Cinsel Suçların İspatı

Cinsel Suçların İspatı

İşlenen cinsel suçların ispat edilebilmesi çok zor ve meşakkatli bir süreci içerisinde barındırmaktadır. Çünkü ispat konusu, failin cezalandırılmasını net olarak sağlayacaktır. Ancak çoğu durumda ispat zor olmakta, kişi bu sebeple uğradığı cinsel saldırıyı kanıtlayamamaktadır. Bunun yanında, ceza muhakemesi hukukunun genel ispat ilkelerine bakıldığında, farklı olarak mağdurun beyanının üstün tutulduğu görülmektedir. Bu durum kadının beyanı esastır ya da mağdurun beyanı esastır şeklinde gösterilir. Biz de bu içeriğimizde cinsel suçların ispatı ile ilgili pek çok konuya değineceğiz.

Cinsel Suçların İspatı Nasıl Yapılır?

İşlenen cinsel suçların büyük bir bölümünde mağdur ile fail birbirini tanımamakta ve bu sebeple failin delille yakalatma oranı azalmaktadır. Bu sebeple ceza muhakemesi kanunundaki genel ispat ilkelerinden farklı olarak, mağdurun beyanı esastır ibaresi yer almaktadır. Ancak bazı durumlarda çeşitli ispat yöntemlerine başvurulabiliyor. Bunlar ise aşağıdaki gibidir:

  • Kan lekesi,
  • DNA örneği,
  • Ses kayıtları,
  • Yazılan bir mektup,
  • Mesajlaşmalar,
  • Sosyal medya hesabında yapılan paylaşımlar ya da atılan mesajlar,
  • Görüntüler ve videolar,
  • Mesajlaşma görüntüleri ve
  • Bunlar arasında en önemlisi olan mağdurun beyanı ile tanık beyanları, cinsel suçların ispatında önemli bir rol oynamaktadır.

Bir kişinin ses kaydını almak çoğu durumda suç olarak nitelendirilse de bu gibi durumlarda tek seferlik olmak suretiyle suçun ispatlanması açısından kullanılabilir. Burada belirtilen ispat yöntemlerinden elde edilen deliller ve mağdurun beyanı mahkemede değerlendirilecektir. Delillerde ve yapılan değerlendirmede mağdurun beyanının doğru olmadığı anlaşılırsa, bu beyan üstün tutulmayacaktır.

Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar Nelerdir?

Kişinin cinsel isteğini gidermek için bu amaçla gerçekleştirdiği suçlara, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar adı verilir. 4 başlık halinde listelenen suçların her birinde ispat önemli bir yer tutar. Bu sebeple mahkeme mağdurun beyanı ile toplanan delillerin değerlendirmesini en doğru şekilde gerçekleştirmektedir. Peki, bu suçlar nelerdir?

  • Cinsel Taciz Suçu
  • Cinsel İstismar Suçu
  • Cinsel Saldırı (Tecavüz) Suçu ve
  • Reşit Olmayanla Cinsel İlişkiye Girme Suçu

Yukarıdaki cinsel dokunulmazlığa karşı suçların çoğunluğunun mağdur ile fail arasında herhangi bir tanıklık olmadan gerçekleştirilmesi sebebi ile mağdurun beyanı üstün tutulmuştur. Bu durum çoğunlukla failin tutukluluğuna kadar gidebilecek kadar büyük bir etkiye sahiptir.

Cinsel Suçların İspatında Önemli Olan Kriterler

Mağdur ile fail arasında çoğunlukla herhangi bir tanıklığın olmaması, olayda delil toplanmasının zor olması sebebiyle, mağdurun beyanı esas tutulur. Ancak mahkeme bu konuda geniş bir değerlendirme yapmakta, pek çok noktaya genel bir bakış açısı ile bakmaktadır. Bu şekilde mağdurun beyanının doğruluğu ve bunun gibi detaylar sonucunda cinsel suçun ispatı için önemli bir yol kat edilebilmektedir. Peki, bu kriterler nelerdir?

Mağdurun Şikayetini Dile Getirme Süresi

Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen bazı suçlarda mağdur 10 yıl geçmesine rağmen yine şikayetçi olabilir ancak özellikle cinsel taciz suçunda bu mümkün değildir. Birkaç gün içerisinde mağdurun şikâyette bulunması gerekir. Bu nedenle şikâyet süresi oldukça önemlidir.

Mağdurun Sanığı Daha Önce Tanıma Durumu

Mağdur ile sanık arasında daha önce herhangi bir tanıma durumu söz konusu değilse, bu durumda mağdurun söylemlerine gereken değer gösterilmelidir. Mağdurun beyanı bu şekilde esas alınacaktır.

Mağdurun Beyanı Teknik Delillerle Çelişmemelidir

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda mağdurun beyanı esas alınsa da teknik delillerle çelişmemesi gerekir. Teknik delillerle çelişiyorsa, bu durumda mağdurun beyanı esas alınmayacaktır.

Mağdurun Beyanı Çelişki İçermemelidir

İşlenen suçla ilgili olarak mağdurun beyanının hayatın akışına uygun olması gerekir. Verilen cevaplar birbirini tamamlamalı ve çelişki içermemelidir. Ayrıca anlatım biçimi ve anlatırken takındığı tavır da beyanın doğru olup olmadığı konusunda bazı ipuçları verecektir. Mağdurun beyanı esas olarak kabul edilse de tüm bu detaylara ayrıntılı olarak dikkat edilmektedir.

Mağdur ve Fail Arasında Daha Önce Husumet Bulunma ya da Bulunmama Durumu

Fail ve mağdur arasında daha önce bir husumet bulunuyorsa, bu durumda mağdurun beyanı suçun ispatı için tek başına yeterli olmayacaktır. Ancak mağdur ile fail arasında geçmişe yönelik herhangi bir husumet yoksa, bu durumda mağdurun beyanına itibar edilmektedir.

Mağdurun Beyanının Somut Olması Gerekir

Mağdur olay anını anlatırken, anlatımını somut olaylar ve gelişmelerle güçlendirmelidir. Soyut gelişmeler ile beyanda bulunursa, bu durumda failin beraat kararı verilecektir.

Yukarıdaki kriterler, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda failin cezalandırılması ve mağdurun beyanının doğru olup olmadığının anlaşılması açısından son derece önemlidir. Biz de bu içeriğimizde “Cinsel Suçların İspatı” konusunu tüm detayları ile inceleyerek size detaylı bir bilgi aktarımı yapmaya çalıştık. Sürecin daha hassas şekilde yönetilebilmesi için mutlaka ceza hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Mağdurun beyanı esas alınmakla beraber, bunun yanında somut delillerin varlığı da oldukça önemlidir. Bu nedenle hâkim mutlaka somut delilleri değerlendirecek ve mağdurun beyanını dinleyecektir.
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda mağdurun beyanı esastır ilkesine göre hareket edilmektedir. Ancak mağdurun olay anını anlatımındaki güvenilirlik ve olayın hayatın olağan akışını uygun olup olmaması son derece önemlidir. Mağdurun anlatımını mutlaka somut gelişmelerle güçlendirmesi bir gerekliliktir.