Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu 2024 – TCK 116 Cezası

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu 2023 - TCK 116 Cezası

Hürriyete karşı işlenen suçlar arasında yer alan ve bireylerin güvenlik ve huzurunu ihlal eden fiiller yasa gereği cezalandırılır. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu da bu kapsamda yer alır. Bireyin en temel hakları arasında yer alan ve Anayasa’nın yanı sıra uluslararası düzenlemelerle de güvence altına alınmış bulunan özgürlük hakkının korunması gerekir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, kişilere karşı işlenen suçlar arasında yer alan hürriyete karşı suçlar kapsamında konut dokunulmazlığını korumaya almıştır. Bu sebeple konut dokunulmazlığının ihlali yaptırıma tabidir. Neticesi bakımından ağır yaptırımların düzenlendiği TCK m. 116 suçuna ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde ceza avukatı yardımı almak ilgili adına faydalı sonuçlar verecektir.

Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin bahse konu suça ilişkin vermiş olduğu 15.02.2018 tarihli kararı şu şekildedir:

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlal, mala zarar verme

HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

I-Sanıklardan … hakkında katılanlar … ve …’ye karşı işlemiş olduğu hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, katılan …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, müşteki …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, müşteki Kemalettin’e karşı işlemiş olduğu konut dokunulmazlığını ihlal, katılanlar … ve …’a karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme, katılan …’ye karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, müşteki Hale’ye karşı işlemiş olduğu konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından,

Sanıklardan … hakkında katılanlar … ve …’ye karşı işlemiş olduğu hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, katılan …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, müşteki …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, müşteki Kemalettin’e karşı işlemiş olduğu konut dokunulmazlığını ihlal, katılanlar … ve …’a karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme, katılan …’ye karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, müşteki Hale’ye karşı işlemiş olduğu konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından,

Sanıklardan … hakkında katılanlar … ve …’ye karşı işlemiş olduğu hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, katılan …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, müşteki …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, müşteki Kemalettin’e karşı işlemiş olduğu konut dokunulmazlığını ihlal, katılanlar … ve …’a karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar vermek,

Sanıklardan … hakkında katılanlar … ve …’ye karşı işlemiş olduğu hırsızlık, katılan …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlık, müşteki …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlık, katılanlar … ve …’a karşı işlemiş olduğu hırsızlık,

Sanıklardan … hakkında katılanlar … ve …’ye karşı işlemiş olduğu hırsızlık, katılan …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlık, müşteki …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlık, katılanlar … ve …’a karşı işlemiş olduğu hırsızlık,

Sanıklardan … hakkında katılanlar … ve …’ye karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, katılan …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, müşteki …’e karşı işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, müşteki Kemalettin’e karşı işlemiş olduğu konut dokunulmazlığını ihlal, katılanlar … ve …’a karşı işlemiş olduğu hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar vermek, katılan …’ye karşı işlemiş olduğu hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Sanıklar Rıdvan, İsmail, Fatih ve Özgür hakkında suçlara doğrudan iştirak etmeleri nedeniyle haklarında TCK’nun 37/1. maddesi gereği ceza verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu TCK’nın 39. maddesi uygulanmış ise de; aleyhe temyiz olmadığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanıklar hakkında müşteki …’e karşı işlemiş oldukları hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle haklarında ceza verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Sanıklar Mahmut ve Ramazan hakkında katılanlar … ve …, müşteki … ile katılan …’ye karşı işlemiş oldukları konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 61/6. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 119/1-c. maddesinin uygulanması sonucu cezanın 12 ay yerine 1 yıl olarak hükmolunması sonucu sanıklara fazla ceza tayini,

2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii, sanık …, sanık …, sanık …, sanık … ve müdafii ile sanık … ve müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle ve sanıklar Mahmut ve Ramazan hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sonuç cezanın 12 AY HAPİS CEZASINA İNDİRİLMESİ suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında müştekiler … ve …’e karşı işlemiş oldukları hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Sanıkların hırsızlık yapmak için girdikleri müştekilere ait evde çalacak vasıf ve değerde eşya ya da para bulamadıkları için bir şey almadan olay yerinden ayrıldıkları iki eylemde; hırsızlık suçunun icra hareketine başlandığı, ancak tamamlanmadığı anlaşıldığından, anılan suçların teşebbüs aşamasında kaldığı düşünülmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15/02/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Konut Dokunulmazlığının İhlali

Konut dokunulmazlığının ihlali suçunda korunan hukuki değer bireyin hürriyetidir. Kişi konutunda özgür bir biçimde sakin ve huzurlu bir ortamda yaşama hakkına sahiptir. Bu suç seçimlik hareketli olurken fail konuta girdiğinde veya konuttan çıkmadığında tamamlanır.

Kişi hürriyeti kapsamında konutunda irade ve hareket etme özgürlüğüne sahip olan bireyin bu hakkı hukuka aykırı bir fiil sebebi ile engellendiği takdirde suç oluşur. Suçu oluşturan fiil hareket serbestisine saldırı niteliği taşıdığından yaptırıma konu olmaktadır. TCK m. 116 madde metni şu şekildedir:

(1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.

(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Unsurlar

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu unsurlar bakımından maddi ve manevi unsurlara sahiptir. Fiil, fail ve mağdur bu suçta maddi unsurlar arasında yer alır. Suçun manevi unsuru kasten işlenmesidir. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu kasten işlenmeyen bir suç tipidir. Genel kastın oluşması suç için yeterlidir. 

Suçun maddi konusu girilen ya da çıkılmayan yerin bir konut eklentisi olmasıdır. Bunun yanı sıra açık bir rızaya gerek duyulmayan yerler dışındaki işyerleri ve eklentileri de bu kapsamda sayılır. Konut ya da eklentisine, açık bir rızaya bağlı olarak girilmesi yasak olan işyeri ve eklentilerine sahibinin izni olmadan giren, girdikten sonra çıkmayan kişi suç işlemiş kabul edilir.

Fail, bu fiili işlediğinde seçimlik bir hareket söz konusudur ve fail konuta girip çıkmadığında suç işlenmiş olacaktır. Fail, konuta ya da konut eklentisine hak sahibinin rızası dışında girdiğinde ya da girdiği yerden çıkmadığı takdirde seçimlik hareketlerden söz edilebilir. Fail her iki hareket arasından birini seçtiğinde seçimlik hareketin oluşması gündeme gelir.

Bu suçun gerçekleşmesi kapsamında aranacak ön koşul ise mal sahibinin rızası dışında fiilin gerçekleşmiş olmasıdır. Konuta girmek ve konuttan çıkmamak suçun sonucudur. Suçun sonucu harekete bitişiktir. Tam teşebbüs şeklinde teşebbüse elverişli değildir ve eksik teşebbüse elverişli bir suç tipi kapsamında yer alır.

Fail, hak sahibinin rızasına aykırı hareket ettiğinden icrai bir hareketten söz edilmesi gerekir. Konuta nasıl girildiği ya da nereden girildiği önemli değildir. Fail, konuta girerken hile, tehdit ya da cebir kullandığında suç nitelikli hale gelir.

Hak sahibinin rızası dışında konutuna ya da onun eklentisine girmek, girdikten sonra çıkmamak icrai hareket olarak değerlendirilirken girmek fiili dahil olmayı ifade eder. Failin konuta ya da eklentisine tüm vücudu ile dahil olması konuta girdiği anlamına gelir.

Fail, konuta ya da eklentisine tüm vücudu ile girmeyip kapı aralığına ayağını dayadığında, elini açık pencereden içeri soktuğunda suç teşebbüs aşamasında kalırken TCK 123. Madde kapsamına girdiği takdirde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu oluşur.

Fail, konuttan çıkmadığında, konut ya da eklentisinin sahibinin rızası ile girmesine rağmen tersi yönünde oluşan beyana riayet etmediğinde çıkmamak fiili vücuda gelir. Suç girme eylemi sırasında icrai nitelik taşırken çıkmama eyleminde ihmali bir karaktere bürünür. Bununla birlikte istisnai durumlarda icrai karakter kazanması da söz konusu olabilir.

Konuttan çıkılmaması da ihmali bir harekettir. Mağaza, dükkan, market gibi yerlere mesai saatlerinin dışında girilmesi de suç olarak kabul edilir. Bu yerlere mesai saatlerinde girilmesi suç teşkil etmezken mesai saatleri bittikten sonra girilmesi suçun oluşmasına sebebiyet verir. Suç tipinin maddi unsurları arasında yer alan rıza unsuru da bu suçta söz konusudur.

Konutta oturan kişi veya kişiler rıza açıklamaya yetkili olurken mülkiyet hakkından ziyade kişinin ferdi hürriyeti korunur. Huzur ve sükunun yanı sıra bireyin ferdi hürriyeti bu suçtan zarar göreceğinden yasalarla korumaya alınır. Evlilik birliği söz konusu olduğunda aile bireylerinden her biri rıza açıklama yetkisine sahip olurken meşru bir amaç olmalıdır.

Konutta yaşayan aile bireylerinden biri üçüncü bir kişinin konuta girmesine rıza göstermese de konutta yaşayan diğer kişinin rızası varsa suç oluşmuş kabul edilmez. Eşlerden biri diğer eş kabul etmese dahi akrabalarını konuta kabul etme hakkına sahip olurken meşru menfaatlere zarar vermeyecek müşterek yetki eşlerde bulunur.

Çocukların da dilediği kişiyi eve getirme hakkı vardır lakin ergin olmayan çocuklar için rıza beyanının önem ve sonuçları bakımından ayırt etme gücüne bakılır. Evde yaşayan hizmetçi de diğer bireylerin meşru menfaatleri zarar görmediği takdirde konuta dilediğini kabul etme hakkına sahiptir. Suçun faili herkes olabilir mağdur ise konut ya da işyerinin hak sahibidir.

Aynı konutta yaşamakta olan yabancı kişiler açısından ortak kullanım alanları söz konusu olduğundan fail ve mağdur olmaz. Kişisel alanlar için ise sahibinin rızası dışındaki ihlaller suçtur. Yabancı kişiler aynı odayı paylaştığında birbirlerine yönelik olarak suçun faili ya da mağduru olarak tanımlanamazlar.

Aile fertlerinin aynı konutta birlikte yaşaması durumunda bu konut dahilinde birbirlerine karşı konut dokunulmazlığını ihlal suçu işlemeleri mümkün değildir. Yasa aracılığı ile konut bir bütün olarak korunmaktadır. Konut hem bir bütün olarak hem de aile fertleri bakımından korunur.

Eşler için hakim tarafından ayrılık kararı verilmiş ise ya da birlikte yaşamaya ara verilme kararı varsa birbirlerine karşı bu suçun faili olabilmektedirler. Suçta hukuka aykırılığı hak sahibinin rızası dışında konuta ya da iş yerine girilmesi teşkil eder. Konuta gizli yollardan veya hile yapmak sureti ile girildiğinde de suç oluşur.

Konuta girerken hak sahibinin rızası alınması ve girdikten sonra da rızanın ortadan kalkması durumunda konut dokunulmazlığının ihlali suçu vücut bulur. Bu suçta nitelikli hallerin olması ise verilen cezada artışı gündeme getirmektedir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Nitelikli Haller

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu nitelikli olarak işlendiğinde cezası artar. Suç işlenirken cebir ve tehdit kullanılması nitelikli halin ortaya çıkmasına yol açar. Şiddet kullanmak maddi cebir kapsamında yer alırken tehdit ise manevi cebiri ifade eder. Cebir ve tehdit kullanılması halinde suça verilen ceza 1-3 yıl aralığında hapis olur.

Aynı zamanda cebir tehdit kullanılarak suç gece vaktinde işlendiği takdirde de nitelikli hal sebebi ile 1-3 yıl aralığında hapis cezası verilecektir. Suçun gece vakti işlenmiş olması ağırlaştırıcı sebepler arasındadır. Gece vakti işlenen konut dokunulmazlığını ihlali suçu sebebi ile mal sahibinin huzur ve sükunu daha fazla bozulacağı gibi gece olması failin işini kolaylaştıran ve tanınmasını engelleyen bir durumdur.

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu silahla işlendiğinde nitelikli hale gelir. Silahtan kasıt ise saldırı ve savunma amacına yönelik yapılmış olan her şeydir. Silah olarak tanımlanan şeyin failin üzerinde olması yeterli değildir. Silahın hukuka aykırı eylem gerçekleşirken kullanılmış olması icap eder. Suç birden fazla kişi ile işlendiğinde de nitelikli haller ortaya çıkar. Bu durumda verilen cezada artışa gidilir.

Fail, hukuka aykırı fiili işlerken kendisini tanınmayacak hale getirdiğinde, maske, makyaj ve benzeri unsurları kullandığında cezası artar. Kamu görevlisi sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanmak sureti ile hareket etiğinde de ağırlaştırıcı nedenler ortaya çıkmış demektir. Bu davranış da suçu nitelikli hale getirmektedir.

Konut Dokunulmazlığı İhlali Cezası

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu temel şekli ile ve nitelikli halleri bakımından cezalandırılır. Bu suçta temel hali ile verilen cezalar nitelikli hallere göre daha az olurken suçun nitelikli hale gelmesi ceza artışına yol açan bir sebeptir.

Temel hali ile işlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçu için fail, açık bir rızayla girilmesi alışkanlık haline gelmiş olan yerler dışındaki işyeri ve eklentilerine girdiğinde mağdurun şikayeti söz konusu olursa 6 ay-1 yıl aralığında hapis cezası ve adli para cezası verilir.

Fail, bir kimsenin konutuna rızaya aykırı olarak gire ve buradan çıkmazsa mağdurun şikayeti üzerine 6 ay- 2 yıl aralığında hapis cezası verilir. Fail suçu nitelikli olarak işlerse ve gece vakti ya da cebir ve tehdit kullanarak konut dokunulmazlığını ihlal ettiğinde 1-3 yıl aralığında hapis cezası verilir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Şikayet

Ceza davalarında şikayete tabi suçlar ve şikayete tabi olmayan suçlar ayrılır. Konut dokunulmazlığının ihlali suçu da şikayete tabi suçlardan biridir. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan konut dokunulmazlığının ihlali suçunda şikayet süresi 6 aydır.

Bu süre içinde yapılmayan şikayet zamanaşımına uğrayacağından kovuşturma ve soruşturma yapılmayacaktır. Şikayet süresi ise mağdurun faili ve fiili öğrenmesi ile başlar. Dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Uzlaşma

Uzlaşma ile suçun faili ve mağduru arasında bir iletişim kurulur. Uzlaşmanın amacı toplumsal barışın kısa sürede temin edilmesidir. Tarafsız bir uzlaşmacı eşliğinde gerçekleşen uzlaşma fail ve mağdur arasındaki anlaşmazlığı giderme amacı güder.

Uzlaşma, adli makamların denetiminde gerçekleşirken yargı dışı yollar kullanılmak sureti ile fail ve mağdurun anlaşması sağlanmaya çalışılır. Alternatif çözüm yolları arasında yer alan uzlaşma müessesesi ile fail topluma kazandırılmaya çalışılırken mağdurun zararı giderilir.

Uzlaşmada mağdur gerçek kişi olmalıdır. Özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olan mağdurlar için de uzlaşma prosedürleri uygulanabilir. Kamu tüzel kişiliklerine karşı işlenmiş olan suçlarda uzlaşma hükümleri geçerli olmaz. Soruşturması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarda uzlaşmadan yararlanılabilir.

Suç işlendiğinde çok sayıda mağdur varsa fail, tüm mağdurlarla uzlaşmak zorundadır. Uzlaşma sağlandıktan sonra maddi ve manevi tazminat davası açılamamaktadır. Suçta çok sayıda fail varsa uzlaşma kapsamında bir veya birden fazla fail ile uzlaşmaya gidilebilir. Uzlaşmaya dahil olmayan faizler için soruşturma veya  yargılama devam eder.

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu için uzlaşma hükümleri uygulanabilir. Bu suç şikayete tabi suçlardan biridir. Şikayete tabi suçlarda şikayetin ardından soruşturma ve kovuşturma başlatılır. Ceza davası kapsamında yer alan konut dokunulmazlığının ihlali suçunda savcılık şikayetin ardından soruşturma başlatır. Yeterli suç şüphesinin varlığı durumunda da iddianame hazırlamak sureti ile kamu davası açar.

Şikayete tabi suçlarda şikayetten vaz geçilmesi kamu davasının düşmesine engel olmaz. Kamu davası sonuna kadar devam ederken savcılık makamı da iddia makamı sıfatı ile kamuyu temsilen bu davada görev alır.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu HAGB

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması yani HAGB kararı konut dokunulmazlığının ihlali suçunda verilebilir. Bunun için koşulların sağlanıp sağlanmadığına bakılır. HAGB kararı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca şartlar sağlanmışsa uygulanabilmektedir.

Bu kapsamda 2 yıl ve daha az süreli hapis cezalarında ya da adli para cezası söz konusu ise bu karar uygulanabilmektedir. HAGB kararı verileceği zaman tanığın daha önce kasıtlı bir suçtan ceza almamış olması gerekir. Duruşma sırasında tanığın tutum ve davranışları mahkeme tarafından değerlendirilir. 

Mahkemenin tanığın yeniden bir suç işlemeyeceğine kanaat getirmesi icap ederken sanık suçla oluşan zararı gidermelidir. Bu durumda sanık 5 yıllık denetim süresine tabi olur. Sanığın bu sürede yeni bir suç işlememesi ve yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekir.

Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin söze konu suça ilişkin vermiş olduğu 08.06.2021 tarihli kararı şu şekildedir:

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Kısa kararın açıklandığı 15/04/2019 tarihli duruşmaya, Van T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü bulunan suça sürüklenen çocuk … getirtilerek yüzüne karşı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yokluğunda verilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK’nın 263’ncü maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltılması nedeniyle, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin 29/06/2019 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.

I – Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, katılan …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, mağdur …’a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, katılan …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, mağdur …’ya yönelik hırsızlık, katılan …’e yönelik hırsızlık; sanıklar … ve … hakkında mağdur …’ya ve katılan …’e yönelik hırsızlık; suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, mağdur …’a yönelik konut dokunulmazlığını ihlal; suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, mağdur …’a yönelik konut dokunulmazlığını ihlal, mağdur …’ya yönelik konut dokunulmazlığını ihlal, katılan …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal; suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, katılan …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, mağdur …’a yönelik konut dokunulmazlığını ihlal, katılan …/…’a yönelik konut dokunulmazlığını ihlal; suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’ye yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, katılan …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, katılan …’e yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal, katılan …/…’a yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde,

Kısmi iade halinde suçtan zarar gören kişinin 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca rıza göstermesi koşuluyla, etkin pişmanlık hükümlerinden kısmi iadede bulunan sanığın yararlanabileceği gözetildiğinde, katılan …’a karşı işlenen suçta, kısmi iadenin suça sürüklenen çocuk …’un babası tarafından sağlandığı, kısmi iadede bulunmayan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2-4 maddesinin uygulanması mümkün olmadığı halde sanık … hakkında da 168/2-4 madde gereğince indirim yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanıklar …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

II – Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’ya yönelik hırsızlık suçundan; suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında katılan …’e, katılan …’a ve mağdur …’e yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde,

Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,

1. Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’ya karşı işlenen hırsızlık suçundan gerekçeli kararın 23 nolu hüküm fıkrasında hüküm tesis edildikten sonra, devamında aynı hükmün mükerrer şekilde verilen 26 nolu hüküm fıkrası ile tekrar yazılarak hükümde karışıklığa ve infazda tereddüde sebep olunması,

2. Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında katılan …’e karşı işlemiş olduklarını konut dokunulmazlığını ihlal suçundan gerekçeli kararın 32 nolu, katılan …’a karşı işlemiş olduklarını konut dokunulmazlığını ihlal suçundan gerekçeli kararın 33 nolu ve mağdur …’e karşı işlemiş olduklarını konut dokunulmazlığını ihlal suçundan gerekçeli kararın 34 nolu hüküm fıkraları ile Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 26.04.2017 tarihli bozma ilamına uygun şekilde hükümler tesis edildiği anlaşılmakla, aynı katılanlara ve mağdura yönelik olduğu belirtilerek gerekçeli kararın 31 nolu hüküm fıkrasında aynı suç nedeniyle, bozmaya uyulmadan bir hüküm daha tesis edilmek suretiyle hükümde karışıklığa ve infazda tereddüde sebep olunması,

Bozmayı gerektirmiş suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin, suça süürklenen çocuk … ve müdafiinin, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdur …’ya yönelik hırsızlık suçundan 26 nolu hüküm fıkrası ile ikinci kez yazılan kararın hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek” ve “suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında katılan …, katılan … ve mağdur …’e yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 31 nolu hüküm fıkrası ile sehven verilen kararın hüküm fıkrasından çıkarılmasına karar verilmek” suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sıkça Sorulan Sorular

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Nedir?

Konuta ya da işyeri ve eklentilerine hak sahibine ait açık bir rıza olmadan giren, girdikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığını ihlal suçu işlemiş olur. Bu suç şikayete tabi suç tiplerinden biridir.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Şikayete Tabi mi?

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu şikayete tabi suçlar arasındadır. Savcılık makamı şikayetin ardından suçla ilgili soruşturma ve kovuşturma başlatır. Yeterli suç şüphesi elde ettiği takdirde de kamu davası açar.

Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Dava Zamanaşımı Süresi Ne Kadar?

Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu süre içinde dava açılmazsa hak kaybı yaşanır. Şikayete bağlı bir suç olduğundan fail ve fiil öğrenildikten sonra 6 ay içinde şikayetin gerçekleşmesi gerekir.