Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma

İş Kanunu kapsamında işçi ve işvereni ilgilendiren çok sayıda konu açıklık kazanır. Bu kanunun 14. Maddesi uyarınca da evlenen kadın işçi evlilik tarihi başlangıç alınmak sureti ile bir yıllık süre içerisinde kendi iradesi doğrultusunda işten ayrılma hakkını kullanabilmektedir.

Bu durumda kadın işçinin evliliği işten ayrılma gerekçesi gösterme hakkı bulunur. İşçinin dilekçe sunmak sureti ile talebini beyan etmesi ve sözleşme feshine gitmesi gerekir. Evlilik tarihi resmi nikahın kıyıldığı tarih olacağından bu hususun dikkate alınması önem taşır. Bu hak yalnızca kadın işçileri ilgilendiren bir haktır. Evlilik sebebi ile işten ayrılan kadın işçi koşulları sağlamışsa kıdem tazminatı alma hakkını da kullanabilir.

Kadın işçinin evlilik sebebi ile iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı süresine uyması gerekmeyeceği gibi ihbar tazminatı yükümlüsü de olmayacaktır. Kıdem tazminatı almak isteyen kadın işçinin o işyerinde en az bir yıldır çalışıyor olması gerekir.

Erkek İşçi Evlilik Nedeni ile Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

Evlilik nedeni ile işten ayrılma hakkı kadın işçilere tanınan bir hak olup bu durumda kadın işçi bir yıldan fazla süredir aynı iş yerinde çalışıyorsa kıdem tazminatı alabilir. Erkek işçi evlilik sebebi ile işten ayrılma hakkına sahip değildir.

Bu sebeple de erkek işçinin kıdem tazminatı alması evliliğin gerçekleşmesi ile değil, kanunda ön görülen koşulların oluşması ile mümkündür.

Kadın İşçi Evlilik Sebebi ile İşveren Tarafından İşten Çıkarılırsa Kıdem Tazminatı

Kadın işçi işveren tarafından evlilik sebebi ile işten çıkarıldığında ağır hak ihlali söz konusu olacağından bu durum ispatlandığı takdirde kadın işçiye kıdem tazminatı hakkı doğar. Ayrıca işçi evlenmesi nedeni ile işten çıkarılmış ve bunu maddi delillerle ispatlamış ise ve işveren başka evli kişileri çalıştırmaya devam ediyorsa kadın işçiye ayrımcılık tazminatı ödemekle yükümlü de tutulabilir.

Evlilik Sebebi ile İşten Ayrılan Kadın İşçinin Kıdem Tazminatı Alma Koşulları

Kıdem tazminatı İş Kanunu kapsamında düzenlenen ve işçiye koşulları sağlaması durumunda ödenen bir tazminat türüdür. Kadın işçi evlilik sebebi ile işten ayrıldığında koşullar gerçekleşmiş ise kıdem tazminatı hakkını kullanabilir. Evlenme sebebi ile kıdem tazminatı koşulları aşağıdaki biçimde sıralanabilir:

  • İşçi ve işveren arasında yapılmış olan geçerli bir iş sözleşmesinin varlığı,
  • İşçinin işyerinde 1 yıl veya daha uzun süredir çalışıyor olması,
  • İş sözleşmesinin evliliğe bağlı olarak sonlandırılması,
  • İş sözleşmesinin kadın işçi tarafından sonlandırılması,
  • İş sözleşmesinin evlenme tarihi itibarı ile ve bir yıllık süre içinde kadın işçi tarafından sonlandırılması (Evlenme tarihi başlangıcı resmi nikah kıyıldığı gündür).

Kadın işçi iş sözleşmesini evlilik sebebi ile sonlandırdıktan sonra ve koşullar sağlanmış ise kıdem tazminatı alma hakkını kullanabilir. Kadın işçinin daha sonra başka bir yerde çalışmaya başlaması bu tazminatı alması yönünde bir engel teşkil etmemektedir.

Kadın işçi evlenmesine rağmen iş akdini sonlandırdıktan sonra kıdem tazminatı hakkı ödenmezse dava açma yoluna gidebilir. Kadın işçinin kıdem tazminatına ek olarak alamadığı işçilik haklarını da talep etme şansı bulunur.

Bu durumda dava açmayı planlayan kadın işçinin öncelikle arabuluculuk müessesesine başvurması zorunludur. Bu tür davalara getirilen zorunluluklardan biri de dava açılmadan önce arabuluculuk kurumundan yararlanılmasıdır. Buradaki amaç mahkemelerin iş yükünü azaltmanın yanı sıra süreci hızlandırmaktır.

Kadın işçi arabuluculuk kurumundan istenilen sonucu alamazsa dava açabilir. Bu durumda da İş Mahkemeleri dava açılacak mercidir. Görevli mahkeme İş Mahkemesi olurken yetkili mahkeme ise işçinin çalıştığı yer mahkemesidir. Bunun yanı sıra işverenin yerleşim yeri İş Mahkemeleri de yetkili mahkemeler arasındadır. Bu tür davalarda zamanaşımı süresi 5 yıldır.

Kıdem tazminatı hesaplaması yapılırken işçinin çalıştığı en son yerde aldığı 30 günlük brüt ücreti dikkate alınır. Bu miktar işçinin çalıştığı yıl sayısı ile çarpılarak hesaplama yapılmaktadır.

Evlilik sebebi ile işten ayrılan kadın işçinin işsizlik sözleşmesini kendi isteği doğrultusunda feshetmesi nedeni ile işsizlik sigortası alabilmesi mümkün olmaz. 4447 sayılı yasa uyarınca yapılan düzenlemeler bu konuya ilişkindir.

Evlilik Sebebi ile İşten Ayrılan Kadının Alacak Hakları

Evlilik sebebi ile işten ayrılan kadının kıdem tazminatı alma hakkı varsa bu hakkını kullanabileceği gibi diğer alacaklarını alma konusunda da İş Kanunu’ndan doğan alacak haklarını da kullanabilir.

Kadın işçi işverene işten ayrıldığını tebliğ ettiğinde ve tebligat ilgili kişiye ulaştıktan sonra geçerli olur. Bu durumda kadın işçi için geçerli olan bir ihbar süresinden söz edilemeyeceği için işçi işten ayrılmış olur. İhbar tazminatı hakkı talep edilemeyeceği gibi varsa fazla mesai alacağı gibi ücret alacakları kadın işçi açısından talep edilebilecek haklar arasında yer alır.

Evlilik nedeniyle iş akdinin sona ermesini konu alan 02.11.2015 tarihli Yargıtay Kararı şu şekildedir:

Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. 

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 

Y A R G I T A Y K A R A R I 

A) Davacı İsteminin Özeti: 

Davacı, 01.06.1999 tarihinden iş akdinin evlilik suretiyle sona erdirildiği 30.04.2004 tarihine kadar davalı şirket bünyesinde aralıksız fasılasız işletme operasyon elemanı sıfatıyla çalıştığını, 17.08.2003 tarihinde evlendiğini ve evliliğe istinaden iş akdini 30.04.2004 tarihinde sona erdirdiğini, adına tahakkuk eden kıdem tazminatının davalı işverenlikçe ödenmediğini iddia ederek; kıdem tazminatının fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacının evlilik gerekçesiyle işten ayrılmadığını, bu husustaki iradesini ve evlilik cüzdanını şirkete sunmadığını ve kıdem tazminatı talep etmediğini, dolayısıyla kıdem tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının 01/06/1999-30/04/2004 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığı, 17/08/2003 tarihinde evlendiği, evlilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirmek isteyen kadın işçinin evlilik tarihini takip eden 1 yıl içinde işverenliğe dilekçe ve ekinde evlenme cüzdan fotokopisini içerecek şekilde müracaat ederek kıdem tazminatı talep etmesi gerekirken 19/04/2004 tarihli istifa dilekçesinde ihbar süresi tanıyarak iş akdini sonlandırdığı, evlilik nedeniyle istifa ettiğini belirtmediği kaldı ki evlilik nedeniyle işten ayrılan kadının ihbar sürelerini de beklemek zorunda olmadığı, istifa dilekçesinde eşiyle aynı işyerinde bütün günü birlikte geçirmenin zorluğunu belirttiği, bu husususun bizatihi yasanın tanımış olduğu evlenme nedeniyle ayrılmayı değil aynı ortamda birlikte zaman geçirmenin verdiği sıkıntıdan kaynaklandığının ileri sürüldüğü, davacının istifa dilekçesini 19/04/2004 tarihinde sunarak 30/04/2004 tarihinde ayrılacağını beyan ettiği, buna göre talebin sabit görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 

D) Temyiz:

Kararı davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir. 

E) Gerekçe: 

4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında, bayan işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde evlilik sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanabilecek şekilde feshedebileceği hükme bağlanmıştır. Kadın işçinin evlilik sebebiyle fesih hakkı, evlilik tarihinden itibaren başlar. Bu hak, sadece bayan eşe tanınmış olup, resmi evlilik işleminin tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Kadın işçinin yasanın tanıdığı fesih hakkını kullanması halinde, kıdem tazminatı talep hakkı doğar. Feshin işverence kabul edilmesi gerekmez. Aynı zamanda işçinin işverene ihbar öneli tanıması zorunluluğu da bulunmamaktadır. 

Kıdem tazminatı işçinin işyerindeki yıpranmasının, geçmiş hizmetlerinin karşılığıdır ve bir menfaat olduğu da açıktır. Kıdem tazminatının gerçekleşme koşulları ve miktarı doğrudan kanunla belirlenmiştir. Bu menfaat hukuk düzeni tarafından korumaya alınmıştır. Hakkın kötüye kullanıldığı savunulmadığı sürece menfaat teorisi gereği işçi bundan yararlandırılmalıdır. 

Davacının dosyada bulunan nüfus kaydına göre 17.08.2003 tarihinde evlendiği, 19.04.2004 tarihinde davalı işverene hitaben yazdığı dilekçesinde; evlilik nedeniyle çalışmak istemediğini belirtir yönde ifadeler kullanarak 30.04.2004 tarihi itibariyle ayrılmak istediğini açıkladığı anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar bu dilekçenin evlilik nedeniyle işten ayrılma iradesini taşımadığı gerekçesi ile kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de; davacının ihbar öneli tanımaksızın fesih imkanına sahip olduğu bu halde 30.04.2004 tarihinden yaklaşık 10 gün öncesi dilekçesini işverene sunması işten istifa etmek sureti ile ayrıldığı şeklinde yorumlanamaz. Davacının evlenme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde davalı işverene evlilik nedeniyle ayrılmayı ifade eder dilekçesi sunması, davacının evlenme nedenine dayalı fesih hakkını kullanması olarak kabul edilmiştir. Fesih işlemi yasanın aradığı bir yıllık süre içinde kullanılmıştır. Yasa gereği kıdem tazminatına hak kazanmıştır. Mahkemece kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.

F) Sonuç: 

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İş Mahkemesi Başvuru

İş Hukuku uyuşmazlıklarında İş Mahkemesi başvuru mercii olur. Alacak ve tazminat davalarının konusu İş Hukuku’nu ilgilendirdiği takdirde İş Mahkemesi’ne dava açılması gerekir. Bu mahkemeler özel mahkeme niteliğine sahiptir ve ilk derece mahkemesi olarak görev yapar.

İşçi ve işveren arasında vuku bulan uyuşmazlıklarda İş Mahkemeleri kanalı ile sorunun çözümüne gidilir. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu’nun taraf olduğu uyuşmazlıklar için de bu mahkemelere başvurulur.

İş Mahkemesi Görevleri

İş Mahkemesi 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca çeşitli görevleri yerine getirmektedir. Bu kapsamda işçi ve işveren uyuşmazlıklarında İş Mahkemelerine başvurulur. İş ilişkisinden kaynaklanması gereken bu uyuşmazlıklar sözleşmeden ya da kanundan doğabilir.

İşçinin kıdem tazminatı alacakları, ihbar tazminatı alacağı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminat davaları için İş Mahkemesi’ne başvurması gerekir. İşçiye ait ücret alacakları da bu mahkemelerde görülür.

Yıllık ücretli izin alacakları, fazla mesai alacağı gibi ücret alacağını ilgilendiren davalarda İş Mahkemesi’ne başvurulur.

İş kazasının sebep olduğu maluliyet durumu, ölüm, iş göremezlik halleri karşısında açılan tazminat davaları için İş Mahkemesi’ne müracaat edilir.

İşe iade davalarının yanı sıra iş hukukundan kaynaklanan tespit davaları da İş Mahkemeleri kanalı ile görülmektedir. 

SGK ve Türkiye İş Kurumu’nun taraf olduğu sosyal güvenlik mevzuatları ve iş mevzuatları uyarınca oluşan uyuşmazlıklarda da İş Mahkemelerine başvurulur.

İş Mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanmaktadır. Bu mahkemelere dava açılacağı zaman bazı uyuşmazlıklar için arabuluculuk müessesesinden yararlanılması kanun gereği zorunlu tutulmaktadır. Bu davalar aşağıdaki gibidir:

  • Kötü niyet, ihbar ve kıdem tazminatı,
  • Ücret alacağını ilgilendiren davalar,
  • İşe iade davaları,
  • İşçi ve işveren arasındaki hakaret fiiline dayalı tazminat davaları.

Arabuluculuk müessesesi özel hukuk uyuşmazlıklarında uyuşmazlığa taraf olanların dava öncesinde ya da dava sırasında başvurdukları anlaşma kurumudur. Zorunlu arabuluculuk bazı davalar için dava açabilme şartı olarak düzenlenir.

Son olarak, iş mahkemelerinde incelenen ve karara bağlanan uyuşmazlıklarda hak kaybı yaşamak adına iş avukatından yardım almanın önemini vurgulamakta fayda var.

Sıkça Sorulan Sorular

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma Nasıl Olur?

Evlilik nedeniyle işten ayrılmak isteyen kadın işçi resmi nikah tarihi başlangıç olmak kaydı ile bir yıllık süre içinde bu işlemi gerçekleştirilebilir. İşverene bildirim gönderilmek sureti ile bu talep iletilerek kadın işçi kanunda kendisine tanınan bu haktan yararlanabilir.

Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılan Kadın İşçi Başka Bir İşte Çalışabilir mi?

Kadın işçi evlilik nedeniyle işten ayrıldığı takdirde başka bir işte yeniden çalışmaya başlayabilir. İşten ayrılan kadın işçinin kıdem tazminatı almaya hakkı varsa bu hakkını da ayrıldığı iş yerinden talep etme hakkı bulunmaktadır.

Evlilik Sebebi ile İşten Ayrılmada Kıdem Tazminatını Kim Öder?

İşçi işverenle yaptığı iş akdi uyarınca koşullar sağlanmışsa ve evlilik birliği kurulması sebebi ile işten ayrılmak istediğinde kıdem tazminatı alabilir. Bu tazminatı işçinin en az bir yıldır çalışıyor olması koşulu ile işveren öder.