Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası Nedir?

nitelikli dolandırıcılık suçu

İçindekiler

Dolandırıcılık Nedir?

Suçu işleyen kişinin, mağdur kişiyi kandırması, kandırarak karşıdaki kişiyi hileli hareketlerle zarara uğratması, bunun sonucunda da başta kendisine ya da başkasına olmak suretiyle yarar sağlaması, dolandırıcılık anlamına gelmektedir. Dolandırıcılığın planlı olarak gerçekleştiği ve cezasının daha üst seviyede olduğu türü ise, nitelikli dolandırıcılık olarak adlandırılır. İçerik ve ceza konusunda da aralarında temel farklar bulunur.

Nitelikli Dolandırıcılık Nedir?

Bir dolandırıcılık suçunun nitelikli dolandırıcılık olarak adlandırılabilmesi için; kamu kuruluşlarının ya da dini ve sosyal değerler gibi unsurların alet edilmesi gerekir. Tabi ki nitelikli dolandırıcılık suçunun içerisinde barındırdığı unsurlar bunlarla sınırlı kalmaz. Diğer unsurlar da aşağıdaki gibidir:

  • Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına,
  • Dini değerlerin ve inancın kötüye kullanılmasıyla,
  • Bilgi ve iletişim teknolojilerinin alet edilmesiyle,
  • Kişinin zor durumundan faydalanmak suretiyle,
  • İletişim ve basın yayın organlarının sağladığı avantajları kullanmak suretiyle ve
  • Mesleğe gösterilen ihtimam çerçevesinde kişilerin kandırılması, zarara uğratılması ve bu çerçevede yarar sağlanması, nitelikli dolandırıcılık anlamına gelir.

Nitelikli dolandırıcılık suçu, yukarıdaki unsurlar var ise gerçekleşmektedir. Dolandırıcılık suçunun daha üst hali ve cezası yüksek olan çeşididir.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Maddi Unsurları

Bir kişinin, hileli davranışlar ile aldatılması ve zarara uğratılması olarak adlandırılan dolandırıcılık suçunun; dini ve mesleki değerler ile beraber, kamu kuruluşlarının zarara uğratılması çerçevesinde gerçekleştirilmesi, nitelikli dolandırıcılık olarak bilinir. Bu suçun maddi unsurları da aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Eylem
  • Sonuç
  • Suçlu
  • Mağdur
  • Konu
  • Unsur

Yukarıdaki maddeler, dolandırıcılık suçunun maddi değerleri olarak adlandırılır. Unsur maddesi içerisinde ise, nitelikli dolandırıcılık suçunun, nitelikli olmasını sağlayacak unsurlar yer almaktadır.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanunu’nca, her suçun kanunda belirlenen bir alt ve üst limiti bulunmaktadır. Alt ve üst limitler göz önünde bulundurularak, suçu işleyen kişiye hapis ya da adli para cezası verilebilir. Adli para cezası verilmesi durumunda, alt limit 20 TL iken, üst limit 100 TL olarak belirlenmiştir. Adli Para Cezası Nedir? isimli içeriği de inceleyebilirsiniz. Peki, nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası ne kadardır?

Basit dolandırıcılık suçunun Türk Ceza Kanunu’na göre cezası, 1 yıl ila 5 yıl arasında hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası olarak belirlenmiştir. Ancak nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları devreye girerek, dolandırıcılık suçu işlenmişse, ceza düzeyi değişikliğe uğramaktadır. Bu durumda nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası 2 yıl ila 7 yıl arasında hapistir. Bu ceza miktarı, 24.11.2016 tarihinden önceki suçlar için geçerlidir.

Türk Ceza Kanunu tarafından düzenlenen 158. madde gereğince, nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası 3 yıl ila 10 yıl arasında hapis olarak belirlenmiştir. Buna ek olarak 5000 güne kadar adli para cezası da hükmedilmektedir.

Nitelikli Dolandırıcılık TCK

Dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri TCK md.158/1’de düzenlenmiştir. En az iki farklı nitelikli halin mevcut olması halinde TCK md.61/4 uygulama alanı bulur ve temel cezada ilk olarak artırma sonra indirme yapılır. Birden fazla aynı nitelikli halin söz konusu olması halinde ne olacağı hususu tartışmalı olmakla beraber, TCK md.61 gereği, cezanın, alt sınırından uzaklaşarak belirlenmesi mümkündür. Suçun nitelikli unsurları şunlardır:

“Nitelikli dolandırıcılık

Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;

a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,

b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,

c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,

e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,

f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,

i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,

j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,

k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,

l) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.”

Nitelikli Dolandırıcılıkla Suçlanıyorum Ne Yapmalıyım?

Ceza Hukukunun konusu olan nitelikli dolandırıcılık suçu dolandırıcılık suçuna kıyasla daha fazla ceza öngörülen bir suç tipidir. Bir kimsenin nitelikli dolandırıcılıkla suçlanması durumunda hukuki süreci doğru bilmesi ve yapması gerekenler konusunda sakin ve bilinçli hareket etmesi gerekir.

Herhangi bir konuda suçlanan ve hukuki sürece dahil edilen kişinin öncelikle bir avukattan danışmanlık alması hak kayıplarının önlenebilmesi açısından öneme haizdir. Dolandırıcılık suçu söz konusu olduğunda mağdurun hileli hareketler kullanılmak sureti ile zarara uğratılması söz konusu olur. Failin amacı kendisi ya da bir başkası için menfaat temin etmektir. Bu suçun nitelikli hale gelmesi faile verilecek cezanın artmasına yol açar.

Dolandırıcılık suçunu nitelikli hale getiren birçok sebep bulunur. Kamu kurum ve kuruluşlarına zarar vermek, dini değer ve inançları kötüye kullanmak, bilgi teknolojilerini araç olarak kullanmak, kişinin içinde bulunacağı zorluktan istifade etmek, iletişim araçlarının sağlayacağı kolaylıklardan ya da bir mesleğin sunacağı imkanlardan yararlanmak sureti ile dolandırıcılık suçu işleyen kişi nitelikli haller kapsamında yargılanır.

Ceza hukuku avukatı aracılığı ile temsil edilmek nitelikli dolandırıcılık ile suçlanan kişi açısından önemli bir ayrıntıdır. Bir hukukçudan destek alınması sayesinde sürecin doğru yönetilmesi kolaylaşır. Ayrıca mahkeme sırasında savunma yapılacağı zaman delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması ve savunmayı güçlendirecek nitelikte olması beklenir.

Ayrıca, nitelikli dolandırıcılıktan ceza alanlar da bu noktada tecrübeli, gerek ceza gerekse infaz hukukunda uzman avukat yardımına ihtiyaç duyar. Zira gerek ceza sonrası itiraz, iptal vs. başvuru mekanizmaları mevcutsa bunların hassasiyetle işletilmesi ve gerekli müracaatların yapılarak takip edilmesi gerekir.

Ceza avukatı ile temsil edilen kişinin yani nitelikli dolandırıcılıktan tutuklananlar kendilerine yöneltilen suçlamalar karşısında haklarının savunulması hukuka uygun şekilde gerçekleştirilebilir. Mahkeme sürecinin doğru yönetilmesinde, mahkemeye sunulacak delillerin ve tanıkların tespitinde ceza avukatının deneyimleri suçla itham edilen kişi açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle herhangi bir suçla itham edilen kişi için yapılması gereken en doğru hareket alanında uzmanlık sahibi bir avukattan danışmanlık almaktır.

Nitelikli Dolandırıcılıkta Denetimli Serbestlik

Bir ceza hukuku kurumu olan denetimli serbestlik ile failin cezasını sosyal yaşamın içinde çekmesi hedeflenir. Sosyal yaşamın içerisindeyken cezanın infazına imkan tanıyan bu uygulama bir takım prosedürlerin gerçekleşmesi ile yapılmaktadır.

Hükümlünün öncelikle cezaevine alınması ardından da tahliye edilerek denetimli serbestlik süresi içinde gözlemlenmesi gerekir. Bu yasa ile kişi dış dünyayla olan ilişkisini sürdürmekte ve ailesi ile olan bağları devam etmektedir. Hükümlünün cezaevinde infazı sürerken koşullu salıverilmesine belirli bir süre kala tahliye edilmesi ve dışarıda iken de denetim altında olması bu sürecin bir parçasıdır. Hükümlü bu süre içerisindeyken birtakım yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır.

Denetimli serbestlik uygulanacağı zaman suçun niteliğine, verilen cezanın miktarına ve hükümlünün kişiliğine bakılır. Ayrıca hükümlünün de bunu talep etmesi koşulu aranır. Nitelikli dolandırıcılık suçunda denetimli serbestlik uygulanacağı zaman sanığa verilen ceza miktarı önemlidir.

Bunun yanı sıra suçun niteliği dikkate alınarak hareket edilecektir. Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, işlediği suça öngörülen ceza miktarı ve kendisinin denetimli serbestlikten yararlanmayı isteyip istemediği de karar verilirken dikkate alınacaklar arasındadır.

Cezaevine girmeyen bir hükümlü için kesinleşmiş ceza miktarı belirli olsa dahi denetimli serbestlikten yararlanmak mümkün olmaz. Bu sebeple hükümlünün iyi halli olup olmadığının tespiti için açık ya da kapalı cezaevine girmesi gerekir.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Unsurları

Nitelikli dolandırıcılık suçu unsurları arasında maddi ve manevi unsurlar yer alır. Bu suçu işleyen fail, kendisi ya da bir başkası yararına mağdura zarar verirken haksız bir kazanç elde eder. Nitelikli dolandırıcılık suçunun maddi unsurlarından biri hileli davranıştır.

Failin maksadı haksız bir kazanç elde etmek olur ve mağduru kandırırken hileli davranışları ile eylemlerini destekler. Mağdurun hileli davranışlar sebebi ile aldatılmış olması da suçun unsurları arasında yer alır.

Mağdur hileli davranışlar sebebi ile kandırılırken zarara uğratılır. Malvarlığında oluşabilecek bu zarar faile ya da bir başkasına haksız menfaat temin eder. Dolandırıcılık suçunda manevi unsur ise genel kast olarak kabul edilir. Hileli davranışlar sergileyen fail, bunu bile isteye yapar ve amacı mağduru zarara uğratırken kendisi ya da bir başkası için haksız çıkar elde etmektir.

Nitelikli dolandırıcılık suçunda kullanılan hile suçun unsurları arasında yer alır. Hileli davranış ustaca sergilenmeli ve karşı tarafı aldatma gücünde olmalıdır. Fail, suçu işlerken mağdurun güvenini kazanmak için birtakım araçları kullanır. Hileli hareketler çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir.

TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay 15’inci Ceza Dairesinin nitelikli dolandırıcılık suçundan beraata ilişkin vermiş olduğu 14.01.2021 tarihli kararı:

“Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık … ‘ın, nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık …’ın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık …’ın, borçlusu …, alacaklısı … olan, 17/11/2005 düzenleme ve 26/03/2006 ödeme tarihli, 100.000 TL bedelli senedi …. adına imzalayıp, diğer sanık …’a ciro ederek verdiği, sanık …’ın bu senet nedeniyle katılan aleyhine icra takibi başlattığının iddia edildiği somut olayda, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanık …’un bahse konu senedin sahte olduğunu bilerek katılan aleyhine icra takibi başlattığının sabit olmadığı, ayrıca bu senedin önceden doğan borç nedeniyle ….’a verildiği, bu nedenle sanık …’ün üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmış olmakla sanıkların beraatine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılama sonunda, sanık …’un atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeter nitelikte delil elde edilemediği ve sanık …’ün üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmış, mahkemece sanıkların beraati kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 14/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Yargıtay 15. Ceza Dairesinin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları hakkında vermiş olduğu 22.04.2019 tarihli kararı:

“Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık …’ün beraatine ilişkin hüküm ile nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık …’ın beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık …’ın, katılan …’tan tekstil malzemesi satın alarak karşılığında iş yeri komşusu olan sanık …’e ait çeki verdiği ancak sanık …’ün kendi çekini almak amacıyla katılan… G… Limited Şirketinden çalınması nedeniyle üzerindeki keşideci imzası sahte olarak atılmış 18.000 TL değerindeki çeki ele geçirerek, çekin arkasına sanık …’ın cirosunu aldığı ve kendi şirketine ait ciro yaptıktan sonra katılan …’a vererek kendi çekini aldığı, sanıkların çekin sahte olduğunu öğrenmeleri üzerine katılan …’ın zararını karşıladıkları, bu suretle sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve ayrıca sanık …’ın resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;

1-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,

Nitelikli dolandırıcılık suçunun …’a yönelik olarak gerçekleştirilmesi nedeniyle, sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçundan, doğrudan doğruya zarar görmeyen çek keşidecisi … G… Limited Şirketi’nin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesİ uyarınca REDDİNE,

2-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,

Sanık …’ın ifadesinde, suça konu çeki sanık …’ün getirerek ciro yapmasını istediğini, bunun üzerine çekin arkasına ciro yaptığını ancak çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan ettiği ve sanık … tarafından bu ifadenin doğrulandığı anlaşılmakla, sanık …’ın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine yeterli somut delil bulunmadığı gerekçesi ile kurulan beraat hükmünde isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Yargıtay 15’inci Ceza Dairesinin nitelikli dolandırıcılık suçu hakkında vermiş olduğu 25.06.2020 tarihli kararı:

“Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü, katılan tarafından istinaf başvurusunda bulunulmasından sonra…Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü verilmesine dair hükmü, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşüldü;

Sanığın, olay tarihinde www.siteadıgizlenmiştir.com adlı internet sitesine televizyon ilanı verdiği, ilan sahibi olarak “… ismini kullandığı, katılanın sanıkla internet sitesi üzerinden iletişime geçtiği, sanık ile 600.TL’ye televizyonun satımı hususunda anlaştıkları, katılanın sanığın vermiş olduğu PTT hesabına 600.TL parayı yatırdığı, sonrasında sanığın televizyonu göndermediği gibi parasını da iade etmediği, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda;

Sanığın ikrar içeren savunmaları, katılan beyanları, PTT kayıtları, mesaj döküm tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın eksik incelemeye ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerin uygulanmasına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı

CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan bölge adliye mahkemesi hükmüne yönelik temyiz isteminin ESASTAN REDDİNE, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Nitelikli Dolandırıcılık Suçuna Hangi Mahkeme Bakar?

Basit dolandırıcılık suçları için görevli olan mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Ancak nitelikli dolandırıcılık suçlarına bu mahkeme bakmaz. Ağır Ceza Mahkemesi, nitelikli dolandırıcılık suçları için görevli mahkemedir.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçunda İndirim Uygulanır Mı?

İşlenen suç için verilen cezada indirime gidildiği çeşitli durumlar bulunur. Nitelikli dolandırıcılık suçu da indirim uygulanabilen suçlar arasında yer alır. Ancak indirimin gerçekleşmesi için, failin aşağıdaki durumları sağlamış olması gerekir:

  • Mağdur olan kişinin mağduriyet derecesinin azaltılması,
  • Zararın giderilmesi için çaba sarf edilmesi,
  • İşlenen suçtan ötürü pişman olunması,
  • Mağduriyeti tamamen ortadan kaldırması gibi durumlar söz konusu olursa, hakim tarafından verilen nitelikli dolandırıcılık suçu cezasında indirime gidilebilmektedir.

Yukarıdaki durumların gerçekleşmesi halinde, hakim cezayı 3’te 2 oranına kadar indirebilir. Bu indirim, dava açılmadan önce mağdurun zararının giderilmesi halindedir. Dava açıldıktan sonra mağdurun zararının giderilmesi halinde, ceza yarı yarıya indirilebilir.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Şikayeti

Bazı suçlar işlenmiş olsa bile, şikayet olmadıktan sonra faile dava açılmaz. Ancak nitelikli dolandırıcılık suçu bu durum içerisine dahil değildir. Bu nedenle mağdur olan kişi, faili şikayet etsin ya da etmesin, faile dava açılacaktır. Basit dolandırıcılık suçları ise şikayete tabiidir. Şikayet edilmesi durumunda dava açılabilir. Dava açıldıktan sonra mağdur olan kişi şikayetini geri çekerse, faal halde olan soruşturma ya da kovuşturma iptal olacaktır. Bu durum basit dolandırıcılık suçları için geçerlidir.

Dolandırıcılık suçunun iki hali bulunur ve cezaları ile şikayete tabii olmaları gibi hususlar göz önünde bulundurularak birbirinden ayrılır. Biz de bu çerçevede size “Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası Nedir?” konusundan detayları ile bahsettik. Bu ve diğer tüm konularda destek almak isterseniz, Avukat Danışmanlık isimli kategorimizi ziyaret edebilir ya da bizimle İstanbul Ceza avukatı için iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Basit dolandırıcılık suçundan farklı olarak, nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası, 3 yıl ila 10 yıl arasında hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası olarak bilinmektedir. Adli para cezasındaki gün sayısı, hakimin inisiyatifine kalmış bir durumdur.
Türk Ceza Kanunu’nca nitelikli dolandırıcılık suçunun zaman aşımı süresi, suç ile suçlunun öğrenilmesinden itibaren, 15 yıldır. Basit dolandırıcılık suçlarında ise bu süre 8 yıl olarak bilinmektedir.
Suçu işleyen failin, işlediği suçtan ötürü pişman olması, mağdurun zararını karşılaması ve azaltması gibi durumlar, nitelikli dolandırıcılık suçunda etkin pişmanlık kategorisinde yer almaktadır.
Nitelikli dolandırıcılık suçu, takibi şikayete bağlı suçlardan değildir.
Nitelikli dolandırıcılık suçu, sanığın ağır ceza mahkemesinde yargılanmasını gerektiren suçlardandır.
Dolandırıcılık suçunun temel hali (basit şekli) ve nitelikli hallerinde yürütülen yargılamanın mutlaka “tutuklu yargılama” şeklinde gerçekleşmesi gerekmez. Somut olayın ve mevcut dosyanın koşulları, özellikleri, delil durumu vb. faktörler gözetilmek kaydıyla, yargılamanın tutuklu ya da tutuksuz şekilde yürütülmesine karar verilebilir.
Nitelikli dolandırıcılık suçu dolayısıyla oluşan zarar, suç konusu şeyin mağdura aynen iade edilmesi ya da bedelinin ödenmesi yoluyla giderilebilir.
Dolandırıcılık suçunun basit şekliyle işlenmesi halinde, faile hükmedilen hapis cezasının belirli şartlar altında adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.
Dolandırıcılık suçunun nitelikli unsurlar dahilinde işlenmesi, fail hakkında üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmedilmesini gerektirir.
Nitelikli dolandırıcılık; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda “Malvarlığına Karşı Suçlar” başlığı altında 158’inci madde de düzenlenmiştir.
Dava konusu suçun koşulları ve somut olayın özellikleri başta olmak üzere, davanın incelendiği mahkemenin iş yükü vb. birçok faktör, nitelikli dolandırıcılık sebebiyle yürütülen davaların süresine doğrudan etki eder.
Dolandırıcılık suçunun, ancak basit şekliyle işlenmesi halinde taraflar arasında uzlaştırma prosedürü uygulanabilir.
Denetimli serbestlik; mahkeme tarafından belirtilen şartlar ve süre dahilinde, denetleme ve denetim planı kapsamında şüpheli, sanık veya hükümlünün toplumla bütünleşmesi bakımından gereksinim duyduğu hizmetlerin, programların ve kaynakların temin edildiği toplum temelli bir uygulamadır. Nitelikli dolandırıcılık suçunda denetimli serbestlik kurumundan yararlanmanın mümkün olup olmadığı, nasıl bir yol izlenmesi gerektiği vs. hususlarda deneyimli ve bir ceza avukatından yardım almak sağlıklı ve doğru olan yaklaşımdır.
Dolandırıcılık suçunun takibi, kural gereği resen yerine getirilir. Bu nedenle şikayetten vazgeçilse dahi kamu davasının düşmez. Fakat suçun, TCK m.159’da düzenlenen ve daha az ceza gerektiren “nitelikli hal” çerçevesinde işlenmesi halinde, suç hakkında şikayet üzerine soruşturma başlatılır.
Nitelikli dolandırıcılık suçundan ötürü beş yıl ceza alan kişini ne kadar yatacağı, infaz hesaplama sonucu tespit edilir. Fakat doğru bir infaz hesabı yapılabilmesi için suç tarihi, failin doğum tarihi, mahsup, hükümlünün özel durumu olup olmaması gibi bilgilere ihtiyaç duyulur.
Dava süresi hakkında net bir bilgi vermek hem isabetli hem de sağlıklı olmayacaktır.