Vergi Hukukunda Genel Usulsüzlük Suçu ve Cezası

Vergi Hukukunda Genel Usulsüzlük Suçu ve Cezası

Vergi kabahatleri olarak da bilinen hukuka aykırılıklar 213 sayılı yürürlükteki Vergi Usul Kanunu uyarınca usulsüzlük, vergi zıyaı ve özel usulsüzlük kabahatleri olarak adlandırılır. İdari para cezasının uygun görüldüğü bu kabahatler için incelemeyi vergi dairesi yapar. İdareye verilen bu yetki, devletin egemenliğini sürdürmek için uygulamak zorunda olduğu ve hukuka bağlı olarak izlenen bir yoldur.

Vergi Usul Kanunu 352. madde uyarınca usulsüzlükler birinci ve ikinci derece usulsüzlük olarak ayrılır. Usulsüzlükler için ceza verileceği zaman ise derecelere ve kanundaki cetvele bakılır. Vergi Hukukunda genel usulsüzlük suçu ve cezasını mercek altına almadan önce bahse konu madde metnini paylaşalım:

“Madde 352 – (Değişik : 30/12/1980-2365/76 md.)

Usulsüzlükler, aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna bağlı cetvele göre cezalandırılır. Usulsüzlük fiili re’sen takdiri gerektirirse, bağlı cetvelde yazılı cezalar iki kat olarak kesilir.

I inci derece usulsüzlükler:

1. (Değişik: 4/12/1985-3239/25 md.) V ergi ve harç beyannamelerinin süresinde verilmemiş olması;

2. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden herhangi birinin tutulmamış olması;

3. Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık olması;

4. (Mülga: 22/7/1998-4369/82 md.)

5. Çiftçiler tarafından 245 inci madde hükmüne göre muhtar ve ihtiyar heyetlerince yapılan davete müddetinde icabet edilmemesi;

6. Bu Kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (Madde 215 – 219 ile mükerrer madde 242) uyulmamış olması (Her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tespit edilen usulsüzlükler tek fiil sayılır);(2)

7. İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi;

8. Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin yaptırılmamış olması (Kanuni sürenin sonundan başlıyarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirilenler, tasdik ettirilmemiş sayılır.);

9. Diğer ücretler üzerinden alınan Gelir Vergisinde, tarh zamanı geçtiği halde verginin tarh ettirilmemiş olması; (1)

10. (Mülga: 18/4/1984-2995/4 md.)

11. (Ek: 4/12/1985-3239/25 md.) Veraset ve intikal vergisi beyannamesinin 342 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde verilmiş olması.

II nci derece usulsüzlükler:

1. (Değişik: 4/12/1985-3239/25 md.) Veraset ve intikal Vergisi Beyannamelerinin süresinin sonundan başlayarak 342 nci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen süre içinde verilmiş olması; (Mülga: 3/4/2002-4751/7 md.)

2. Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen bilgileri ihtiva edecek doğru bir şekilde yapılmaması;

3. (Mülga: 18/4/1984-2995/4 md.)

4. (Değişik: 3/12/1988-3505/4 md.) Vergi kanunlarında yazılı bildirmelerin zamanında yapılmamış olması (işe başlamayı bildirmek hariç);

5. Vergi karnesinin süresinin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde alınmamış olması;

6. Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin, süresinin sonundan başlayarak bir ay içinde yaptırılmış olması;

7. (Değişik: 4/12/1985-3239/25 md.) V ergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer düzenlemelere ilişkin hükümlere uyulmamış olması;

8. Hesap veya muamelelerin doğruluk veya açıklığını bozmamak şartıyla bazı evrak ve vesikaların bulunmaması veya ibraz edilmemesi.

Özel usulsüzlükler ve cezaları:

a) Fatura ve benzeri evrak verilmemesi ve alınmaması ile diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmaması”

Vergide Genel Usulsüzlük

Devletler egemenliklerini devam ettirebilmek için vergiye ihtiyaç duyar. Düzenli bir mali kaynağa ihtiyacı olan devletlerin vergiler aracılığı ile bu kaynağa sahip olduğu görülmektedir. Egemenlik hakkı çerçevesinde vergilendirme yetkisini kullanan devlet, idare aracılığı ile bu işlemleri yapar.

Devlet idarelere vergi toplama yetkisini verirken usulsüzlükler karşısında cezai yaptırım uygulama yetkisini de idare kurumuna vermiştir. Bu noktada devlet, vergilerin etkin ve düzenli olarak toplanabilmesini ister. Vergi yasalarına aykırı hareket eden yükümlüler vergi ceza sistemi kapsamında idari mali yaptırımlara maruz kalır. Bu yaptırımlar usulsüzlük cezaları olarak yükümlülere uygulanır.

Genel Usulsüzlük Suç ve Cezaları Nelerdir?

Usulsüzlüğe ilişkin suç ve cezalar genel ve özel usulsüzlükler olarak ayrılmaktadır. Genel usulsüzlük suç ve cezaları için de ikili bir ayrımdan söz edilebilir. Birinci derece ve ikinci derece usulsüzlükler olarak sınıflandırılan bu aykırılıklar hukuka aykırı durumun ağırlığına göre ayrılır.

Birinci derece usulsüzlükler ikinci derece usulsüzlüklere kıyasla daha ağır olan aykırılıkları ihtiva eder. İkinci derece usulsüzlükler için birinci derece usulsüzlüklere kıyasla daha hafif aykırılıklardan söz edilmesi söz konusudur.

VUK 352 Birinci Derece Usulsüzlükler

Vergi Usul Kanunu 352. Madde kapsamında birinci derece usulsüzlükler belirtilmiştir. Birinci derece usulsüzlükler aşağıdaki gibidir:

  • Beyannamelerin süresinde verilmemesi,
  • Defter tutmama,
  • Kayıt ve belgelerin noksan-usule aykırı olması,
  • Ekim-sayım beyan çağrısına uyulmaması,
  • Kayıt düzenine ilişkin hükümlere aykırılık,
  • İşe başlamanın zamanında bildirilmemesi,
  • Defter tasdiklerinin yaptırılmaması,
  • Diğer ücretlerin vergisinin zamanında tarh ettirilmemesi,
  • Veraset ve intikal beyannamelerinin ikinci ek sürede verilmemesi.

İkinci derece usulsüzlükler ise şunlardır:

  • Veraset ve intikal vergisi beyannamelerinin birinci ek sürede verilmesi,
  • Ekim-sayım beyanlarının yapılmaması, eksik veya yanlış beyan yapılması,
  • İş başlama bildirimleri dışındaki bildirimlerin zamanında yapılmaması,
  • Vergi karnesinin alınmaması,
  • Defterlerin geç tasdik edilmesi,
  • Beyanname, belge ve bildirimlerde şekil şartına aykırılık,
  • İşlemlerin doğruluğunu bozmayan belgelerin ibrazının yapılmaması.

Vergi Kabahatleri Nedir, VUK Uyarınca Verilen Cezalar Nelerdir?

Hukuka aykırılıklar arasında yer alan vergi kabahatleri idari para cezası ile sonuçlanmaktadır. İncelemeyi hangi idare yapıyorsa idari para cezasını düzenleyen merci de o olur. İdari para cezası için de Vergi Usul Kanunu’nda yer alan yaptırımlara göre hareket edilmektedir. Vergi Usul Kanunu uyarınca vergi kabahatleri şunlardır:

  • Vergi zıyaı
  • Özel usulsüzlük,
  • Usulsüzlük.

Vergi Usul Kanunu’nda düzenleme altına alınan vergi kabahatlerini incelemeden önce özellikle şu hususun altını çizmekte fayda var: vergi hukukunda genel usulsüzlük suçu ve cezasına ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde hatalı veya ihmali bir işlem sebebiyle hak kaybı yaşamamak ve etkin bir biçimde müdafaa edilmek adına vergi avukatından yardımına başvurmak oldukça önemlidir.

Vergi Zıyaı Nedir?

Mükellef vergilendirme ile ilgili görevleri yerine getirmediğinde ya da eksik olarak bunları yaptığında vergi zamanında taahhuk etmezse ya da eksik taahhuk ederse bu durum vergi zıyaı anlamına gelir. Kişinin verginin noksan taahhuk ettirilmesine neden olan beyanları veya gerçeği yansıtmayan şahsi, medeni halleri ifade eden beyanlar sebebi ile de vergi zıyaı oluşabilir.

Verginin haksız yere geri iadesine sebep olan haller de vergi zıyaıdır. Vergi zıya inde cezalandırılan ortaya çıkan zarardır. Diğer durumlarda ortaya çıkan hal vergi kaybıdır. Diğer vergi kabahatleri söz konusu olduğunda tehlike cezalandırılır. Vergi zıya inde ise kayıplar sebebi ile vergi mükellefine ceza kesilir. Vergi zıyaının oluşması için verginin tarh döneminin geçmiş olmasına bakılır.

Verginin sonradan taahhuku olması durumunda da vergi zıyaı cezası uygulanabilir. Burada cezalandırmaya sebep olan olay idarenin zarara uğratılmış olmasıdır. Cezalandırma sırasında mükellefin kasıtlı olup olmamasının bir önemi yoktur. Vergi zıyaının oluşması durumunda 341. Maddede yazılı hallerin varlığı söz konusu ise kesilecek ceza verginin bir katı tutarında olur.

Vergi Usul Kanunu 359. Madde uyarınca idarenin zarara uğratılması durumunda ise kesilen ceza üç kata çıkar. Kanuni süre geçtikten sonra mükellefin beyanname vermek zorunda olması durumunda ve vergi incelemesi de başlatılmamış ise bu durumda ceza %50 oranında uygulanır. 

VUK 351 Usulsüzlük ve Cezası

Vergi kanunları uyarınca şekle ve usule aykırılık teşkil eden haller cezalandırılmaktadır. Usulsüzlük oluşması durumunda idare vergi kaybını değil ortaya çıkan tehlike sebebi ile mükellefi cezalandırır. Şekle ve usule aykırılık oluşması mükellef açısından cezalandırılma sebebi olur.

Vergi Usul Kanunu usulsüzlük olarak tanımlanan fiilleri 1. Derece genel usulsüzlük ve 2. Derece genel usulsüzlük kapsamında iki ayrı konu başlığı olarak değerlendirir. Bu durumda da 1. Derece genel usulsüzlüklerin ayrıntıları aşağıdaki gibi sıralanabilir:

Birinci Derece Genel Usulsüzlükler

  • Veraset ve intikal vergileri beyan edilirken süresinin sonundan başlamak kaydı ile 342. Maddenin 1. Fıkrası kapsamında yer alan sürede beyanın yapılması. Veraset ve intikal vergilerinin veraset ve harç beyannameleri hiç verilmediğinde de birinci derece usulsüzlük olarak değerlendirilmektedir. Veraset ve intikal vergisi beyan edilirken beyanname verme süresi dışında 15 ‘er günlük iki ayrı ek süre daha verilir. Bu vergi beyanı ikinci 15 günlük ek sürede yapıldığında bir kat tutarında birinci derece usulsüzlük cezası kesilmektedir.
  • Ekim ve sayım beyanları yapılacağı zaman kanunda ön görülen süreye uyulmaması ya da kanunda talep edilen bilgileri içermemesi. Bu karar zirai kazanç yükümlülerini ilgilendirmektedir. GVK 54. Maddesinde yer alan işletme büyüklüğünün üzerindeki çiftçiler zirai işletmeleri hangi köy ve mahallede ise oranın muhtarlıklarına başvurmak sureti ile işletmesine ilişkin faaliyet bilgilerini beyan eder. Bu beyanın incelenmesi muhtar ve ihtiyar heyetinin görevidir. Muhtar ve ihtiyar heyeti beyan sahibi ile ilgili incelemeyi yaptıktan sonra beyanın yanlış ve eksik olması halinde ya da hiç beyanda bulunulmamışsa yükümlüyü davet eder. Yükümlü bu çağrıya uymazsa Vergi Usul Kanunu uyarınca birinci derece usulsüzlük cezasına çarptırılır.
  • İş başlamayı bildirmek dışında vergi kanunlarında yer alan yazılı bildirimlerin vaktinde yapılmaması. Vergi Usul Kanunu 153. Madde kapsamında vergiye tabi olan ticaret ve sanat erbaplarının, serbest meslek erbaplarının, kurumlar vergisi mükelleflerinin işe başladığında vaktinde işe başlama bildirimi yapması zorunludur. Kolektif ve adi şirket ortakları, komandit şirketlerin komandite ortakları için de aynı durum geçerlidir. Yukarıda sayılan yükümlülerin zamanında işe başlama bildiriminde bulunmaması birinci derece vergi usulsüzlüğü olarak değerlendirilmektedir.
  • Süresinin sonundan başlamak kaydı ile 15 gün geçmesine rağmen vergi karnelerinin alınmaması,
  • Zorunlu tasdik gerektiren defterlerden herhangi birisinin tasdikinin süresinin sonundan başlamak kaydı ile ve bir aylık sürede yapılmamış olması. Defter tutmama sebebi ile de birinci derece usulsüzlük cezaları uygulanır. Defter tutmama şu şekilde açıklanabilir: Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla sanayi kuruluşlarının yanı sıra işletmelerin ticari faaliyetleri kapsamında büyük defter, işletme hesabı defteri, amber defteri gibi kanunun zorunlu kıldığı defterleri almasına ve tasdik ettirmesine rağmen işletmemesidir.
  • Vergi beyannamelerini, yapılacak bildirimlerin, evrak ve belgelerin kanunda belirtilen şekle ve muhteviyata uygun olmaması, bunlarla ilgili olarak yapılan düzenlemelere ilişkin hükümlerle uyumsuzluk olması. Türk vergi sisteminde beyana dayalı vergiler esas alınmaktadır. Vergi matrahı tespiti sırasında yükümlüler kayıt ve defter tutmak zorundadır. Bu kayıt ve defterlerin tutulması sırasında da Vergi Usul Kanunu’nda yer verilen kurallara uyulur. Vergi güvenliğinin ve idarenin denetiminin kolay yapılmasını sağlamak için tercih edilen bu yöntem kayıt ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulmasını gerekli kılar. Defter ve kayıtlar usulüne uygun olarak tutulmadığında usulsüzlük suçu oluşur. Usulsüzlük suçunun re’sen araştırma gerektirmesi sebebi ile de yükümlü iki kat usulsüzlük cezası ile karşılaşır.
  • Muamelelerin ve hesapların doğruluğunu ve açıklığını bozmadan bazı belge ve evrakların ibraz edilmemesi ya da bulunmaması.

VUK 352 Genel Usulsüzlük Cezaları

Usulsüzlük fiilinin kendiliğinden araştırılmasına sebebiyet veren haller vuku bulduğunda bağlı cetvelde yer alan cezaların iki kat olarak uygulandığı görülmektedir. Genel usulsüzlük cezası miktar bakımından maktu olan kanuna bağlı cetvelde belirlenmiştir. Bu ceza uygulaması sırasında vergi matrahına bakılmamaktadır. Vergi Usul Kanunu ekinde yer verilen cetvel her yıl sonunda bir önceki yılın yeniden değerlendirme oranında artırılır.

Genel usulsüzlük kabahatini işleyen vergi mükellefi bu kabahat sebebi ile vergi ziyaına de sebep olduğunda VUK 336. Madde uygulanmaktadır. Bu durumda da kabahat tek bir fiille işlendiğinde genel usulsüzlük cezası ve vergi zıyaı cezasının ağır olanı uygulanmaktadır.

Genel usulsüzlük kabahatinin vergi ziyaına sebep olduğunun sonradan anlaşılması durumunda ağır olan ceza uygulanmaktadır. Daha sonra da eksik kalan ceza miktarı tamamlanmaktadır. Genel usulsüzlük cezası uygulanacağı zaman failin kasten ya da taksirle hareket edip etmediğine bakılmaz. Bu kabahatin oluşmasında maddi fiilin işlenmiş olması yeterli görülür. 

İkinci Derece Usulsüzlükler

kinci derece usulsüzlükler Vergi Usul Kanunu kapsamında yaptırıma tabi olur. İkinci derece usulsüzlük suç ve cezaları VUK 352 uyarınca belirlenmektedir.

  • Veraset ve intikal vergisi beyannameleri birinci ek sürede verildiğinde ikinci derece usulsüzlük olarak değerlendirilir. Bu verginin beyanname verme süresi dışında 15’er günlük iki ayrı ek süreye tabi olduğu görülmektedir. Yasal sürenin sonundan başlayarak 15 günlük birinci ek sürede verilen beyanname bir kat tutarında ikinci derece usulsüzlük cezasına tabidir.
  • Ekim-sayım beyanları değişiklikleri kapsayacak biçimde ve doğru olarak yapılmadığında ikinci derece usulsüzlük cezası kesilmektedir.
  • Vergi Usul Kanunu’nda tanımlanmış olan adres değişikliklerinin, iş değişikliği ve işletmede yapılan değişikliklerin yasal süresine uygun olarak bildiriminin yapılması gerekir. Yasal süreye uygun yapılmayan bildirimler için yaptırım uygulanır. Bu durumda ikinci derece usulsüzlük kapsamında düzenlenen cezalar mükellef için geçerli olur.
  • Vergi karneleri yasal süresinin sonundan başlayarak 15 gün içinde alınmalıdır. Bu süreye uyulmadığında ikinci derece usulsüzlük cezası uygulanır. Vergi karneleri yükümlülerin kişisel ve ailevi durumlarını kapsar. Bunun yanı sıra ödedikleri vergilere dair bilgileri de ihtiva eden vergi karneleri yasal süresi içinde alınmak zorundadır.
  • Defterlerin kanunda belirtilen süreler içerisinde tasdik edilmemesi de ikinci derece usulsüzlük olarak cezalandırılır.
  • Beyannamelerde, bildirim ve belgelerde şekil şartına uyulması zorunludur. Bu yasa ihlal edildiğinde de ikinci derece usulsüzlük cezası uygulanmaktadır. Bu konuda belirleme yapma hususunda Maliye Bakanlığı yetkili birim olarak görev yapmaktadır.
  • Tutulması zorunlu olan defterlerin yanı sıra korunması zorunlu olan belgelerin bulunamaması yükümlülerin hesap ve işlemlerinin doğruluğunu bozmadığında yükümlüye ikinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Vergi Usulsüzlük Cezası Nedir?

Vergi Usul Kanunu uyarınca vergilendirmeyle ilgili ödevler yerine getirilirken şekle ve usule uygun bu işlemler gerçekleştirilmelidir. Bu kurallara uyulmadığı takdirde devlet, idareye mükellefe yaptırım uygulama yetkisini vermiştir. Vergi usulsüzlük cezaları idarenin vergi mükellefleri için uygulayacağı yaptırımları ihtiva eder.

Vergide Genel Usulsüzlük Nedir?

Genel usulsüzlük suçunu oluşturan hukuka aykırı durum vergide genel usulsüzlük olarak adlandırılmaktadır. Genel usulsüzlük durumu birinci derece usulsüzlük suçu ve cezaları ile ikinci derece usulsüzlük suçu ve cezaları olarak ayrılmaktadır. Vergi Usul Kanunu kapsamında vergilendirmeyle ilgili ödevlerin şekle ve usule uygun olarak yapılmaması vergide genel usulsüzlük olarak adlandırılır.

Vergi Suçu Cezaları Nelerdir?

Vergi suçu cezaları yaratılan hukuka aykırı durumun ağırlığı dikkate alınarak belirlenir. Vergi Usul Kanunu’na aykırı hareket edildiğinde vergi suçu ve cezaları ortaya çıkar. Vergi yasalarındaki vergilendirme ile ilgili ödevler şekle ve usule aykırı ise kanunda yer alan yaptırımlar uygulanır.

Usulsüzlük Cezası Hangi Durumlarda Uygulanır?

Vergi mükellefi Vergi Usul Kanunu’nda yer verilen şekle ve usule ilişkin yasalara uymadığında cezalandırılır. Cezalandırmayı idare kurumu devlet adına yapar. Usulsüzlük cezaları mükellefin vergi kanunlarındaki şekle ve usule aykırı fiilleri sebebi ile uygulanır.

Vergi Cezasına İtiraz Hangi Mahkemeye Yapılır?

Vergi cezası uygulanan mükellefin itiraz işlemleri için Vergi Mahkemesi’ne başvurması icap eder. Mükelleflerin yanı sıra kendilerine vergi cezası kesilenlerin dava açması gerekli olduğunda başvuruyu Vergi Mahkemesi’ne dilekçe vermek sureti ile yapmaları gerekir. Vergi Mahkemeleri; idarenin resim, harç, vergi ve benzer mali yükümlülükler ve bunlara ilişkin cezalara yönelik iptal ve tam yargı davalarına bakmaktadır.