Yalan Tanıklık (Şahitlik) Suçu ve Cezası

Yalan Tanıklık(Şahitlik) Suçu ve Cezası

Yalan tanıklık (şahitlik), tanık dinleme yetkisini haiz kişi ya da kurul nezdinde yalan beyanda bulunarak tanıklık yapmaktır. Yalan tanıklık suçu, Türk Ceza Kanunu md.272’de hüküm altına alınmıştır. Yalan tanıklık yapan kişi hakkında 4 ay ile 1 yıl arasında temel ceza yaptırımı düzenlenmiştir. Şayet mahkeme karşısında ya da yemin ettirmek suretiyle tanık dinleme yetkisini haiz kişi veya kurul önünde yalan şahitlik yapılıyor ise bu durumda verilecek ceza 1 yıldan 3 yıla kadar süreli hapis cezasıdır.

Yalan tanıklık suçunun temel işleniş şekli için düzenlenen cezalar şu şekilde sıralanır:

  • Hukuka aykırı bir eyleme bağlı olmak suretiyle tanık dinleme yetkisini haiz kişi önünde yalan tanıklık, alt sınırı 4 ay, üst sınırı ise 1 yıl arasında süreli hapis cezasını gerektirir.
  • Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirme yetkisini elinde bulunduran kişi ve kurul karşısında yalan tanıklık, alt sınırı 1 yıl, üst sınırı ise 3 yıl arasında hapis cezası gerektirir.

Yalancı Şahitlik Tazminat Davası

Hakkında yalan yere tanıklık yapılan ve bu nedenle gözaltına alınan veya tutuklanan kişi, 5271 sayılı yürürlükteki Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 143’üncü maddesine istinaden tazminat isteminde bulunabilir. Mağdurun tazminat talebi üzerine devlet, yalancı şahitlikte bulunan kişinden ödenen tazminatı rücu eder. Bu hususu düzenleyen madde metni şu şekildedir:

“İftira konusunu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle gözaltına alınma ve tutuklama halinde; Devlet, iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye de rücu eder.”

Tanık İfade Değiştirme Cezası

Yalan tanıklık (şahitlik), 5237 sayılı yürürlükteki Türk Ceza Kanunu’nun 272’inci maddesinde suç olarak düzenlenmiş ve ceza yaptırımına bağlanmıştır. Yalan tanıklık (şahitlik) suçu, tanık dinleme yetkisine sahip kişi veya kurul önünde, hakikate aykırı şekilde beyanda bulunulmasıyla vuku bulur. Bahse konu suç, halk arasında genellikle “yalancı şahitlik” şeklinde ifade edilir.

Mahkemeye Yalan İfade Vermenin Cezası

Mahkemede yalan ifade vermek suçtur. Bu suç, 5237 sayılı yürürlükteki Türk Ceza Kanunu’nun “Yalan tanıklık” başlıklı 272’inci maddesinde düzenlenmiştir. Yine aynı maddede, yalan tanıklık suçu failine hükmedilecek cezalar yer almaktadır. Buna göre, mahkemeye yalan ifade veren, yani yalancı şahitlik suçunu işleyen kişi hakkında hükmedilecek cezalar şunlardır:

  • Kişi, bir soruşturma sürecinde, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul (mahkeme dışında) önünde gerçeğe aykırı tanıklıkta bulunursa, hakkında 4 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
  • Kişi, mahkeme huzurunda veya yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde hakikate aykırı şekilde tanıklık yaparsa, hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
  • 3 yıldan daha fazla hapis cezası gerektiren bir suça ilişkin yürütülen soruşturma veya kovuşturmada yalan tanıklık yapılması, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası gerektirir.
  • Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltı ve tutuklama harici bir başka koruma tedbiri uygulanmışsa, isnat edilen fiili işlemediği için hakkında beraat veya KYOK kararı verilmesi kaydıyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
  • Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması yahut tutuklanması durumunda; isnat edilen eylemi işlemediği için hakkında beraat veya KYOK kararı verilmiş olması şartıyla; yalan tanıklıkta bulunan kişi, ayrıca kişi hürriyetinden yoksun kılma suçuna dair hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
  • Aleyhine tanıklık edilen kişinin müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmesi durumunda, 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına mahkum edilmesi durumunda, mahkum olunan cezanın 2/3’ü kadar hapis cezasına hükmedilir.
  • Aleyhine tanıklık edilen kişinin mahkum olduğu hapis cezasının infazına başlanmış olması halinde, yukarıdaki fıkraya göre hükmedilecek ceza yarısı kadar artırılır.
  • Aleyhine tanıklık edilen kişi hakkında hapis cezası haricinde adli veya idari bir yaptırım uygulanmış olması durumunda; yalancı şahitlikte bulunan kişi hakkında 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Mahkemede Yalancı Şahitlik

Mahkemede yalancı şahitlik, bir üst paragrafta ifade edildiği üzere suç olup, oldukça ağır hapis cezalarının öngörüldüğü bir suç tipidir. Bu bakımdan, mahkemede yalancı şahitlik suçu sebebiyle yürütülen soruşturma veya kovuşturma sürecinde, ceza hukuku bakımından deneyimli ve yetkin bir avukattan yardım almak, en doğru ve sağlıklı olan yaklaşım olacaktır.

Yalan Tanıklık Suçunda Cezayı Artıran, Azaltan ve Kaldıran Haller

Yalan şahitlik suçunda belirli haller, hükmedilecek cezanın artmasına, azalmasına veya kaldırılmasına zemin hazırlar. Söz konusu suçta cezayı artıran haller şu şekilde sıralanır:

  • Suçun 3 yıldan daha fazla hapis cezası gerektirmesi ve bu suça dair soruşturma ve kovuşturma sürecinde yalan tanıklık suçunun işlenmesi, 2 yıl ile 4 yıl arasında hapis cezasını gerektirir.
  • Yalan tanıklıkta bulunulması nedeniyle bir kişi hakkında gözaltı ya da tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulandığı takdirde ve ilgili kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı nedeniyle karar ya da beraat kararı verilmişse, yalan tanıklıkta bulunan kişiye hükmedilecek ceza, yarı oranda artırılarak hükmedilir.
  • Bir kişi aleyhine yalan tanıklıkta bulunulduğu ve ilgili kişinin gözaltına veya tutuklama kararına muhatap olduğu takdirde ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya beraat kararı verilmesi halinde, yalan tanıklık suçunu işleyen kişi hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun öngörülen cezasına hükmedilir.
  • Hakkında yalan tanıklıkta bulunulan kişinin müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alması halinde, yalan tanıklık suçuna işleyen kişiye hükmedilecek cezanın alt sınırı 20, üst sınırı 30 yıl olan süreli hapis cezasıdır.
  • Hakkında yalan tanıklıkta bulunulan ve hakkında hükmedilen hapis cezasının infazına başlanan kişi aleyhine yalan tanıklıkta bulunan kişi için verilecek ceza, yazı oranda artırılarak uygulanır.
  • Hakkında yalan tanıklıkta bulunarak bir kişinin hapis cezası dışında, idari veya adli bir yaptırıma mahkûm olması halinde, yalan tanıklıkta bulunma suçunu işleyene 3 yıl ile 7 yıl arasında süreli hapis cezasına hükmedilir.

Yalan tanıklık (şahitlik) suçunda cezayı azaltan veya kaldıran haller mevcuttur. Bu haller şu şekilde sıralanır:

  • Kişi, kendisinin, alt ve üstsoyunun, eşinin yahut kardeşlerinin soruşturma ya da kovuşturma geçirmemesi için bazı konularda yalan tanıklıkta bulunursa söz konusu kişi hakkında cezada indirime gidilebileceği gibi ceza verilmeye de bilir.
  • Yalan tanıklık yapan, fakat tanıklıkta çekinme hakkı kendisine hatırlatılmayan, bildirimde bulunulmayan kişi hakkında ceza verilmeyebileceği gibi hükmedilecek cezada indirime gidilebilir.

Sıralanan indirim ya da cezasızlık halleri sadece ceza yargılamasında geçerlidir. Özel hukuk yargılamalarında, söz konusu haller sebebiyle cezada indirime gidilebilmesi mümkün değildir. İfade edilen hallere ilave olarak TCK genel hükümleri kapsamında ceza indirimleri de söz konusu olabilir. Söz gelimi; iyi hal indirimi, yaş küçüklüğü ve sair haller örnek olarak verilebilir. Bu hallerin tamamının değerlendirilmesi ve kişi lehine sonuç verecek şekilde ileri sürülebilmesi için uzman bir ceza avukatından yardım alınması, en doğru yaklaşım olacaktır.

Yalan Tanıklık Suçunda Etkin Pişmanlık

Yalan şahitlikten sonra pişman olan kişiye, somut olayın özellikleri göz önünde bulundurularak ceza verilmez ya da cezasında indirim yapışır. Etkin pişmanlığın ne zaman gösterildiği, ceza indiriminde etkilidir.

  • Hakkında yalan tanıklık yapılan kişi ile alakalı bir hak kısıtlaması neticesine yol açacak şekilde karar vermezden önce ya da hüküm öncesinde gerçeğin ifade edilerek etkin pişmanlık gösterilmesi halinde, yalan şahitlikte bulunan kişiye ceza verilmez.
  • Hakkında yalan tanıklık yapılan kişi hakkında mahkûmiyet kararı verildikten ve fakat bu kadar kesinleşmeden önce gerçeği açıklayarak etkin pişmanlık gösteren kişinin cezası üçte bir oranına kadar indirilebilir.

Yalan Tanıklık (Şahitlik) Suçunun Unsurları

Yalan tanıklık suçunun unsurları vücut bulmadığı takdirde suçtan ve bu itibarla cezadan söz edilemez. Unsurların gerçekleşip gerçekleşmediği ciddiyetle değerlendirilir. Bu süreçte, deneyimli bir ceza avukatından yardım almak son derece önemlidir. Yalan şahitlik suçunun unsurlarını ifade etmek gerekirse, şu şekilde sıralanabilir:

  • Yalan tanıklık suçu, faili açısından özgü suç değildir. Bu nedenle suçun faili herkes olabilir.
  • TCK md.272 suçu, kasten işlenebilen bir suçtur. Kişinin yalan kastı olması gerekir.
  • Kişi, gördüklerini ortalama bir insana göre doğru ifade etmişse, ifadesinde yanlışlık ve hata bulunsa dahi cezalandırılmaz. Bu noktadan mühim olan, kişinin bile isteye yalan söylemiş olmasıdır.
  • Tanık dinleme yetkisi; soruşturma safhasında savcılığa, kovuşturma safhasında ise mahkeme ya da hâkime aittir.
  • Kolluk birimlerince alınan ifadeler tanık beyanı kapsamında değerlendirilmez.

Yalan Tanıklık (Şahitlik) Suçunda Ceza Avukatı Desteği

Yalan tanıklık suçu söz konusu olduğunda somut olayın tüm ayrıntılarına, koşullarına ve özelliklerine göre değerlendirme yapmak ve ihtimalleri düşünerek süreç hakkında yol haritası çizmek gerekir. Bu süreçte yapılacak hatalı veya ihmali işlemler, telafisi güç zararların yaşanmasına neden olabilir. Dolayısıyla, hakkın temini ve adilane bir yargılamanın tezahürü için ceza avukatından yardım alınması isabetli olacaktır.

 

Sıkça Sorulan Sorular

Yalan şahitlik suçu ancak kasten işlenebilen suçlardandır.
Kolluk tarafından alınan ifadeler tanık beyanı kapsamında değerlendirilmez.
Soruşturma sürecinde savcılık, kovuşturma sürecinde ise mahkeme veya hakim tanık dinleme yetkisine sahiptir.