Gaiplik Davası

Gaiplik Davası

Gaiplik ile ilgili yasal düzenlemeler 4721 sayılı yürürlükteki Türk Medeni Kanunu’nda hüküm altına alınmıştır. Gaiplik davası Sulh Hukuk Mahkemesi’ne açılır. Anılan davayı açabilmek için kişinin ölüm tehlikesi altında olması ve bunun üzerinden de en az 1 yıl geçmiş olması gerekir. Bunun yanı sıra ölüm tehlikesi altında olan kişiden en son haber alınmasından itibaren geçecek olan 5 yıllık süreye göre hareket edilir.

Gaiplik davasında kişinin ölümüne kesin gözü ile bakılmaz. Fakat ölüm karinesindeki durum gaiplikten farklıdır. Ölüm karinesinde kişinin kesinlikle hayatını kaybettiği kabul edilir. Buna karşın gaiplikte ise kişinin ölümüne istinaden kuvvetle muhtemel deliller incelenir. Hukuk sistematiği içindeki yeri bakımından teknik bir dava olan gaiplik davasında deneyimli bir aile hukuku avukatından yardım almak sağlıklı olacaktır.

Hukukta Gaiplik Nedir, Gaiplik Neye Denir?

Gaiplik olarak tanımlanan durum kişinin ölüm tehlikesine bağlı olarak uzun süredir kendisinden haber alınamamış olmasını ifade eder. Gaiplik medeni hukuk müessesesini ilgilendiren bir konudur. Nerede olduğu bilinmeyen, kayıp anlamına gelen gaiplik kavramında hukuki açıdan geçerlilik için kişinin ölüm riski altında olması gerekir.

Ölüm tehlikesinden kaynaklanan sebeplerle kişiden uzun süredir haber alınamadığında kanunda kendisine hak tanınan kişiler bu davayı açabilir. Kanun koyucunun gaiplik davası açılması sureti ile kişiler arasındaki menfaat dengesini korumaya çalıştığı görülmektedir. Tüzel kişiler hakkında gaiplik davası açılamazken dava gerçek kişiler hakkında açılabilir.

Gaiplik Şartları

Gaiplik talebiyle dava yoluna gidilebilmesi için öncelikle gaiplik koşullarının karşılanması gerekir. Gaiplik şartları sağlanmış ise kişi hakkında gaiplik davası açılabilir. Bu tür davalar Sulh Hukuk Mahkemesi’ne açılmaktadır. Gaiplik davası açılacağı zaman kişinin bir süredir kayıp olması ve ölüm tehlikesi altında bu olayın vuku bulması gereklidir. Gaiplik şartları şunlardır:

  • Kişiden uzun süredir haber alınamaması ya da kişinin ölüm riskine maruz kalarak kaybolmuş olması,
  • Kaybolan kişinin ölüm riskinin bulunması,
  • Kaybolmanın üzerinden kanunda belirtilen sürelerin geçmiş olması,
  • Kanunda kendilerine hak tanınan kişilerin mahkemeye müracaat etmesi,
  • Mahkeme kanalı ile gaiplik kararının alınması.

Gaiplik İlanı

Gaiplik ilanı yapıldıktan sonra mahkeme gaip olduğuna dair karar verilecek olan kişiyle ilgisi olanları kendilerine tanınan süre içinde bilgi vermek üzere çağırır. Bu çağırma işleminin usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekir. 4721 sayılı yürürlükteki Türk Medeni Kanunu’nun ilgili düzenlemeleri uyarınca yapılacak olan ilk ilandan itibaren en az 6 ay beklenmesi gerekir.

Yasada öngörülen usule göre yapılan ilandan sonra bir ikinci ilan yapılmış olmalıdır. Gaiplik ilanının yapıldığı yer ise; hakkında gaiplik istenen kişinin bilindiği yerel çevrede yayınlanan gazetelerdir. Gaiplik sürecinde hatalı veya ihmali bir işlemde bulunmamak adına yetkin ve deneyimli bir avukattan yardım almanın en doğru ve sağlıklı yaklaşım olacağını yinelemekte fayda var.

Gaiplik ve Ölüm Karinesi Farkı Nedir?

Ölüm karinesi ve gaiplik birbirinden farklı iki hukuki müessesedir. Ölüm karinesinde bir kimsenin ölümüne kesin gözü ile bakılır. Gaiplikte ölümün gerçekleşmesi yönünde kuvvetle muhtemel olasılıklar üzerinde durulur. Ne var ki her iki kurum arasındaki fark bunla sınırlı değildir. Gaiplik kurumu ile ölüm karinesi arasındaki başlıca farklar şunlardır:

  • Gaiplik, kişinin ölüm riski altında olmak sureti ile ortadan kaybolması ve bir süredir de kendisinden haber alınamıyor olmasıdır. Ölüm karinesinde ise kişinin ölümüne kesin gözüyle bakılır. Ölüm karinesi söz konusu ise doğal ölüm ile aynı sonuçlar ortaya çıkar. 
  • Ölüm karinesinde kişi hukuken ölmüş kabul edilmektedir.
  • Ölüm karinesi ispat edilebilir.
  • Kişinin içinde bulunduğu durumdan az da olsa kurtulma olasılığı varsa bu durumda hakkında ölüm karinesi verilememektedir.
  • Ölüm karinesinde süre şartı olmazken gaiplikte 1-5 yıllık süreler bulunmaktadır. Bunun yanı sıra ölüm karinesinde kütüğe ilgisi olan kişiler ölümü kütüğe işletebilir. Gaiplikte ölümün kütüğe işletilebilmesi hakkı karineye bağlı olan kişilere verilen bir haktır.
  • Ölüm karinesinde kişinin evliliği talebe gerek olmadan son bulurken gaiplikte evliliğin son bulması kendiliğinden gerçekleşmez. Kişi ile ilgili ölüm karinesi söz konusu ise miras paylaşımı kişi ölmüş gibi yapılır. Gaiplikte ise miras paylaşımı yapılabilmesi için teminat ve geri verme hükümleri uygulanmalıdır.
  • Ölüm karinesinde kişi kesin ölmüş gibi düşünülürken gaiplikte kişinin ölmüş olma olasılığı vardır. Ölüm karinesinde tespit davası ya da mülki amir kararı gerekirken gaiplikte mahkeme kararının verilmesi icap eder.
  • Ölüm karinesinde mahkeme kararına gerek duyulmaz. Gaiplikte ise mahkeme kararı alınmadan kişinin gaip olduğuna hükmedilemez. Ölüm karinesi, söz konusu ise her ilgili tespit davası açabilir. Bunun yanında gaiplikte farklı bir durum geçerlidir.
  • Gaiplik için dava açacak olanlar ölüme bağlı hak sahipleridir. Ölüm karinesi söz konusu ise kişinin malları devredildiğinde ve kişi, sonradan ortaya çıkarsa sebepsiz zenginleşme davası açması gerekir.
  • Gaiplik kararı alınan kişi sonradan ortaya çıkarsa ve malları devredilmiş ise açması gereken dava istihkak davası olur.

Gaiplik Davası Açılması

Gaiplik davası açılması için kanunda kendilerine hak tanınan kişiler müracaat edebilir. Mahkeme açma sürecinde de bazı aşamaların takip edilmesi zorunludur. Buna göre gaiplik davasını herkes açamaz. Dava açılırken kanunda belirtilen sürelere uyma zorunluluğu bulunmaktadır. Davacı tarafın bir dilekçe hazırlamak sureti ile mahkemeye başvurması esastır. Dilekçe ekinde yer alacak belgelerden biri de delillerdir.

Görevli ve yetkili mahkemelere açılabilen gaiplik davasında ilgili mahkemenin tevzi bürosuna dilekçeler sunulur. Gaiplik davası savcılık tarafından açılamayan bir dava türüdür. Davanın açılabilmesi ilgili kişiden uzun süredir haber alınamaması ile mümkün olurken ilgili kişi aynı zamanda ölüm tehlikesi altında olmalıdır. Gaiplik kararı re ’sen verilebilecek bir karar değildir ve ölen bir kişi hakkında da gaiplik kararı verilememektedir.

Gaiplik Davasını Kimler Açabilir?

Gaiplik davası açabilenler hakları ölüme bağlı olanlardır. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne açılan gaiplik davası için kişiden bir süredir haber alınamıyor olması ve ayrıca kişinin ölüm riski altında bulunması koşulu aranır. Gaiplik davası açabilenler Türk Medeni Kanunu uyarınca açıklanır. TMK md.32 uyarınca kanuni mirasçılar gaiplik davası açabilir. Anılan kanun maddesi ise şu şekildedir:

“Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.”

Atanmış mirasçılara da bu hak tanınırken lehine vasiyet yapılmış olanlar da dava açabilir. Mirastan mahrum kalanlar, alacaklılar, hazine ya da askerlik şubesinin de gaiplik davası açabilme hakkı bulunur. Hazinenin gaiplik davası açacağı zaman bulunan koşul; gaibin hiçbir mirasçısının olmamasıdır. Gaiplik davası açabilen ve hakları ölüme bağlı olan kişiler şunlardır:

  • Yasal mirasçılar,
  • Atanmış mirasçılar,
  • Belirli mal vasiyeti alacaklısı olanlar,
  • Hakkında gaiplik kararı verilmesi istenen kişinin eşi,
  • Vasiyeti yerine getirme görevlileri,
  • Gaip lehine eşyası üzerinde intifa hakkı kurulmuş olan kişiler ya da gaip lehine eşyası üzerinde oturma gibi sınırlı ayni hak kurulan kişiler.

Gaipliği Sonlandıran Haller

Gaipliği sonlandıran haller arasında kişinin ortaya çıkması yer alır. Bunun yanı sıra ölümün tespiti de gaipliği sonlandıran bir başka durumdur. Gaip olarak tanımlanan kişinin belirli bir süredir kendisinden haber alınamıyor olması ve aynı zamanda da kaybolan kişinin ölüm riski altında bulunması gerekir. Gaiplik kararını verme yetkisini haiz yargı organı ise sulh hukuk mahkemeleridir.

Hakkında gaiplik kararı verilen kişinin ortaya çıkmaması durumunda veya ölümü tespit edilemediğinde hakkındaki gaiplik kararı devam eder. Gaiplik başvurusu yapılabilmesi için de belirli bir sürenin geçmesi şartı aranır. Bu durumda ise ölüm tehlikesi altında gerçekleşecek kaybolmanın üzerinden, kişiden 1 yıl ve daha uzun sürede haber alınamaması gerekir. Kişiden alınan son haber tarihinden itibaren 5 yıl geçmesi halinde gaiplik başvurusu yapılabilmektedir.

Gaiplik Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Gaiplik davası görevli ve yetkili mahkeme tarafından karara bağlanır. Gaip olduğu düşünülen kişi için açılacak dava Sulh Hukuk Mahkemesi’nedir. Bu konuda görevli olan mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise gaip olduğu düşünülen kişinin son yerleşim yeri mahkemesidir. Kişinin nüfusa kaydının olmadığı durumlarda anne ya da babasının nüfusa kayıtlı olduğu yer mahkemesi yetkilidir. Kişinin anne veya babasının kaydı da yoksa bu durumda İzmir, Ankara veya İstanbul mahkemeleri yetkili olur.

Gaiplik Kararı ve Miras Hukuku İlişkisi

Gaiplik kararı ve Miras Hukuku ilişkisi Türk Medeni Kanunu’nda yer bulan bir konudur. Gaiplik kararı verilmesi Miras Hukuku’nu etkiler. Mahkeme tarafından verilecek olan gaiplik kararı neticesinde gaibin mirasçıları bazı yükümlülükleri kabul eder. Mirasçılar miras haklarını elde etmek için belirli bir süre geçerli olan güvenceyi göstermek zorundadır.

Mirasçıların yükümlülüğü; gaibin geri dönmesi durumunda miras mallarını gaibe iade etmektir. Mirasçıların göstereceği teminatla ilgili sürelerden de söz edilmesi gerekir. Hakkında gaiplik kararı verilmiş olan kişi ölüm tehlikesine bağlı olarak kaybolduğunda teminat süresi 5 yıldır. Kişiden uzun süredir haber alınamaması halinde süre 15 yıl olurken her halükârda gaibin 100 yaşına ulaşmasına dek geçecek süreye bakılır.

5 yıllık süre işletilirken başlangıç olarak tereke mallarının kesim tarihine bakılırken 15 yıllık süre için kişiden en son haber alınan tarihe göre hesaplama yapılır. Kanunda belirtilen ve güvenceyi ilgilendiren süreler dolduğunda teminat sorumluluğu da biter. Bununla birlikte bilinmesi gerekenlerden biri de mirasçıların ve miras malları üzerindeki hak sahiplerinin malları geri verme yükümlülüğü teminat sürelerine ilişkin süreler bitmiş olsa da sona ermemektedir.

Gaiplik Kararı ve Kararın Nüfusa Etkisi

Gaiplik kararı ve kararın nüfusa etkisi de hukuki açıdan birtakım sonuçlar doğurmaktadır. Gaiplik kararını Sulh Hukuk mahkemesi verebilir. Bu kararın verilebilmesi içinse kişinin kaybolmuş olması, uzun süredir kendinden haber alınamaması ve ölüm tehlikesi altında bulunuyor olması koşullarına bakılır. Kişi ile ilgili ölümüne yönelik kuvvetli bir ihtimalin olması durumunda ölüme bağlı olanlar gaiplik davası açabilir.

Gaiplik kararının alınmasından sonra kişinin cesedi ortaya çıkarsa bu durumda aile kütüğüne ölümün işlenmesi söz konusu olur. Hakkında gaiplik kararı verilmiş olan kişi için ölümün hukuki sonuçları da ortaya çıkar. Hakkında gaiplik kararı verilen kişinin evli olması durumunda eşinin mahkeme tarafından evliliğin feshine karar verilmediği sürece yeniden evlenmesi söz konusu olamaz. Gaip olan taraf erkek ise ve eşi de evliliğin feshini istememişse bu durumda eş koca hanesinde kayıtlı kalır.

Gaipliğe Bağlı Olarak Evlilik Feshi

Gaipliğe bağlı olarak evlilik feshi yapılabilir. Hakkında gaiplik kararı alınan kişinin eşi evliliğin feshini talep etmediği takdirde yeniden evlenememektedir. Bu durumda evlenmek isteyen eşin gaiplik kararı verildikten sonra evliliğin feshi yönünde talepte bulunması gerekir. Evliliğin feshi davası açılmadan önce gaip olduğu düşünülen kişi hakkında gaiplik kararının verilmiş olması gerekir. Dava açma sürecinde gaiplik kararının verilmesinin ardından hareket edilebileceği gibi gaiplikle ilgili mahkemeye başvuru aşamasında da evliliğin feshine yönelik talep oluşturulabilir.

Gaiplik Davası Açma Süresi

Gaiplik davası açma süresi söz konusu olduğunda kanunda belirtilen koşullara uyulması gerekir. Öncelikle gaipliği yönünde karar verilecek olan kişiyle ilgili bilgisi olanlar bilgi vermek üzere usule uygun şekilde yapılmış olan ilanla çağırılır. Gaiplik ilanının ardından en az 6 aylık sürede gaip olduğu düşünülen kişiyle ilgili bilgisi olanlar bilgi vermek üzere yetkili birimlere davet edilir.

Ayrıca mahkemenin de araştırma yapması gereklidir. Bu araştırma kolluk kuvvetleri, nüfus müdürlüğü ve diğer ilgili kurumlar üzerinden yapılır. Mahkemenin tanıdığı bu süre içerisinde gaip olduğu düşünülen kişinin ortaya çıkması durumunda ise gaiplik istemi düşmektedir. Mahkemece tanınan sürelerin geçmesi halinde gaiplik başvurusu her zaman yapılabilmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Gaiplik Davası Ne Demek?

Gaiplik davası; ölüm tehlikesi altında kaybolmuş olup bu halde en az bir yıl veya son haber tarihinden itibaren beş yıl geçen ilgilinin ölü kabul edilmesi amacıyla Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan özel hukuk davasıdır.

Gaiplik Kararı Ne Zaman İstenir?

Gaiplik kararı, ilgilinin ölüm tehlikesi altında kaybolması halinde ölüm tehlikesini takiben en az 1 yıl; uzun süredir haber alınamaması halinde ise son haber tarihinden itibaren en az 5 yıl geçmesiyle talep edilebilir.

Gaipliği Kim İsteyebilir?

Gaiplik talebi; yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar, belirli mal vasiyeti alacaklısı olanlar, hakkında gaiplik kararı verilmesi istenen kişinin eşi, vasiyeti yerine getirme görevlileri, gaip lehine eşyası üzerinde intifa hakkı kurulmuş kişiler ya da gaip lehine eşyası üzerinde oturma gibi sınırlı ayni hak kurulan kişilerce ileri sürülebilir.

Gaiplik Kararını Hangi Mahkeme Verir?

Gaiplik istemini incelemek ve karara bağlamakla görevli yargı organı Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise istemde bulunan kişi ya da ilgililerden herhangi birinin oturduğu yer mahkemesidir.

Gaiplik Davası Nasıl Açılır?

Gaiplik davası, gaiplik istemiyle hazırlanmış dilekçeyle birlikte görev – yetki sahibi mahkemeye başvurularak açılır.