Satışa İzin Davası

Satışa İzin Davası

Satışa izin davası olarak bilinen dava süreci aynı zamanda vesayet makamından izin davası olarak da bilinmektedir. Satışa izin davaları doğrudan vesayet ilişkisiyle ilintilidir ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 593., 609. ve 620. maddeleri kapsamında düzenlenmiştir. Bu maddeler aynı zamanda 23 Temmuz 2003 tarihinde yürürlüğe giren ve Bakanlar Kurulunca düzenlenen “Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük” başlıklı mevzuatın kanuni çerçevesini çizmektedir. 

Vesayet, bazı durumlarda kanuni bir mecburiyet olarak ortaya çıkabilirken bazı durumlarda ise yetkili ve görevli mahkemelerden talep edilerek alınır. Vesayet altına alınacak kişiye bir vasi tayin edilir. Vasi, vesayet altına alınan kişinin varlıklarını ve kişilik haklarını korumak, temsil etmekle yükümlüdür. Vesayet ilişkisi aşağıda dört başlık halinde toplanan durumlarda ortaya çıkabilir:

  • Ebeveynleri olmayan on sekiz yaşından küçük çocuklar,
  • Sonradan ortaya çıkan akıl zayıflığı ve akıl hastalıkları gibi kısıtlılık durumları,
  • Bir kişi özgürlüğün engelleyici durumlar, bir yıldan uzun hapis cezaları,
  • Kişinin kendi işlerini yürütememesi durumunda hür iradeyle vesayet altına alınmak istemesi.

Vesayet kararında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme olarak vesayet altına alınacak kişinin yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi tayin edilir. 

Satışa İzin Davası Nedir?

Satışa izin davası vesayet altındaki kişinin taşınır ve taşınmaz mallarının satışa çıkarılabilmesi için gerekli izinlerin alınmaya çalışıldığı hukuki bir süreçtir. Bu süreçte vasi, hangi malların neden satılması gerektiğini mahkemeye deliller ile sunmak zorundadır. 

Sulh Mahkemesi satış izni talebini, açıklamalı nedenler ve vesayet altındaki kişinin göreceği faydalar doğrultusunda değerlendirir ve uygun görülmesi halinde mal varlığının satışına izin verebilir. Vesayet altındaki kişinin bu satış sonucunda hiçbir zarara uğramaması satış izin davalarının olumlu sonuçlanması için öncül bir koşuldur. 

Koşullar sağlandığı takdirde görevli mahkeme, satış izin talebini nisbi ve bütün olmak üzere iki farklı şekilde onaylayabilir. Satış izninin nisbi onay alması durumunda satışı söz konusu olan mallar ihtiyaç ölçüsünde satılabilir. 

Mal varlıklarının satışı dışında olan ve aynı vesayet makamı tarafından onay gerektiren diğer konular da şu şekilde listelenebilir:

  • Taşınmazları uzun süreli kira sözleşmesine konu olması,
  • Kambiyo taahhüdü verilmesi,
  • Mal rejimi ve miras sözleşmesi düzenlemeleri,
  • Vasinin yönetim yükümlülükleri aşan yapı işleri,
  • Borç ödemelerine dair aciz beyanı,
  • Vesayet altındaki kişinin ikametgâh adresinin ve yaşadığı yerin değiştirilmesi,
  • Vesayet altındaki kişinin bir zanaat, sanat veya meslekle uğraşması,
  • Vesayet altındaki kişi adına çıraklık sözleşmesi yapmak.

Ne Kadar Sürer?

Bahsi geçen davaların sonuçlanma süresi davadan davaya değişiklik gösterebilir. Davacının ve kısıtlının ekonomik durumu; gerekli deliller ve mahkemeye çağırılan tanıklar, satış izni için başvurulan mal varlığının niteliği ve değeri, davanın dayandırıldığı hukuki nedenler gibi hususlar dava süresinin uzaması ya da kısa sürmesi için önemli faktörlerdir. Bu noktada satışa izin davası için verilecek dilekçenin alanında uzman bir avukattan yardım alınarak hazırlanması, beklenmedik süre uzamalarının önüne geçebilir. Öte yandan satılacak mallar taşınmaz statüsünde ise, satış izni alındıktan sonra da ayrıca bir on gün de denetim makamından (Asliye Hukuk Mahkemesi) gelecek onay için beklenmelidir.

Kısıtlının Mal Satışı Nasıl Yapılır?

Kısıtlıya ait malların satış işlemleri için öncelikle mahkemeye sunulacak satış izni talebi dilekçesiyle dava süreci başlatılır. Satış izninin hükmedilmesi durumunda söz konusu mallar iki farklı usul ile satışa çıkarılabilir.

Bu noktada ilk uygulanan usul her zaman açık artıma olmuştur. Eğer vasi pazarlık yoluyla satış yapmak istiyorsa bu durum ek bir onay gerektirmektedir. Malların açık artırma yöntemiyle satılması, mahkeme tarafından görevlendirilen yetkili bir kişinin nezaretinde gerçekleştirilir. Kısıtlının taşınır ve taşınmaz mallarının satışı esnasında uyulması gereken kurallar TMK içindeki “Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzükte” bulunan 26. ve 27. Maddeler ile düzenlenmiştir. 

Düzenlemeler bağlamında mal satışının açık artırma ile yapılmasına Sulh Hukuk Mahkemeleri karar verirken, pazarlık usulüyle satışa izin Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından verilmelidir. Pazarlık usulüyle satış izni almak için öncelikle açık artırma izninin verilmiş olması ön koşulu aranır. Ayrıca denetim makamının pazarlık usulü satışa izin vermesi için satılacak malların değerlerinin az olması ya da bu usulü gerektiren istisnai durumların varlığı gözetilir.

Pazarlık usulüyle satış için düzenlenen ihaleye en az üç alıcı davet edilir. Alıcılar ile yapılan pazarlıklar nihayetinde malın satışı en yüksek bedeli veren tarafa yapılır. Taşınır ya da taşınmaz fark etmeksizin malların pazarlık ile en yüksek ücreti ödeyene devir ve teslim işlemleri adına vesayet makamının sonuçlanan ihaleyi on gün içinde onaylaması gerekir.

Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nun 440. Maddesinin 2. Fıkrası: kısıtlı kişi ya da küçüğün ailesi nezdinde spesifik değeri olan malların, mecburiyet durumu sağlanmadığı sürece satılamayacağını hükmeder. Bu fıkra vesayet altındaki kişinin aile üyeleri için göz ardı edilemeyecek bir öneme sahip taşınır mallar adına geçerlidir. Taşınır malların; aile yadigarı ya da plaket ve madalya gibi manevi değeri olan eşyalar olması satışlarının önünde bir engel teşkil eder.

Mahkemeye sunulan gerekçe ve deliller bir malın tamamının satılması için yeterli bulunmaz ise vesayet makamı kısıtlının hisselerinin satışı doğrultusunda karar verebilir. Kısıtlının hisselerinin satışı hem üçüncü tarafların ortak olduğu bir maldaki hisselerin satışı anlamına gelirken hem de kısıtlının bir malının hisseler şeklinde satılması anlamına gelebilir.

Vasiler Satış Yapabilir mi?

Vasinin satışa izin davası açarak görevli ve yetkili mahkemelerden onay alması durumunda satış yapılması mümkündür. Eğer satışa konu olan mallar taşınır nitelikteyse sadece vesayet makamı izni yeterli olur. Taşınmaz malların satışı söz konusu olduğunda denetim makamı onayı da gereklidir.

Vasilerin satış yapması için izin alması, izin alması için de satışa neden olan gerekçelerin mahkemeye deliller ve hukuki dayanaklar ile sunulması gereklidir. Vasiler satış işlemlerinde doğacak olası zararlardan doğrudan sorumludurlar.

Vesayet Satışa İzin Ne Demek?

Vesayet satışa izin kavramı, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından bir vasiye, vesayeti altında olan kişinin mal varlıklarını satma izni vermesi anlamına gelir. Bu izin kısıtlı veya reşit olmayan kişinin mallarının talimatlar uyarınca açık artırma ile satışının yolunu açar.

Satışa İzin Davasında Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Satış izin davasında yetkili mahkeme vesayet altındaki kişinin bulunduğu bölgedeki Sulh Hukuk Mahkemeleri’dir. Sulh Hukuk Mahkemesi ile taşınmaz bir malın satışı için izin alındıktan sonra bu iznin onaylanmasında yine vesayet altındaki kişinin yaşadığı yerdeki Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkili olacaktır.