Zorla Getirme Kararı veya Emri (İhzar Müzekkeresi)

Zorla Getirme Kararı veya Emri

Zorla getirme kararı veya emri 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 146. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; soruşturma ya da kovuşturma sürecinde birtakım hukuki işlemlerin yapılabilmesi adına şüpheli, sanık, müşteki (şikayetçi), mağdur, tanık veya bilirkişi ve ispat araçlarının gerektiğinde zor kullanılarak mahkeme, savcılık veya hakimlik önüne çıkarılması amacıyla verilen karardır. Zorla getirme kararı veya emri, uygulamada ihzar celbi veya ihzar müzekkeresi olarak da isimlendirilir.

Zorla getirme kararı veya emri verilmesine neden olan işlem tamamlandıktan sonra zorla getirme tedbiri re ‘sen kalkar. 5271 sayılı Kanuna göre, zorla getirme kararı veya emri müşteki (şikayetçi) ve mağdurlar hakkında CMK m.233 ve m.44/1; tanıklar hakkında ise m.43 ve 44 hükümleri çerçevesinde uygulanır. CMK m.146’da düzenleme alanı bulan zorla getirmenin genel hükümleri, şüpheli ve sanıkların yanı sıra tanık, mağdur, müşteki ve bilirkişi hakkında da uygulama alanı bulur.

Zorla Getirme Kararı veya Emri(İhzar Müzekkeresi) Şartları

Zorla getirme kararı veya emri, hukuk düzeninde belirli hallerde başvurulan koruma tedbiridir. Koruma tedbirlerinin temel amacı; ceza muhakemesinin yürütülmesi, delillerin korunması ve mahkeme hükmünün infazı süreçlerinin sorunsuz ilerlemesidir. Kişi hürriyetine müdahale eden koruma tedbirlerinin uygulanabilmesi için, uygulanacak tedbirin vasfına göre belirlenmiş ve kanunen hüküm altına alınmış şartların gerçekleşmiş olması gerekir.

İfade alma, sorgu, teşhis, keşif, imza örneği vs. işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için başvurulan zorla getirme kararı veya emri; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.146 uyarınca, müşteki (şikayetçi), mağdur, sanık, tanık, şüpheli ve bilirkişi hakkında verilebilmesi için aranan şartlar şunlardır:

  • Hakkında tutuklama kararı verilmesi için yeterli neden bulunan kişiler,
  • Yakalama emri çıkarılabilmesi için yeterli neden bulunan kişiler,
  • İfade alma ya da sorgu için çağrılan, davete icabet etmediği takdirde zorla getirileceği bildirilen kişiler.

Zorla Getirme Kararı veya Emrini Kim Verir?

Zorla getirme kararı veya emrini, soruşturma ve kovuşturma sürecinde iki olmak üzere iki başlıkta incelemek konu bütünlüğü açısından isabetli olacaktır.

  • Soruşturma Aşamasında Zorla Getirme

Suç şüphesi ile birlikte başlayan ve savcılık marifetiyle düzenlenen iddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle sonlanan sürece “soruşturma” adı verilir. Bu aşamada ilgili hakkında zorla getirme kararı veya emri Cumhuriyet Savcılığı tarafından verilir. Polis ve jandarma, yani kolluk kuvvetleri zorla getirme yetkisini haiz değildir. Kolluk kuvvetleri, sadece zorla getirme talimatını yerine getirebilir. Bu aşamada belirli durumlarda Sulh Ceza hakimliği tarafından da zorla getirme kararı verilebilir.

Suçüstü hali ile gecikmesi sakıncalı durumlarda, Cumhuriyet Savcısına ulaşılamıyorsa yahut olay, genişliği nedeniyle Cumhuriyet Savcısının iş gücünü aşıyorsa, soruşturma işlemlerinin tamamını Sulh Ceza Hakimi de icra edebilir. Bu husus, CMK m.163’te hüküm altına alınmıştır.

  • Kovuşturma Aşamasında Zorla Getirme

Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi ile başlayan ve hükmün kesinleşmesine değin devam eden sürece “kovuşturma” adı verilir. Bu süreçte zorla getirme kararı verme yetkisi, hakim ve mahkeme başkanına aittir. Kovuşturma sürecinde iki genel mahkeme vardır. Bu mahkemeler; Asliye Ceza ve Ağır Ceza Mahkemesidir. Asliye Ceza Mahkemesi tek hakimlidir mahkemedir. Zorla getirme kararı da mahkeme hakimi tarafından verilir.

Ağır Ceza Mahkemesi üç hakimlidir. Mahkeme başkanı, Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen duruşmaları yönetir ve zorla getirme kararı verme yetkisini haizdir.

Zorla Getirme Kararı Nasıl Uygulanır?

Zorla getirme kararı veya emri, ilgilinin hürriyetini sınırlayan bir koruma tedbiri olsa da işbu karar kapsamında kişinin özel hayat alanlarına müdahale edilemez. Söz misali; zorla getirme kararı verilen bir kişiyi almaya giden kolluk, ilgilinin evine girme yetkisini haiz değildir. Zira, CMK m.119 uyarınca ev araması, ayrı bir arama kararı gerektirir. Öte yandan, polis ve jandarma kamuya açık olmayan özel mekanlara zorla getirme emrini icra etmek amacıyla giremez.

Hakkında zorla getirme kararı veya emri verilen kişinin evden veya ilgili kapalı özel mekandan çıkmaması durumunda, kişinin yakınlarından birine zorla getirme kararı bildirilebilir. Kişinin sokak, park, AVM gibi kamuya açık alanlarda bulunması halinde zorla getirme kararı icra edilebilir. Zorla getirme kararı kapsamında hukuk dışı veya kanunun öngördüğü prosedür harici bir yol uygulanması halinde hukuk yoluna başvurmak ve bu süreçte ceza hukukunda uzmanlık sahibi bir avukattan yardım almak, hak ve menfaat kaybı yaşanmaması adına en doğru yaklaşım olacaktır.

Tarihli Zorla Getirme Kararı veya Emri Nedir?

Zorla getirme kararı veya emri; savcılık, hakim veya mahkemece tarafından iki şekilde verilebilir. Bunlardan ilki, tarihli zorla getirme kararıdır. Mahkeme, savcı veya hakim ilgili kişinin ifade alma, sorgu vs. işlemler için belirli bir tarihte hazır edilmesine karar verirse, buna tarihli zorla getirme kararı denir.

Günsüz Zorla Getirme Kararı veya Emri Nedir?

Günsüz zorla getirme kararı; hakkında zorla getirme kararı verilen kişinin ele geçirilir geçilmez işlemin icra edileceği yerde hazır bulundurulmasını ifade eder. Zorla getirmenin bu şeklinde, zorla getirilen kişi hakkında kanunda düzenlenen tutulma ve serbest bırakılma sürelerine aykırı davranılamaz.

Zorla Getirme Kararı veya Emrine İtiraz

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.267’de “Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” düzenlemesi hüküm altına alınmıştır. Buna göre, hakim kararları ile mahkeme kararlarına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir. Zorla getirme kararı veya emrinin tebliğ veya öğrenme tarihini takiben 7 gün içinde itiraz kanun yoluna gidilebilir. Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen zorla getirme emrine karşı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenleme yapılmamıştır.

Fakat, zorla getirme kararının kişi hürriyetine müdahale içeren nitelikte bir koruma tedbiri soması sebebiyle, yasada Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen kararlara karşı hukuki çare niteliğinde düzenlenen itiraz haklarına kıyasen, Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen zorla getirme talimatına karşı da Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilebilir.

Şüpheli veya Sanık Hakkında Zorla Getirme Kararı

Soruşturma aşamasında suç şüphesi altında bulunan kişiye şüpheli; iddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine değen geçen süreçte suç şüphesi altına bulunan kişiye ise sanık adı verilir. Söz konusu kişiler hakkında gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında zorla getirme kararı veya emri verilebilir. İşbu kararda şüpheli ve sanığın açıkça kim olduğu, kendisi ile alakalı suçu, gerektiğinde eşkalini ve zorla getirilme sebepleri belirtilir.

Şüpheli veya sanık hakkında zorla getirme kararı verildiği takdirde, şüpheli veya sanığa kararın bir örneği verilir. Karar kapsamında çağrılan kişinin derhal, olanak yoksa yol süresi hariç en geç bir gün süre ile çağıran merciinin önüne götürülür. CMK m.146/5 hükmü uyarınca; “Zorla getirme, bunun için haklı görülecek bir zamanda başlar ve hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından, sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder.”

Bilirkişi veya Tanıklar Hakkında ve Zorla Getirme Kararı

Mahkeme huzurunda, beş duyusu ile edindiği bilgi ve görgüyü ifade eden kişiye “tanık” adı  verilir. Çözümü için uzmanlığına başvurulan, özel veya teknik bilgi gerektiren durumlarda ilgili mahkemeye yardımcı olan kişiye ise “bilirkişi” denir. CMK m.62 uyarınca, bilirkişinin zorla getirilmesi noktasında tanıklara uygulanan hükümler uygulanır. Bilirkişi ve tanıklar, çağrı kağıdı ile davet edilir. Davete icabet etmemenin neticeleri, düzenlenen çağrı kağıdında ifade edilir.

Tutuklu işlerde tanık ve bilirkişi hakkında zorla getirme kararı veya emri verilebilir. Zorla getirilmesinin sebepleri karar yazısında belirtilir. Bilirkişi veya tanıklara yapılan çağrı; telefon, telgraf, faks, e – posta vb. araçlar kullanılarak yapılabilir. Hakkında zorla getirme kararı verilmesine karşın gelmeyen bilirkişi veya tanık hakkında yakalama kararı verilemez. Son olarak, fiili hizmetteki askerler için zorla getirme kararı verilmesi halinde karar, askeri merciiler tarafından yerine getirilir.

Mağdur veya Müşteki Hakkında Zorla Getirme Kararı

Mağdur veya müşteki hakkında zorla getirme kararına ilişkin hukuk prosedürü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.233, m.44, m146/7 ve m.44/2’de hüküm altına alınmıştır. Buna göre, müşteki ile mağdur hakkında da zorla getirme kararı veya emri verilebilir. Zorla getirme kararı ve kararın infazına ilişkin hukuk dışı uygulamalarda hukuk yoluna başvurmak için deneyimli bir avukattan yardım almak, sürecin müspet seyri açısından oldukça yararlı olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Soruşturma aşamasında zorla getirme kararı veya emri Cumhuriyet Savcılığı tarafından verilir.
Kovuşturma aşamasında zorla getirme kararı verme yetkisi, hakim ve mahkeme başkanına aittir.
Zorla getirme kararının tebliğ veya öğrenme tarihinin ardından 7 gün içinde itiraz kanun yoluna başvurulabilir.
İhzar müzekkeresi veya ihzar celbi olarak da bilinen zorla getirme kararı, ancak müşteki, şüpheli, katılan, sanık, tanık veya bilirkişi hakkında verilebilir. İşbu karar, söz konusu kişilerin zor kullanmak suretiyle savcılık makamına veya mahkeme önüne getirilmesi amacıyla verilir.
Hakkında zorla getirme kararı bulunan sanığın derhal, imkan mevcut olmadığında ise yol süresi hariç azami 24 saat süre ile mahkemenin önüne götürülmek durumundadır.
Hayır, GBT üzerinden “zorla getirme kararı” sorgulanamaz.