıra kamuya ait taşınmazlar için de mümkündür.  Zilyetliğin idari yoldan korunması aşağıdaki koşullar sağlandığında mümkün olabilir:

  • Dava açılmamış olması,
  • Ortak bir taşınmaz mal olması,
  • Taşınmaz zilyetliğine tecavüz veya müdahale gerçekleşmesi.

Özellikle vurgulamakta yarar var ki başta zilyetliğin korunması olmak üzere zilyetliğe ilişkin bilumum hukuki iş, işlem, uyuşmazlık ve davada telafisi güç kayıplar yaşanmaması adına, 4721 sayılı yürürlükteki Türk Medeni Kanunu’nda ve özel hukukta uzman ve yetkin bir avukattan yardım alınması en sağlıklı yaklaşım olacaktır.

Zilyetlik Nedir, Ne Demek?

Bir eşya üzerinde fiili hakimiyet kurmak zilyetliği ifade eder. Bir mal üzerinde fiili hakimiyeti olan kişi o malı el altında bulundurabilir, kullanabilir. Mülkiyetten farklı olarak zilyetlik kavramı fiili bir durumu ifade eder. Mülkiyette bir haktan söz edilirken zilyetlikte fiili bir durum söz konusudur. Zilyet olunan eşyayla zilyet kişi fiili bir bağla bağlanır. Mülkiyette ise eşya ve malik kişi arasındaki bağ hukukidir.

Zilyetlikte zilyetlik iradesi ve fiili egemenlik birlikte aranır. Zilyet, eşyayla arasında fiili bağ olan kişiyi ifade etmektedir. Hazineye ait zilyetler devlete ait mallardır. Bu zilyetlerin belirli süreler içinde başkalarına devredilebilmesi mümkündür. Zilyetlik hakkı olan kişi ya da kişilere zilyet denir. Bir taşınmazın yasal sahibi onun zilyedidir. Zilyet bir kişi olabileceği gibi birden fazla kişi de olabilir. Taşınmaz malların yanı sıra taşınabilir mallar için de zilyet geçerlidir.

Zilyet aslen kazanılabilir. Bu durum söz konusu zilyedin malik tarafından elde edilmesi demek olur. Zilyet tesisen kazanıldığında mal sahibi kendisine ait malı korur ve istediği zaman başkasına zilyetlik şansı verebilir. Zilyet devren kazanıldığında tesisen kazanılmaya benzer bir durum söz konusu olmaktadır. Zilyet miras yolu ile kazanılırsa kişinin vefatının ardından söz konusu malın mirasçılara intikal etmesinden bahsedilmiş olur.

Zilyedin Fonksiyonları

Zilyedin fonksiyonları arasında aleniyet ve mülkiyete karine ilk sırada yer alır. Bu fonksiyon ile kişinin üzerindeki zilyedin varlığının kanıtlanması gerekliliği ifade edilir. İktisap işlevi kapsamında ise bir zilyetlik uzun yıllar boyunca bulunursa sorun çıkmaması halinde daha uzun zamanlar üzerinde bulunmasının doğru olacağı anlamına gelir. Koruma işlevi kişinin malını korumayı ifade eder. Huzur ve sükunu sağlama işlevi ile bir malın zilyetliği sebepsiz yere kimseden alınamaz. 

İktisap Ne Demek?

İktisap kelimesi; kazanmak, elde etmek anlamlarını ihtiva eder. Hukuki bir terim olarak ise hak sahibinin bir şeyin mülkiyetine sahip olması için geçerli yollar iktisap anlamına gelmektedir. Aslen iktisap; bir hakkın ilk sahibine direkt olarak iktisap etmesi olurken bir hakkın bir kişiden diğerine geçmesine de devren iktisap denmektedir. 

Malik Ne Demek?

Bir şeye sahip olan maliktir. Malik kelimesi iyelik anlamının yanı sıra bir şey üzerinde iyelik hakkı bulunan anlamına da gelmektedir. Bir şey üzerindeki hak sahipleri malik olarak tanımlanır. Bir evin sahibi aynı zamanda onun malikidir. Taşınır bir malın zilyedi onun maliki sayılmaktadır. Taşınırı elinde tutan kişi ya da elinde tutan kişinin işaret edeceği kişi taşınırın maliki olur. 

Mülkiyet Karinesi Nedir?

Menkul bir şeyin zilyedi onun maliki olarak sayıldığında mülkiyet karinesi kurulmuş olur. Kanun uyarınca zilyetlik bir hak karinesi olarak korunur. Zilyetliğe temel teşkil ettiği kabul edilen hakka yönelik bir zedelenme olmaması için bu koruma yapılmaktadır.

Mülkiyet karinesinde ise bir taşınır malın zilyedinin onun maliki sayılması esas alınır. Kanun gereği bu karineden yararlanabilenler sadece mala doğrudan zilyet olanlar değildir. Vasıtalı zilyetler de bu karineden yararlanabilmektedir. Dava açıldığında zilyedin mülkiyet hakkını ispat zorunluluğu bulunmaz. 

Tapuda Zilyet Ne Demek?

Bir kişi bir mal üzerinde hakimiyet sahibi ise o malın zilyedidir. Taşınır ya da taşınmaz mallar söz konusu olduğunda mülk sahibine ait mal üzerindeki hakimiyet hakkı zilyetliktir. Gayrimenkul üzerindeki hakimiyet hakkı zilyet hakkıdır. Mülkün sahibi olmak ile karıştırılmaması gereken bu kavram zilyet söz konusu olduğunda kullanım hakkını tanımlamaktadır. Tapusu olmayan gayrimenkuller için zilliyetli tapu ifadesi kullanılır.

Zilyetlik aslen, miras yolu ile, devren ve tesisen kazanılabilen bir haktır. Bir malı kullanma ya da el altında bulundurma anlamına gelen zilyet ile kişinin bir mal üzerindeki hakimiyeti ifade edilir. Tapu kayıtlarında sahibi olmayan ya da sahibinin gaipliği vuku bulan zilyetlerde askıya alınma olduğunda malik kişiler dava yoluna başvurabilir. Bu davalar tapu iptali ve tescil davaları olarak adlandırılır. Tapu iptali ve tescil davalarının sonuçlanması da uzun sürebilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Zilyetliğe Dayalı Ne Demek?

Eşyanın üzerindeki fiili hakimiyeti ifade eden zilyetlik kişiye belirli yetkiler kapsamında hareket etme serbestisi yaratır. Fiili bir durum olması en belirgin özelliğidir. Zilyetliğe dayalı demek mülk üzerinde fiili hak sahibi olmayı ifade eder.

Zilyet Hakkı Nedir?

Kişilerin niteliği belli olan mallar üzerindeki fiili hakları zilyet hakkıdır. Medeni Hukuk’u ilgilendiren bu kavram Eşya Hukuku kapsamında ele alınmaktadır. Zilyet hakkı ile bir malın üzerindeki kişiye ait fiili haklardan söz edilir.

Zilyet Hakkı Kaç Yıldır?

Kanuni açıdan zilyet hakkı 20 yıldır. Zilyetlik durumu fiilen ve yasal olarak devam ettiğinde kişiye kanunen tanınan hak 20 yıldır. Malik sıfatı ile kanunda zilyetliğin kesintisiz olarak en az 20 yıl devam ediyor olması koşulu aranır.

Haksız Zilyet Nedir?

Zilyetlik hakkı devam ederken zilyetliğin herhangi bir nedene dayandırılmaması haksız zilyedi oluşturmaktadır. Zilyetliğin kazanılabilmesi için zilyetlik iradesi ve fiili hakimiyet hakkı koşulları olması gerekir.